Reuters ve Ipsos tarafından yapılan son kamuoyu yoklaması, ABD Başkanı Donald Trump'ın onay oranının yüzde 36'ya yükseldiğini ortaya koydu. Anket, Amerikalıların yaşam maliyeti konusundaki endişelerinin bir miktar azaldığını gösteriyor. Katılımcıların yüzde 24'ü Trump'ın ekonomik yönetimini onayladığını belirtirken, bu oran bir hafta önce yüzde 22 seviyesindeydi. Anket, 21-23 Eylül tarihleri arasında 1.002 yetişkinle gerçekleştirildi ve hata payı artı/eksi 3,5 puan olarak hesaplandı.
Gelişmenin arka planı
Trump'ın onay oranındaki bu artış, özellikle benzin fiyatlarındaki düşüş ve gıda enflasyonundaki yavaşlama ile ilişkilendiriliyor. Amerikan Enerji Bilgi İdaresi verilerine göre, ulusal ortalama benzin fiyatı galon başına 3,10 dolara gerileyerek son iki ayın en düşük seviyesine indi. Ayrıca, Tarım Bakanlığı verileri, temel gıda ürünlerindeki fiyat artışının yüzde 2,5'e düştüğünü gösteriyor. Ancak uzmanlar, bu iyileşmenin kalıcı olup olmadığını sorguluyor. Goldman Sachs analistleri, enerji fiyatlarındaki volatilitenin devam ettiğini ve jeopolitik risklerin fiyatları yeniden yukarı çekebileceğini belirtiyor. Öte yandan, Trump yönetiminin uyguladığı tarifeler ve ticaret politikaları, bazı sektörlerde maliyet baskısını artırmaya devam ediyor. Çin'den ithal edilen mallara getirilen yüzde 25'lik gümrük vergisi, elektronik ve giyim gibi sektörlerde fiyatları yükseltirken, Beyaz Saray bu politikaların uzun vadede Amerikan üretimini canlandıracağını savunuyor.
Bölgesel veya küresel boyut
ABD ekonomisindeki bu gelişmeler, küresel piyasalar ve diğer ülkelerin ekonomi politikaları üzerinde de etkili oluyor. Trump yönetiminin enflasyonla mücadele stratejisi, doların güçlenmesine ve gelişmekte olan ülkelerden sermaye çıkışına yol açabiliyor. Uluslararası Para Fonu (IMF) verilerine göre, dolar endeksi son bir ayda yüzde 2,5 değer kazanırken, bu durum Türkiye gibi gelişmekte olan ülkelerin para birimleri üzerinde baskı oluşturuyor. Ayrıca, ABD Merkez Bankası'nın (Fed) faiz politikalarına dair belirsizlikler, küresel yatırımcıların risk iştahını etkiliyor. Anket sonuçları, Trump'ın popülaritesindeki artışın 2024 başkanlık seçimlerine yönelik sinyaller taşıdığı yorumlarına neden oluyor. Siyasi analistlere göre, ekonomik iyileşme Trump'ın yeniden seçilme şansını artırabilir, ancak bu durum uluslararası ticaretin daha da politize olmasına yol açabilir.
Türkiye Açısından Değerlendirme
ABD'deki bu gelişme, Türkiye ekonomisi üzerinde dolaylı etkiler yaratıyor. Trump yönetiminin enflasyonu düşürme çabaları ve doların güçlenmesi, Türk Lirası'nın değer kaybını hızlandırabilir ve ithalat maliyetlerini artırabilir. Ayrıca, ABD'nin faiz politikalarındaki olası bir değişiklik, Türkiye'ye yönelik sermaye akışlarını etkileyebilir. Türkiye'nin ihracat pazarları açısından, ABD ekonomisindeki toparlanma kısa vadede talep artışı sağlayabilir. Ancak korumacı ticaret politikaları, özellikle çelik ve otomotiv sektörlerinde Türk ihracatçıları olumsuz etkileyebilir. Türkiye'nin bu dönemde döviz rezervlerini güçlendirmesi ve alternatif ticaret ortaklıkları geliştirmesi stratejik önem taşıyor.