ABD Başkanı Donald Trump'ın görev onay oranı, ara seçimlere sayılı günler kala %20'li seviyelere geriledi. Cumhuriyetçi Parti (GOP) içindeki MAGA (Make America Great Again) tabanının rekor düzeyde desteğini çektiği ve partinin seçim stratejisini yeniden gözden geçirmeye başladığı bildiriliyor. Anketler, Başkan Trump'ın özellikle bağımsız seçmen ve ılımlı Cumhuriyetçiler nezdinde ciddi erime yaşadığını gösteriyor.
Onay Oranındaki Düşüşün Arka Planı
Son haftalarda yayınlanan çok sayıda kamuoyu araştırması, Trump'ın genel onay oranının %20'li rakamlara indiğini ortaya koyuyor. Bu, görev süresi boyunca görülen en düşük seviyelerden biri. Düşüşün yalnızca Demokrat seçmenle sınırlı kalmadığı, aynı zamanda Cumhuriyetçi Parti'nin çekirdek tabanında da ciddi bir aşınma olduğu vurgulanıyor. Özellikle genç seçmenler, kadınlar ve banliyölerde yaşayan orta sınıf seçmenler arasında desteğin hızla eridiği belirtiliyor.
MAGA hareketinin kurucu kitlesi olarak bilinen beyaz, kırsal ve düşük eğitimli seçmen grubunda bile Trump'a olan bağlılığın azaldığına dair işaretler var. Ekonomik vaatlerin yerine getirilememesi, artan enflasyon ve yaşam maliyeti, seçmen nezdinde hayal kırıklığı yaratmış durumda. Ayrıca, Başkan'ın yargı süreçleri, kongre soruşturmaları ve sürekli değişen politik söylemleri, seçmenin kafasında istikrarsızlık algısı oluşturuyor.
Cumhuriyetçi Parti yönetimi, ara seçimlere kısa süre kala Trump'ın kampanya mitinglerine olan ilginin azalmasından endişe duyuyor. Bazı GOP adayları, Trump'ın desteğini istemek yerine kendi yerel kampanyalarına odaklanmayı tercih ediyor. Parti içinde "Trump'sız bir gelecek" tartışmaları yeniden alevlenmiş durumda. Özellikle Senato ve Temsilciler Meclisi'ndeki bazı isimler, seçmen nezdinde Trump'ın yarattığı negatif etkiyi dengelemek için daha bağımsız bir çizgi izlemeye başladı.
Bölgesel ve Küresel Boyut
ABD'deki bu siyasi dalgalanma, küresel jeopolitik denklemi de doğrudan etkiliyor. Trump'ın zayıflayan konumu, müttefikler ve rakipler nezdinde ABD'nin önümüzdeki dönemde izleyeceği dış politika konusunda belirsizlik yaratıyor. Avrupa başkentleri, NATO'nun geleceği ve Ukrayna'ya verilen destek konusunda Washington'dan gelecek sinyalleri dikkatle izliyor. Asya-Pasifik'te ise Çin, ABD'nin iç siyasetindeki istikrarsızlığı kendi lehine kullanabileceği alanlar arıyor.
Ara seçimlerde Cumhuriyetçi Parti'nin olası bir yenilgisi, Biden yönetiminin dış politikada daha rahat hareket etmesine olanak tanıyabilir. Ancak Trump'ın hala Cumhuriyetçi tabanın önemli bir bölümünü elinde tuttuğu ve parti içi muhalefeti bastırabileceği de unutulmamalı. Bu nedenle, anketlerdeki düşüşe rağmen Trump'ın siyasi kariyerinin tamamen sona erdiğini söylemek için erken.
Uluslararası kamuoyu, ABD demokrasisinin geleceği ve 2024 başkanlık seçimlerine giden süreçte Cumhuriyetçi Parti'nin nasıl bir yol izleyeceğini merakla takip ediyor. Trump'ın onay oranlarındaki erime, sadece bir kişinin değil, aynı zamanda bir siyasi hareketin de sorgulanmasına yol açıyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Trump'ın iç siyasette zayıflaması, Türkiye-ABD ilişkileri açısından karmaşık bir tablo ortaya çıkarıyor. Trump döneminde iki ülke arasında yaşanan dalgalı seyir, özellikle F-35 krizi, S-400 anlaşmazlığı ve YPG/PKK konusundaki görüş ayrılıklarıyla hafızalarda. Trump'ın kolayca yön değiştirebilen tutumu, Ankara için zaman zaman fırsat kapıları aralasa da güvenilmez bir ortak algısı yaratmıştı. Şimdi Trump'ın zayıflaması, Türkiye'nin ABD ile ilişkilerinde daha öngörülebilir bir dönemin habercisi olabilir. Ancak Kongre'nin Türkiye karşıtı tutumu ve olası bir Biden yönetiminin devamı, Ankara'nın elini zorlaştırabilir. Türkiye, ABD iç siyasetindeki bu belirsizlik döneminde dış politikasını çeşitlendirmeye devam edecek gibi görünüyor.