ABD Başkanı Donald Trump, Pazartesi günü imzaladığı başkanlık kararnamesiyle okullarda aşı zorunluluğunun yeniden gözden geçirilmesini ve kızamık, kabakulak, kızamıkçık (MMR) karma aşısının üç ayrı aşıya bölünmesini talep etti. Bu adım, bilimsel çalışmaların aşının güvenli ve etkili olduğunu kanıtlamasına rağmen, ülkenin son yılların en kötü kızamık salgınıyla boğuştuğu bir dönemde geldi. Kararname, Sağlık ve İnsan Hizmetleri Bakanlığı ile Eğitim Bakanlığı'na yönelik olup, aşı politikalarının gözden geçirilmesi ve ebeveynlere aşı seçenekleri konusunda daha fazla bilgi sunulması talimatını içeriyor.
Kararnamenin Ayrıntıları ve Bilimsel Tartışmalar
Başkanlık kararnamesi, MMR aşısının ayrıştırılmasını öngörüyor. Bu, çocukların kızamık, kabakulak ve kızamıkçık aşılarını tek bir enjeksiyon yerine ayrı ayrı olmalarını sağlayacak bir düzenleme anlamına geliyor. Ancak tıp otoriteleri, ayrı aşıların koruyuculuğunun düşük olabileceğini ve üç ayrı enjeksiyonun çocuklar için daha fazla acı ve maliyet getireceğini belirtiyor. Amerikan Pediatri Akademisi, bu tür bir uygulamanın bilimsel temeli olmadığını ve toplum bağışıklığını zayıflatabileceğini vurguladı. Hastalık Kontrol ve Önleme Merkezleri (CDC) ise MMR aşısının güvenli olduğunu ve ciddi yan etkilerin çok nadir görüldüğünü açıkladı.
Trump yönetimi ise kararnameyi "aşı politikalarında şeffaflık ve ebeveyn haklarını genişletme" olarak savunuyor. Beyaz Saray'dan yapılan açıklamada, "Hiçbir ebeveyn, çocuğuna hangi aşıyı yaptıracağı konusunda bilgiye erişimden yoksun olmamalı" denildi. Ancak eleştirmenler, bu adımın aşı karşıtı hareketi güçlendireceğini ve halk sağlığını tehdit edeceğini savunuyor. Özellikle Teksas ve New Mexico'da devam eden kızamık salgınında şu ana kadar yüzlerce vaka görüldü ve iki çocuk hayatını kaybetti. Salgının büyük kısmı, aşı oranlarının düşük olduğu topluluklarda yoğunlaşıyor.
ABD'de Aşı Tartışmalarının Tarihsel Bağlamı
ABD'de aşı karşıtlığı uzun süredir var olan bir akım olmakla birlikte, son yıllarda sosyal medyanın etkisiyle ivme kazandı. Özellikle 1998'de yayımlanan ve daha sonra geri çekilen bir makale, MMR aşısı ile otizm arasında hatalı bir ilişki kurmuş ve bu yanlış inanış hâlâ bazı çevrelerde yaygın. Bilimsel çalışmalar bu iddiayı defalarca çürütse de, aşı karşıtı gruplar etkili olmaya devam ediyor. Trump'ın kararnamesi, bu tartışmaları yeniden alevlendirdi ve salgınlarla mücadeleyi zorlaştırabilir.
Uzmanlar, aşı zorunluluklarının gevşetilmesinin okullarda salgın riskini artıracağını belirtiyor. Johns Hopkins Üniversitesi'nden Dr. Amesh Adalja, "Aşı zorunlulukları, toplum bağışıklığının temel taşlarından biridir. Bunların kaldırılması veya sulandırılması, önlenebilir hastalıkların yeniden hortlamasına yol açar" dedi. Kararname ayrıca, federal fonların aşı zorunluluğu olmayan okullara kaydırılması gibi yaptırım mekanizmalarını da gözden geçirecek. Bu durum, aşı oranlarının zaten düşük olduğu eyaletlerde daha fazla düşüşe neden olabilir.
Türkiye Açısından Değerlendirme
ABD'deki aşı politikalarındaki bu değişiklik, küresel sağlık güvenliği açısından yakından izlenmelidir. Türkiye, Sağlık Bakanlığı'nın yürüttüğü aşı programlarıyla yüksek bağışıklama oranlarına sahip olsa da, aşı karşıtı hareketlerin sosyal medya üzerinden küresel ölçekte yayıldığı biliniyor. Bu tür politik kararların, Türkiye'de de aşı tereddütünü artırma riski bulunuyor. Türk halk sağlığı yetkililerinin, bu gelişmeleri yakından takip ederek aşı programlarının güçlendirilmesi ve toplumda aşıya olan güvenin korunması için etkili iletişim stratejileri geliştirmesi önem taşıyor. Ayrıca, Türkiye'nin kızamık gibi bulaşıcı hastalıklarla mücadelede uluslararası iş birliğini sürdürmesi gerektiği, bu olayla bir kez daha gözler önüne serildi.