ABD Başkanı Donald Trump, çocukluk çağı aşı takvimini kökten değiştirmeyi öngören bir başkanlık kararnamesi imzaladı. Kararname, Trump'ın uzun süredir savunduğu ancak bilimsel çevrelerce reddedilen bir teoriye dayanıyor: aşıların tek tek, farklı doktor ziyaretlerine yayılması. Bu düzenleme, kızamık, kabakulak ve kızamıkçık (KKK) aşısının bölünmesini de kapsıyor. Ancak Amerikan Pediatri Akademisi (AAP), Amerikan Tabipler Birliği (AMA) ve ABD Hastalık Kontrol ve Önleme Merkezleri (CDC) gibi kurumlar, bu uygulamanın çocukları hastalıklara karşı daha uzun süre korumasız bırakacağını ve salgın riskini artıracağını belirterek karara sert tepki gösterdi.
Kararnamenin İçeriği ve Tıp Dünyasının Tepkisi
Beyaz Saray'dan yapılan açıklamaya göre kararname, federal sağlık kurumlarına yeni bir aşı takvimi oluşturma talimatı veriyor. Bu takvim, mevcut birleşik aşıların ayrıştırılmasını ve her bir aşının ayrı bir ziyarette uygulanmasını öngörüyor. Trump yönetimi, bu sayede aşı yan etkilerinin azaltılacağını iddia ediyor. Ancak uzmanlar, bu görüşün bilimsel bir temeli olmadığını, aksine aşıların birlikte uygulanmasının yıllardır güvenli ve etkili olduğunu vurguluyor. CDC verilerine göre 2024 yılında ABD'de 32 binden fazla kızamık vakası görüldü; uzmanlar bu artışın kapsama oranlarındaki düşüşten kaynaklandığını belirtiyor. Kararname, federal sağlık sigortası programları ve okul aşı zorunlulukları gibi konularda da yeni düzenlemeler yapılacağını öngörüyor.
Küresel Sağlık Politikalarına Yansıması
Bu hamle, ABD'nin aşı politikalarında önemli bir sapma olarak değerlendiriliyor. Dünya Sağlık Örgütü (WHO), aşıların bölünmesinin lojistik sorunlara yol açacağını ve özellikle gelişmekte olan ülkelerde aşılama oranlarını daha da düşürebileceğini belirtiyor. Uzmanlar, ABD'nin bu kararının küresel aşı güvenine zarar verebileceğini ve aşı karşıtlığı hareketlerini güçlendirebileceğini ifade ediyor. Öte yandan, bazı Cumhuriyetçi eyaletler kararnameyi desteklerken, Demokrat eyaletlerin uygulamaya karşı hukuki itiraz hazırlığında olduğu konuşuluyor. Bu durum, sağlık politikalarının federal düzeyde merkezileşmesi ile eyaletlerin özerkliği arasındaki gerilimi yeniden gündeme taşıyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
ABD'nin aşı politikalarındaki bu değişiklik, Türkiye gibi gelişmekte olan ülkeler için önemli bir örnek teşkil ediyor. ABD'nin sağlık kurumları üzerindeki etkisi düşünüldüğünde, küresel aşı tedarik zincirinde aksamalar ve aşı güvenine yönelik olumsuz algı yayılması riski bulunuyor. Türkiye, kendi aşı üretim kapasitesini artırma çabalarını sürdürürken, bu tür tartışmaların ülkedeki aşı karşıtlığı hareketlerini beslememesi için Sağlık Bakanlığı'nın bilimsel iletişime ağırlık vermesi önem taşıyor. Ayrıca, Türkiye'nin Dünya Sağlık Örgütü ile işbirliği içinde küresel aşılama programlarının savunuculuğunu yapması, olası salgın risklerine karşı stratejik bir öncelik olarak öne çıkıyor.