ABD Başkanı Donald Trump, Çarşamba günü Kuzey Dakota’da Teddy Roosevelt Başkanlık Kütüphanesi’ni ziyareti sırasında yaptığı konuşmada, kendisi ve oğulları hakkında beklenmedik ve uygunsuz bir ifade kullanarak gündem yarattı. Trump, “Biz üçlü bir beraberlik yaşayacağız” (We’ll have a threesome) sözleriyle hem salondakileri hem de izleyicileri şaşırttı. Başkan, söylediği cümlenin cinsel içerimini fark etmemiş gibi görünse de, kısa sürede sosyal medyada alay konusu oldu.
Gelişmenin arka planı
Trump, oğulları Donald Trump Jr. ve Eric Trump’tan bahsederken, onların askeri okullarda eğitim aldığını ve kendisinin de askeri liselere destek verdiğini anlatmaya çalışıyordu. “Onlar askeri okula gittiler. Ben de askeri okula gittim. Aslında, biz üçlü bir beraberlik yaşayacağız” diyen Trump, aslında “birlikte anılacağız” veya “aynı kulüpte olacağız” gibi bir anlam kastetmiş olabilir. Ancak “threesome” kelimesinin yaygın kullanımı “üç kişilik cinsel birliktelik” olduğu için sözler büyük yankı uyandırdı. Olay, Başkan’ın sık sık dil sürçmeleri ya da kasıtlı provokasyonlarla gündeme geldiği bir dönemde yaşandı. Trump’ın konuşma metninde “three of us” (üçümüz) demek istediği, ancak ağzından “threesome” çıktığı iddia ediliyor.
Beyaz Saray sözcüsü olayla ilgili henüz bir açıklama yapmazken, muhalif medya ve sosyal medya kullanıcıları bu ifadeyi tiye aldı. Bazı yorumcular, Trump’ın bu tür sözlerle dikkat dağıtmaya çalıştığını veya kendisine yönelik eleştirileri geçiştirdiğini savundu. Ancak konuşmanın ana bağlamı, ABD’de askeri okulların önemi ve Başkan’ın eğitim politikalarıydı. Trump, konuşmasında Teddy Roosevelt’in mirasına vurgu yaparak, kendi döneminde askeri harcamaları artırdığını ve gazilere destek verdiğini söyledi.
Bölgesel veya küresel boyut
Bu tür sözlü gaflar, Trump’ın başkanlığı boyunca sık sık karşılaşılan bir durum. Ancak bu kez kullanılan ifadenin cinsel çağrışımı, özellikle muhafazakar ABD seçmeninde olumsuz etki yaratabilir. ABD’de başkanlık seçimleri yaklaşırken, Trump’ın bu tür çıkışları, rakibi Kamala Harris’in kampanyası tarafından kullanılabilir. Öte yandan, Trump destekçileri bu olayı “medyanın abarttığı bir dil sürçmesi” olarak görüyor. Küresel ölçekte ise, ABD Başkanı’nın bu tür sözleri ülkenin uluslararası itibarını zedeleyebilir. Özellikle diplomatik protokole önem veren ülkeler nezdinde Trump’ın “ciddiyetsiz” algısı pekişebilir. Ancak bu olayın doğrudan bir dış politika yansıması olması beklenmiyor; daha çok iç siyasette bir tartışma konusu olarak kalacak.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Trump’ın bu sözleri Türkiye-ABD ilişkilerini doğrudan etkileyecek bir gelişme değil. Ancak ABD’deki siyasi istikrarsızlık ve başkanın provokatif çıkışları, iki ülke arasındaki diplomatik diyaloğu dolaylı olarak etkileyebilir. Özellikle Türkiye’nin F-16 alımı, Suriye politikası ve Doğu Akdeniz’deki enerji arayışları gibi konularda ABD ile yürütülen müzakerelerde, Washington’un iç siyasetindeki gerginlikler karar alma süreçlerini yavaşlatabilir. Ayrıca Trump’ın öngörülemez üslubu, Türk diplomatların muhatap bulmasını zorlaştırabilir. Bu olay, ABD’nin iç siyasetindeki kutuplaşmanın ne denli derin olduğunu bir kez daha göstermiştir.