ABD Başkanı Donald Trump, cuma günü Nobel Barış Ödülü'nü alamamasının ardından Norveç ve Nobel Komitesi'ne yönelik sert eleştirilerini yineledi. Trump, kararı 'utanç verici ve küçük düşürücü' olarak nitelendirerek, bu kararın Nobel Komitesi'ne ev sahipliği yapan Norveç'e leke sürdüğünü savundu. Trump'ın açıklamaları, komitenin bu yılki ödülü açıklamasından saatler sonra geldi.
Trump'ın açıklamalarının arka planı
Trump, başkanlığı döneminde birçok kez Nobel Barış Ödülü'ne layık görülmesi gerektiğini dile getirmişti. Özellikle Kuzey Kore ile yürüttüğü diplomasi, Orta Doğu'daki arabuluculuk çabaları ve Sırbistan-Kosova ekonomik normalleşme anlaşması gibi girişimlerin kendisini ödüle yaklaştırdığını düşünüyordu. Ancak Nobel Komitesi, bu yılki ödülü başka bir isme verdi. Trump, sosyal medya platformu Truth Social üzerinden yaptığı paylaşımda, "Nobel Komitesi tamamen siyasi bir karar aldı. Ben dünya barışına katkı sağladım ama görmezden gelindim. Norveç için bu büyük bir utançtır" ifadelerini kullandı.
Beyaz Saray'dan yapılan açıklamada ise Trump'ın dünya barışına yaptığı katkıların altı çizildi ve kararın hayal kırıklığı yarattığı belirtildi. Trump, ayrıca Norveç'in NATO içindeki rolüne de değinerek, ülkenin ittifak yükümlülüklerini yerine getirmediğini savundu. Bu sözler, NATO müttefikleri arasında gerginliğe yol açabilir.
Nobel Komitesi ise geleneksel olarak ödül kararlarının arkasında siyasi bir motivasyon olmadığını savunuyor. Komite sözcüsü, yaptığı yazılı açıklamada, "Ödüller, Alfred Nobel'in vasiyeti doğrultusunda, bağımsız bir komite tarafından, adayların barışa katkıları değerlendirilerek verilir. Hiçbir ülke veya lider hedef alınmaz" dedi.
Bölgesel ve küresel yansımalar
Trump'ın açıklamaları, ABD'nin müttefikleriyle ilişkilerinde yeni bir gerilim hattı oluşturabilir. Norveç, NATO'nun kuzey kanadında stratejik bir müttefik ve Rusya'ya karşı savunma hattının önemli bir parçası. Trump'ın Norveç'e yönelik eleştirileri, ittifak içindeki dayanışmayı zayıflatabilir. Ayrıca, Trump'ın Nobel Komitesi'ni hedef alması, uluslararası kurumlara yönelik şüpheci tutumunun bir devamı olarak görülüyor.
Öte yandan, Nobel Barış Ödülü'nün bu yılki sahibi henüz açıklanmadı. Ancak ödülün, iklim aktivisti Greta Thunberg veya Dünya Gıda Programı gibi isimlere verilebileceği yönünde spekülasyonlar var. Trump'ın tepkisi, ödülün açıklanmasının ardından daha da geniş yankı bulabilir.
Uzmanlar, Trump'ın bu tür açıklamalarının iç politikada tabanını konsolide etmeye yönelik olduğunu belirtiyor. 2024 başkanlık seçimlerine hazırlanan Trump, dış politika başarılarını sık sık vurguluyor ve Nobel gibi uluslararası ödüllerin kendisine verilmemesini 'sistemin kendisine karşı komplosu' olarak sunuyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Trump'ın Nobel Barış Ödülü konusundaki tepkisi, doğrudan Türkiye'yi ilgilendirmese de, ABD'nin müttefikleriyle ilişkilerindeki dalgalanmalar Türk dış politikası için önemli. Norveç, NATO üyesi ve Türkiye'nin de müttefiki. Trump'ın Norveç'e yönelik eleştirileri, ittifak içi dayanışmayı zayıflatabilir ve bu da Türkiye'nin NATO içindeki konumunu etkileyebilir. Ayrıca, ABD'nin uluslararası kurumlara yönelik tutumu, Türkiye'nin de zaman zaman eleştirdiği küresel yönetişim mekanizmalarının geleceği açısından dersler içeriyor. Türkiye, benzer şekilde uluslararası ödül ve kurumların siyasi tarafsızlığını sorgulayabilir.