ABD Başkanı Donald Trump, Perşembe günü İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu ile yaptığı telefon görüşmesinde, İsrail ordusunun Suriye ve Lübnan'daki varlığını sonlandırmasını talep etti. Axios haber sitesinin Salı günü yayımladığı ve ABD ile İsrailli yetkililere dayandırdığı habere göre Trump, Netanyahu'ya İsrail askerlerinin bu iki ülkedeki konuşlanmasının sürdürülemez olduğunu ve bölgesel gerilimi artırdığını söyledi. Görüşmenin detaylarına ilişkin henüz resmi bir açıklama yapılmazken, söz konusu talep, İsrail'in kuzey sınırlarındaki askeri varlığına yönelik en üst düzey ABD müdahalesi olarak kayıtlara geçti.
Gelişmenin arka planı
İsrail, 7 Ekim 2023'teki Hamas saldırısının ardından Gazze'ye yönelik kapsamlı askeri harekâtını sürdürürken, Lübnan sınırında Hizbullah ile çatışmalar yoğunlaşmış, ayrıca Suriye'de İran destekli milis gruplara yönelik hava saldırıları da artmıştı. Son aylarda İsrail ordusunun Suriye'nin güneyinde, özellikle Golan Tepeleri'nin tampon bölgesinde konuşlandığı ve Lübnan'da sınır ötesi operasyonlar düzenlediği biliniyor. Trump'ın bu çıkışı, eski başkanın ikinci döneminde Ortadoğu'da askeri angajmanları azaltma eğilimini yansıtıyor. Netenyahu ise iç politikada aşırı sağ koalisyon ortaklarının baskısıyla karşı karşıya ve güvenlik kaygılarını gerekçe göstererek askeri varlığın meşruiyetini savunuyor. ABD'li yetkililer, Trump'ın talebinin bağlayıcı olmadığını ancak iki ülke arasındaki stratejik yakınlaşmanın yeniden sorgulanmasına yol açabileceğini belirtiyor.
Bölgesel ve küresel boyut
Trump'ın bu hamlesi, İsrail ile komşuları arasındaki hassas dengeyi etkileyebilir. Suriye Devlet Başkanı Beşar Esad'ın yeniden meşruiyet kazanma çabaları ve Türkiye'nin kuzey Suriye'deki operasyonları göz önüne alındığında, İsrail'in çekilmesi Rusya ve İran'ın etkisini artırabilir. Lübnan'da ise Hizbullah, İsrail'in varlığını meşru müdafaa gerekçesi olarak kullanıyordu; çekilme, örgütün iç siyasetteki elini zayıflatabilir. ABD'de ise Trump'ın dış politika ekibi, bu tür adımların "savaşları sonlandırma" söylemiyle uyumlu olduğunu savunurken, Kongre'deki bazı Cumhuriyetçiler Netanyahu'nun güvenlik endişelerine destek veriyor. Bölgedeki tansiyonun düşmesi halinde, enerji koridorları ve ticaret yolları üzerindeki risklerin azalması beklenebilir. Ancak İsrail'in çekilme takvimi ve koşulları konusunda henüz bir mutabakat sağlanmış değil.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, Suriye'nin toprak bütünlüğünü vurgularken, İsrail'in güneydeki varlığına karşı çıkıyor. Trump'ın bu talebi, Ankara'nın kuzey Suriye'deki operasyonlarıyla eşzamanlı olarak gündeme geliyor. İsrail'in çekilmesi, Türkiye'nin Fırat'ın doğusunda PKK/YPG'ye karşı yürüttüğü mücadelede dolaylı da olsa bir rahatlama sağlayabilir. Ancak İran ve Rusya'nın Suriye'deki nüfuzunun artması, Türkiye için yeni tehditler yaratabilir. Lübnan'da ise Hizbullah'ın zayıflaması, Türkiye'nin bölgedeki ticari ve siyasi angajmanlarını olumlu etkileyebilir. Yine de gelişme, küresel dengeler açısından erken bir aşamada olduğu için Ankara'nın temkinli bir bekleyişe geçmesi bekleniyor.