ABD Başkanı Donald Trump, Gazze Şeridi'ndeki savaşın gidişatına ilişkin görüş ayrılıklarına rağmen İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu ile ilişkisinin "çok iyi" olduğunu yineledi. Trump, Fox News'a verdiği röportajda, Netanyahu ile arasındaki bağın güçlü olduğunu ve iki liderin sürekli iletişim halinde olduğunu belirtti. Bu açıklama, özellikle Trump'ın geçtiğimiz günlerde Gazze'deki sivil kayıpların artmasına yönelik eleştirileri ve İsrail'in Refah'a kara operasyonu başlatma planlarına ilişkin endişelerini dile getirmesinin ardından geldi. Trump, savaşın sona ermesinin ve bölgede kalıcı bir çözüm bulunmasının önemine vurgu yaptı.
Gelişmenin Arka Planı
Trump ve Netanyahu arasındaki ilişki, 2016'dan 2021'e kadar süren Trump başkanlığı boyunca oldukça yakındı. Trump, Kudüs'ü İsrail'in başkenti olarak tanıyan ve ABD Büyükelçiliği'ni oraya taşıyan kararı imzalamış, ayrıca İsrail ile Birleşik Arap Emirlikleri arasında normalleşme anlaşmalarının (Abraham Anlaşmaları) mimarı olmuştu. Ancak son dönemde, özellikle 7 Ekim 2023'te Hamas'ın İsrail'e yönelik saldırısının ardından başlayan Gazze savaşı sırasında, Trump'ın Netanyahu'yu eleştiren açıklamaları dikkati çekmişti. Trump, İsrail'in"görüntüleri kaybettiğini" söylemiş ve savaşın sona erdirilmesi çağrısında bulunmuştu. Ayrıca, Netanyahu'yu savaşın uzamasından sorumlu tutarak, "Onu suçlayanlar kesinlikle haklı" ifadelerini kullanmıştı.
Bu gerilimli söylemlere rağmen Trump, Fox News'a verdiği son röportajda ilişkinin 'çok iyi' olduğunu vurguladı. "Bence Ben ile çok iyi bir ilişkim var. O çok zeki bir adam, gerçekten iyi bir adam. Ama aynı zamanda savaşı bitirmesi gerektiğini de düşünüyorum" dedi. Trump, İsrail'in Gazze'deki operasyonlarını sürdürürken daha fazla sivil kaybın önlenmesi gerektiğini savundu. Bu açıklamalar, Trump'ın hem İsrail yanlısı tabanına hem de savaş karşıtı seçmen kitlesine yönelik bir denge kurmaya çalıştığı şeklinde yorumlanıyor. Özellikle 2024 başkanlık seçimlerine hazırlanan Trump, Orta Doğu'da barış ve istikrar mesajını ön plana çıkarmaya çalışıyor.
Bölgesel ve Küresel Boyut
Trump'ın bu açıklamaları, yalnızca ABD-İsrail ilişkileri açısından değil, tüm Orta Doğu'daki dengeler açısından da önem taşıyor. İsrail, Gazze'deki saldırılarını sürdürürken, ABD'nin tutumu bölgesel aktörler tarafından yakından izleniyor. Trump'ın seçim kampanyası sırasında İsrail'e verdiği güçlü destek, bir yandan İsrail hükümetini rahatlatırken, diğer yandan Arap ülkelerinde ve uluslararası kamuoyunda endişe yaratıyor. Mısır ve Katar'ın arabuluculuğunda yürütülen ateşkes müzakereleri, ABD'nin baskısı olmadan sonuçlanamayacak gibi görünüyor. Bu bağlamda Trump'ın "savaşı bitirmesi gerektiği" yönündeki sözleri, arabuluculuk çabalarına ivme kazandırabilir.
Öte yandan, Trump'ın Netanyahu ile ilişkisinin iyi olduğunu vurgulaması, iki lider arasında yaşanan geçmişteki gerilimlerin aşıldığına işaret ediyor. Eski ABD Başkanı Barack Obama döneminde olduğu gibi, Trump-Netanyahu eksenindeki bu yakınlığın, İran'a yönelik politikalar ve bölgesel güvenlik mimarisi üzerinde belirleyici olması bekleniyor. İsrail'in İran'ın nükleer programına yönelik olası askeri operasyonları ve ABD'nin bu konudaki tutumu, önümüzdeki dönemde Orta Doğu'nun en kritik dosyalarından biri olmayı sürdürecek. Trump'ın, Netanyahu ile kurduğu yakın ilişkiyi bir avantaj olarak kullanarak bölgede yeni bir diplomatik süreç başlatabileceği de konuşulan senaryolar arasında.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, Gazze'deki insani kriz nedeniyle İsrail'e yönelik sert eleştirilerini sürdürüyor ve bu konuda uluslararası kamuoyunu harekete geçirmeye çalışıyor. Trump'ın Netanyahu ile ilişkisinin iyi olduğunu vurgulaması, Ankara'nın ABD yönetiminden beklentileri açısından olumlu bir sinyal olarak okunabilir. Zira Trump, seçim kampanyası sırasında iki ülke arasındaki gerilimin azaltılması gerektiğini dile getirmişti. Ancak Türkiye'nin asıl önceliği, Gazze'de kalıcı bir ateşkesin sağlanması ve insani yardımların kesintisiz ulaştırılması. Bu nedenle Ankara, Trump'ın savaşın sona ermesi çağrılarını memnuniyetle karşılıyor. Öte yandan, ABD'nin İsrail'e verdiği koşulsuz desteğin sürmesi, Türkiye'nin bölgesel çıkarlarıyla çelişiyor. Bu bağlamda, Türkiye'nin özellikle Gazze'deki ateşkes müzakerelerinde aktif rol üstlenmesi ve uluslararası toplumu harekete geçirmesi bekleniyor.