ABD Başkanı Donald Trump, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu ile geçmişte yaşadığı sert bir telefon görüşmesinde kendisine 'deli' dediğini doğruladı. Trump, aynı görüşmede Netanyahu'ya Lübnan'ın başkenti Beyrut'u bombalamaması yönünde uyarıda bulunduğunu ve bu sırada küfür ettiğini de itiraf etti. İki lider arasında son dönemde gerginliğe yol açan bu açıklamalar, uluslararası kamuoyunda geniş yankı uyandırdı. Trump yine de Netanyahu ile 'iyi geçindiklerini' savundu.
Gelişmenin arka planı
Trump, Fox News'a verdiği röportajda, bir dönem Netanyahu ile yaşadığı hararetli telefon görüşmesini hatırlattı. 'Ona deli dedim, evet dedim' ifadelerini kullanan Trump, bu sözlerinin ardından Netanyahu'nun İsrail siyasetinde önemli bir figür olduğunu ve 'çok zeki biri' olduğunu ekledi. Trump, görüşmenin İsrail'in Beyrut'a yönelik bir saldırı planı üzerine gerçekleştiğini belirtti. 'Ona Beyrut'u vurmamasını söyledim, çünkü bu büyük bir sorun yaratırdı' diyen Trump, bu uyarının ardından Netanyahu'nun geri adım attığını ima etti.
Görüşmenin tam olarak hangi dönemde yapıldığı bilinmezken, Trump'ın başkanlığı sırasında (2017-2021) İsrail ile ABD arasında Ortadoğu'da birçok kritik karar alındı. Trump'ın Kudüs'ü İsrail'in başkenti olarak tanıması ve İbrahim Anlaşmaları gibi adımlar, Netanyahu ile yakın ilişkilerinin göstergesi olarak değerlendirilmişti. Ancak bu yeni açıklamalar, iki lider arasında zaman zaman gergin anlar yaşandığını ortaya koyuyor.
Bölgesel ve küresel boyut
Trump'ın bu sözleri, özellikle İsrail ile İran ve Hizbullah arasındaki gerilimin yüksek olduğu bir döneme denk geliyor. Netanyahu, Lübnan sınırında Hizbullah'a karşı sert bir duruş sergilerken, Trump'ın Beyrut'a yönelik olası bir saldırıyı engellemesi, bölgesel dengeler açısından kritik bir hamle olarak yorumlanabilir. Öte yandan, Trump'ın Netanyahu'ya yönelik bu eleştirileri, ABD'deki İsrail yanlısı lobiler tarafından da dikkatle izleniyor. Trump'ın 2024 seçimleri öncesinde yeniden aday olacağı sinyallerini verdiği bir ortamda, bu tür açıklamaların hem ABD iç siyaseti hem de uluslararası ilişkiler üzerinde etkili olması bekleniyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Bu gelişme, ABD-İsrail ilişkilerindeki pürüzleri ortaya koyması açısından Türk dış politikası için önemli bir sinyal olarak değerlendirilebilir. Türkiye, özellikle Doğu Akdeniz ve Filistin meselesinde İsrail ile karşı karşıya gelirken, ABD'nin Netanyahu'ya yönelik bu tür uyarıları, Ankara'nın elini güçlendirebilecek bir unsur olarak görülebilir. Ayrıca Trump'ın Beyrut'u vurmama uyarısı, bölgesel istikrar adına olumlu bir adım olsa da, Türkiye'nin Lübnan'daki nüfuz mücadelesi ve Hizbullah'ın faaliyetleri açısından dikkatle izlenmesi gereken bir gelişmedir.