ABD Başkanı Donald Trump’ın çevre politikalarında yeni bir hamle: Nesli Tehlike Altındaki Türler Yasası (ESA) kapsamında, türlerin kritik yaşam alanlarını koruyan önemli bir düzenleme, Cuma günü yürürlükten kaldırıldı. Trump yönetiminden yapılan açıklamada, bu adımın “aşırı düzenlemeleri azaltma” çabalarının bir parçası olduğu belirtilirken, çevre örgütleri ise kararın birçok türü yok olma tehlikesiyle karşı karşıya bırakacağını savunuyor.
Gelişmenin arka planı
ESA, 1973 yılında ABD’de yürürlüğe giren ve nesli tehlike altındaki türlerin korunmasını amaçlayan temel bir yasadır. Yasa, türlerin yaşam alanlarını “kritik habitat” olarak belirleme ve bu alanlarda federal projelerin sınırlandırılması yetkisini içeriyor. Trump yönetimi, bu hafta yaptığı değişiklikle, “kritik habitat” tanımını daraltarak, sadece o türlerin şu anda bulunduğu alanları değil, gelecekte yerleşebileceği bölgeleri de kapsam dışı bıraktı. Uzmanlar, bu değişikliğin özellikle iklim değişikliği nedeniyle yaşam alanları kaymaya başlayan türler için yıkıcı olacağını belirtiyor.
Yeni düzenleme, ayrıca “tehlike altındaki tür” statüsünün belirlenmesinde ekonomik etkilerin de dikkate alınmasını zorunlu kılıyor. Bu madde, çevrecilerin “türlerin kurtarılmasını değil, şirket kârlarını önceleyen bir adım” olarak nitelendirdiği bir değişiklik. Trump yönetimi ise kararın, enerji, madencilik ve tarım sektörlerindeki bürokratik yükü azaltarak ekonomik büyümeyi destekleyeceğini iddia ediyor.
Bölgesel veya küresel boyut
Bu karar, ABD içinde olduğu kadar uluslararası alanda da yankı buldu. ESA, dünya çapında birçok tür koruma programına model oluşturmuş bir yasa. Uzmanlar, ABD’nin bu adımının, diğer ülkelerde de benzer düzenlemelerin gevşetilmesine yol açabileceği uyarısında bulunuyor. Çevre örgütleri, özellikle iklim değişikliğiyle mücadelede kritik öneme sahip olan bu tür koruma mekanizmalarının zayıflatılmasının, küresel biyolojik çeşitlilik hedeflerini tehdit ettiğini vurguluyor.
Öte yandan, fosil yakıt şirketleri ve bazı tarım grupları kararı memnuniyetle karşıladı. Bu gruplar, önceki düzenlemelerin arazi kullanımını kısıtladığını ve yatırımları engellediğini savunuyor. Ancak çevreciler, kararın kısa vadeli ekonomik çıkarlar uğruna uzun vadeli ekolojik yıkıma yol açacağını söylüyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, biyolojik çeşitlilik açısından zengin bir ülke ve özellikle endemik türlerin korunması konusunda hassas. ABD’nin ESA’yı zayıflatması, küresel çevre normlarının gerilemesi riskini beraberinde getiriyor. Bu durum, Türkiye’nin de içinde bulunduğu uluslararası anlaşmaların (örneğin Biyolojik Çeşitlilik Sözleşmesi) uygulanmasını olumsuz etkileyebilir. Ekonomik olarak ise, Türkiye’nin özellikle enerji ve altyapı projelerinde çevresel etki değerlendirmelerinde ABD’nin bu tutumunun referans alınması, uzun vadede ekolojik dengelere zarar verebilir. Türkiye’nin kendi biyolojik çeşitliliğini korumak için daha bağımsız ve sürdürülebilir politikalar geliştirmesi kritik öneme sahip.