ABD Başkanı Donald Trump, Avrupalı müttefiklerinin İran’a yönelik askeri operasyona katılmayı reddetmesi nedeniyle NATO zirvesine gergin gidiyor. Trump, Almanya, Fransa ve diğer Avrupalı liderlerin İran konusunda kendisine destek vermemesini ‘nankörlük’ olarak nitelendirirken, zirvenin ana gündem maddesi savunma harcamaları ve İran politikası olacak. Beyaz Saray yetkilileri, Trump’ın toplantılarda ‘adil yük paylaşımı’ konusuna vurgu yapacağını ve Avrupalı müttefiklerin GSYİH’lerinin yüzde 2’sini savunmaya ayırma taahhüdünü yerine getirmelerini isteyeceğini belirtiyor.
Gelişmenin Arka Planı
ABD’nin İran’a yönelik artan baskısı, Avrupalı müttefiklerle arasında ciddi bir krize yol açtı. Trump yönetimi, 2018’de nükleer anlaşmadan çekildikten sonra İran’a yönelik yaptırımları sertleştirdi ve geçtiğimiz aylarda Tahran’daki ABD büyükelçiliğine yönelik saldırı iddiasının ardından İran Devrim Muhafızları Komutanı Kasım Süleymani’yi öldürdü. Bu operasyon sonrası ABD, müttefiklerinden askeri destek talep etti ancak Almanya, Fransa, İngiltere ve diğer Avrupa ülkeleri, İran’la savaşa katılmayı reddederek tarafsız kalmayı tercih etti.
Trump’ın tepkisi oldukça sert oldu. Başkan, özellikle Almanya’yı hedef alarak “Almanya, İran’la ticaret yapıyor, hatta teröristleri destekliyor” ifadelerini kullandı. ABD’nin NATO Daimi Temsilcisi Kay Bailey Hutchison ise basına yaptığı açıklamada, “Başkan, İran konusunda Avrupalı ortaklarından daha fazla destek bekliyor. NATO ittifakının gücü dayanışmasından gelir ve bu dayanışmanın sınandığı bir dönemden geçiyoruz” dedi.
Bölgesel ve Küresel Boyut
NATO zirvesi, yalnızca ABD-Avrupa ilişkilerindeki gerilimi değil, aynı zamanda ittifakın geleceğini de şekillendirecek. Uzmanlar, Trump’ın ‘Amerika Birinci’ politikasının NATO’nun kolektif güvenlik anlayışını zayıflattığını savunuyor. Avrupa Birliği ise İran’la ticaretini sürdürebilmek için INSTEX adlı özel bir ödeme mekanizması kurmuş, bu da ABD’yi rahatsız etmişti. Öte yandan, Rusya’nın Güney Kıbrıs Rum Yönetimi’nde askeri üs kurma çabaları ve Çin’in Balkanlar’daki yatırımları, NATO’nun doğu kanadındaki güvenlik endişelerini artırıyor.
Zirvede ayrıca, Türkiye’nin Rusya’dan S-400 hava savunma sistemi alması nedeniyle F-35 programından çıkarılması ve ABD’nin olası yaptırımları da ele alınacak. NATO Genel Sekreteri Jens Stoltenberg, zirve öncesi yaptığı açıklamada, “Müttefiklerimiz arasında farklılıklar olabilir ancak temel değerlerimizde ve güvenlik çıkarlarımızda birleşiyoruz” ifadesini kullandı.
Türkiye Açısından Değerlendirme
ABD ile Avrupa arasındaki bu gerilim, Türkiye için hem fırsat hem de risk barındırıyor. Türkiye, NATO’nun güney kanadında kilit bir ülke olarak, ABD’nin İran politikasına doğrudan katılmamış olsa da, İran’la komşu olması ve enerji bağımlılığı nedeniyle bölgesel istikrarsızlıktan en çok etkilenecek ülkelerden biri. Trump’ın Avrupalı müttefiklere yönelik baskısı, Türkiye’nin F-35 programına geri dönüş veya S-400 krizi gibi konularda Ankara’ya elini güçlendirebilir. Ancak, ABD’nin askeri operasyon taleplerine karşı Avrupa’nın duruşu, Türkiye’nin doğu sınırındaki İran tehdidine karşı yalnız kalabileceği endişesini de beraberinde getiriyor. Uzun vadede, NATO içindeki uyumun bozulması, Türkiye’nin İdlib ve Doğu Akdeniz’deki askeri operasyonlarına yansıyabilir.