ABD Başkanı Donald Trump, NATO müttefiklerini İran'a yönelik askeri harekâta destek vermemekle suçlayarak, ittifakın Washington'u "hayal kırıklığına uğrattığını" söyledi. Trump, Çarşamba günü NATO Genel Sekreteri Mark Rutte ile yaptığı görüşmede, ABD'nin İran'ı "tek başına yıktığını" ve müttefiklerin desteğine ihtiyaç duymadığını ancak yine de onların katkı sağlamasını beklediğini ifade etti. Rutte ise NATO üyesi ülkelerin ABD'ye ait 4.000 ila 5.000 uçağın üslerinden operasyon yapmasına izin vererek önemli bir lojistik destek sağladığını belirtti. Trump'ın bu çıkışı, NATO içindeki transatlantik gerilimlerin yeniden alevlendiğine işaret ediyor.
Trump'ın NATO'ya yönelik suçlamaları
Trump, NATO Genel Sekreteri Rutte ile yaptığı telefon görüşmesinde, İran'a karşı yürütülen askeri kampanyada müttefiklerin ABD'nin yanında yer almadığını belirterek hayal kırıklığını dile getirdi. "Amerika Birleşik Devletleri İran'ı adeta yok etti, buna rağmen NATO müttefiklerimizden gerekli desteği göremedik. Bu büyük bir hayal kırıklığı" diyen Trump, ABD'nin ittifak içinde orantısız bir yük üstlendiğini savundu. Rutte ise müttefiklerin ABD'ye ait binlerce askeri uçağın kendi üslerinden hareket etmesine olanak tanıyarak önemli bir katkı sağladığını, ayrıca birçok ülkenin istihbarat paylaşımı ve askeri lojistik alanında destek verdiğini hatırlattı.
Beyaz Saray'dan yapılan açıklamada, Trump'ın Rutte'ye ABD'nin İran'a karşı operasyonel bağımsızlığının altını çizdiği ancak ittifak dayanışmasının önemine vurgu yaptığı belirtildi. NATO Konseyi'nin konuyla ilgili acil bir toplantı yapması beklenmiyor, ancak Trump'ın bu çıkışının Savunma Bakanlığı bütçe görüşmeleri ve NATO'nun kolektif savunma harcamaları taahhütleri üzerinde baskı yaratması bekleniyor.
NATO'nun İran politikası ve üs krizi
NATO, İran'ın nükleer programı ve bölgesel faaliyetleri konusunda ABD ile genel bir mutabakat içinde olsa da, üye ülkeler arasında askeri müdahalenin kapsamı ve yöntemi konusunda görüş ayrılıkları bulunuyor. Özellikle Almanya ve Fransa, İran'la diplomatik çözüm arayışlarını sürdürürken, ABD'nin askeri seçeneğe ağırlık vermesini eleştiriyor. Trump'ın bu çıkışı, NATO'nun Avrupalı üyelerinin ABD'nin liderliğindeki askeri operasyonlara katılım konusundaki isteksizliğini bir kez daha gün yüzüne çıkardı.
NATO kaynakları, ittifakın İran'a karşı doğrudan bir askeri operasyonda yer almadığını, ancak üye ülkelerin ABD'ye ikili anlaşmalar çerçevesinde lojistik ve istihbarat desteği sunduğunu belirtiyor. Rutte'nin açıklamasında bahsettiği 4.000-5.000 ABD uçağı, Türkiye'deki İncirlik ve Kürecik üsleri, Almanya'daki Ramstein Hava Üssü, İtalya'daki Aviano Hava Üssü ve Birleşik Krallık'taki RAF Mildenhall gibi NATO üyesi ülkelerdeki üslerde konuşlanmış durumda. Bu üsler, İran'a yönelik hava harekâtlarında kilit rol oynuyor.
Trump'ın bu söylemi, özellikle NATO'nun Avrupalı üyeleri arasında rahatsızlık yaratırken, ittifakın birliğini sorgulayan soruları da beraberinde getiriyor. NATO yetkilileri, ''ittifakın dayanışmasının tartışmaya açık olmadığını'' ancak her ülkenin kendi ulusal çıkarları doğrultusunda katkı sağladığını vurguluyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, NATO'nun güney kanadında stratejik bir konumda bulunması ve İran'a komşu olması nedeniyle bu gerilimden doğrudan etkileniyor. Trump'ın NATO üyelerini eleştirmesi, Türkiye'nin İncirlik ve Kürecik üslerindeki varlığını yeniden gündeme getirebilir. Türkiye, İran ile enerji ticareti ve sınır güvenliği konularında hassas bir denge yürütürken, ABD'nin daha agresif bir askeri politika izlemesi Ankara'yı zor durumda bırakabilir. Ayrıca, NATO içindeki bu görüş ayrılığı, Türkiye'nin ittifak içinde daha fazla sorumluluk üstlenmesi veya alternatif güvenlik yapılanmaları arayışına girmesi sonucunu doğurabilir. Türk dış politikası açısından, hem ABD ile ittifak ilişkilerini korumak hem de İran'la diyaloğu sürdürmek arasında ince bir çizgi yürütülmesi gerekiyor.