ABD Başkanı Donald Trump, Cuma günü imzaladığı başkanlık kararnamesi ile Smithsonian Amerikan Tarihi Müzesi'nin (National Museum of American History) bazı sergilerine, ziyaretçileri 'müzenin bazı sergilerinin başkanın ülke tarihine bakışını yansıtmadığı' konusunda uyaran levhalar yerleştirilmesini emretti. 'Kurumlara Güveni Yeniden Tesis Etme' başlığını taşıyan kararname, müzenin yanı sıra Smithsonian'a bağlı diğer müze ve araştırma merkezlerini de kapsıyor. Beyaz Saray'dan yapılan açıklamada, kararnamenin amacının 'Amerikan tarihinin bölücü bir anlatıyla çarpıtılmasının önüne geçmek' olduğu belirtildi. Smithsonian yönetimi ise konuya ilişkin henüz resmi bir açıklama yapmadı.
Gelişmenin Arka Planı
Başkanlık kararnamesi, Trump yönetiminin kültürel kurumlara yönelik son müdahalelerinden biri olarak dikkat çekiyor. Kararnamede, Smithsonian'ın 'Amerikan tarihini ideolojik bir mercekten sunarak halkı yanılttığı' ifade edilirken, özellikle 'ırk, cinsiyet ve göç' temalı sergilerin 'ülkenin birliğini zedelediği' öne sürüldü. Beyaz Saray Sözcüsü, 'Amerikan halkının, kendi tarihini tarafsız ve dürüst bir şekilde öğrenme hakkı vardır. Hiçbir müze, başkanın veya herhangi bir siyasi görüşün perspektifini dayatmamalıdır' ifadelerini kullandı.
Kararname, Washington DC'deki Ulusal Amerikan Tarihi Müzesi'nin yanı sıra, Smithsonian Enstitüsü bünyesindeki Amerikan Yerlileri Ulusal Müzesi, Afro-Amerikan Tarihi ve Kültürü Ulusal Müzesi ve Smithsonian Amerikan Sanat Müzesi gibi kurumları da kapsıyor. Uygulamanın nasıl yapılacağına dair ayrıntılar henüz netleşmezken, söz konusu levhaların müze girişlerine ve bazı sergi salonlarına asılması bekleniyor. Smithsonian yetkilileri, kararnamenin yasal dayanağını ve uygulanabilirliğini incelediklerini belirtti.
Öte yandan, bazı tarihçiler ve akademisyenler bu adımı 'sansür' olarak nitelendirerek eleştirdi. Amerikan Tarihçiler Derneği Başkanı, 'Müzeler, toplumun farklı kesimlerinin deneyimlerini yansıtan bilimsel araştırmalara dayanmalıdır. Bir başkanın politik görüşü, tarihsel gerçekleri çarpıtmamalıdır' dedi. Muhalif gruplar ise kararnamenin Anayasa'ya aykırı olduğunu savunarak dava açabileceklerini duyurdu.
Bölgesel ve Küresel Boyut
Bu karar, kültürel miras ve eğitim kurumlarının siyasi müdahalelere açık hale gelmesi konusundaki endişeleri artırdı. Uzmanlar, bu tür uygulamaların yalnızca ABD ile sınırlı kalmayabileceğini, diğer ülkelerdeki popülist liderlere örnek teşkil edebileceğini belirtiyor. Özellikle Avrupa'da yükselen sağ partilerin, ulusal müzelerdeki sergileri 'kimlik politikaları' bağlamında eleştirdiği biliniyor. Kararname, Smithsonian'ın uluslararası itibarını da olumsuz etkileyebilir; zira bu kurum, yurt dışında düzenlediği sergilerle de tanınıyor.
Kültürel kurumlara yapılan bu müdahale, ABD iç siyasetinde de yeni bir tartışma yarattı. Demokrat Parti liderleri kararı 'tarihin çarpıtılması' olarak nitelendirirken, Cumhuriyetçi taban ise başkanın adımını destekliyor. Bu durum, 2026 ara seçimleri öncesinde kültür savaşlarının daha da kızışacağına işaret ediyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Bu gelişme, Türkiye'nin kültürel diplomasi alanındaki hassasiyetleriyle doğrudan örtüşmese de, küresel ölçekte tarih anlatıları üzerindeki mücadelelerin yoğunlaştığına işaret ediyor. Türkiye, kendi müzelerinde ve tarih yazımında benzer tartışmalar yaşamış bir ülke olarak, bu kararın uluslararası yankılarını dikkatle izliyor. Ayrıca, ABD'nin kültürel kurumlarına yönelik bu tür müdahaleler, uluslararası toplumda 'tarihin siyasallaşması' konusundaki endişeleri artırabilir. Türk yetkililerin, kültür diplomasisi stratejilerini geliştirirken bu tür gelişmeleri göz önünde bulundurması önem taşıyor.