ABD Başkanı Donald Trump, 16 Kasım 2024 Cumartesi günü hayatını kaybeden Güney Karolina Senatörü Lindsey Graham ile ölümünden kısa bir süre önce telefon görüşmesi yaptığını açıkladı. Trump, NBC News'e verdiği demeçte, Graham'ın kendisini arayarak 'SAVE America Act' adlı yasa tasarısı için son bir kez destek istediğini belirtti. 'Biraz yorgun görünüyordu' diyen Trump, 'Bu onun son telefon görüşmesi olabilir' ifadesini kullandı.
Gelişmenin Arka Planı
Lindsey Graham, Cumhuriyetçi Parti'nin önde gelen isimlerindendi ve uzun yıllar boyunca ABD Senatosu'nda görev yaptı. Özellikle dış politika ve ulusal güvenlik konularında etkili olan Graham, bir süredir sağlık sorunlarıyla mücadele ediyordu. Trump ile yaptığı son görüşmede, göçmenlik reformu ve sınır güvenliği konularında önemli düzenlemeler içeren SAVE America Act'i gündeme getirdiği öğrenildi.
SAVE America Act, özellikle sığınmacı başvurularını sıkılaştıran ve sınır güvenliğini artıran bir yasa tasarısı olarak biliniyor. Graham'ın bu yasayı 'çılgınca desteklediğini' söyleyen Trump, senatörün bu konuda ne kadar kararlı olduğunu vurguladı. Görüşmede ayrıca Graham'ın Ukrayna'ya askeri yardım ve İsrail'e destek konularını da gündeme getirdiği belirtildi.
Bölgesel ve Küresel Boyut
Lindsey Graham'ın ölümü, ABD siyasetinde önemli bir boşluk yarattı. Özellikle Cumhuriyetçi Parti içinde dış politika kanadının önemli seslerinden biri olan Graham, NATO genişlemesi, Çin'e karşı sert tutum ve İran nükleer anlaşmasına karşı çıkışıyla biliniyordu. Onun kaybı, özellikle ulusal güvenlik ve dış politika alanlarında Cumhuriyetçi duruşun zayıflamasına yol açabilir.
Graham'ın ölümü, Güney Karolina'da Senato koltuğunun boşalmasına neden olurken, bu durum Cumhuriyetçi Parti için stratejik bir kayıp olarak değerlendiriliyor. Önümüzdeki dönemde yapılacak ara seçimler, Senato'daki güç dengesini etkileyebilir.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Lindsey Graham, Türkiye'ye yönelik yaptırım çağrıları ve Suriye politikasıyla biliniyordu. Özellikle S-400 krizi ve FETÖ iadesi konularında Türkiye'yi eleştiren bir çizgisi vardı. Ancak Graham'ın kaybı, ABD Senatosu'nda Türkiye karşıtı söylemlerin bir nebze azalmasına yol açabilir. Bununla birlikte, genel ABD dış politikasında Türkiye'nin rolüne ilişkin önemli bir değişiklik beklenmemelidir. Graham'ın SAVE America Act gibi iç güvenlik ağırlıklı gündemi, Türkiye'yi doğrudan etkilemeyen bir konuydu.