Eski ABD Başkanı Donald Trump, Güney Carolina Senatörü Lindsey Graham’ın 24 yıllık Senato görevinin ardından yerini alması muhtemel ismi bildiğini açıkladı. Trump’ın bu çıkışı, Cumhuriyetçi Parti içinde Graham’ın koltuğu için çoktan başlamış olan ön seçim hazırlıklarını daha da kızıştırdı. Uzun süredir Trump’ın sadık bir destekçisi olan Graham, son dönemde dış politika konularında attığı adımlarla dikkat çekmişti. Ancak Trump’ın aniden bu konuyu gündeme getirmesi, Graham’ın emekliliğe hazırlandığı ya da parti içinde değişiklik yapılacağı yönündeki spekülasyonları beraberinde getirdi. Analistlere göre, 2026 yılında yapılacak ara seçimlerde Cumhuriyetçiler arasında yaşanacak çekişme, partinin bölünmüş görüntüsünü derinleştirebilir.
Graham’ın Uzun Yıllara Yayılan Kariyeri ve Trump’la İlişkisi
Lindsey Graham, 1995 yılında Temsilciler Meclisi’ne seçilmesinin ardından 2003’te Senato’ya geçmiş ve o tarihten bu yana kesintisiz olarak Güney Carolina’yı temsil etmişti. Senato’da Silahlı Hizmetler Komitesi ve Adalet Komitesi gibi kritik kurullarda görev yapan Graham, özellikle askeri operasyonlar ve yargı atamaları konusunda etkili bir isim olarak biliniyor. Trump ile ilişkisi ise inişli çıkışlı bir seyir izledi. 2016 seçimlerinde Trump’a ilk başta mesafeli duran Graham, başkanlığı sırasında birçok kritik oylamada Trump’ın yanında yer aldı. Ancak 2020 seçimlerinin ardından Trump’ın seçim sonuçlarını reddetmesi konusunda Graham’ın tutumu, parti içinde tartışmalara yol açtı. Yine de Trump’ın son açıklamaları, Graham’a karşı doğrudan bir tavır olmaktan ziyade, parti içi dengeleri değiştirme stratejisinin bir parçası olarak yorumlanıyor.
Trump’ın “kimin gelmesi gerektiğini bildiğini” söylemesi, Cumhuriyetçi tabanda büyük yankı uyandırdı. Henüz resmi bir aday açıklanmamış olmakla birlikte, Güney Carolina Valisi Henry McMaster, eski Kongre üyesi Mark Sanford ve iş insanı John Warren isimleri potansiyel adaylar arasında anılıyor. Bununla birlikte Trump’ın desteğini alacak bir adayın ön seçimde avantajlı konuma geçeceği düşünülüyor.
Bölgesel ve Ulusal Siyasete Etkileri
Graham’ın koltuğu için yapılacak yarış, sadece Güney Carolina değil, tüm ABD siyaseti açısından önemli sonuçlar doğurabilir. Cumhuriyetçilerin Senato’da dar bir çoğunluğa sahip olduğu bir dönemde, bu tür bir yarış partinin birliğini zorlayabilir. Trump, 2024 başkanlık seçimlerinde aday olma sinyali vermişken, müttefiklerini Senato’da konumlandırma çabası, 2026 ara seçimleri için bir deneme tahtası işlevi görebilir. Öte yandan Demokratlar, Cumhuriyetçiler arasındaki bu çekişmeyi kendi lehlerine kullanmak isteyeceklerdir. Güney Carolina geleneksel olarak Cumhuriyetçi bir eyalet olsa da, başkanlık seçimlerinde Demokratların iddialı olduğu bir dönemde bu yarışın sonucu, ulusal siyasetin gidişatını da etkileyebilir.
Senatör Graham’ın dış politika konusundaki sert tutumu, özellikle NATO’nun genişlemesi ve Çin’e karşı izlenen politikalar bağlamında öne çıkmıştı. Trump’ın “America First” (Önce Amerika) söylemiyle uyumlu olmayan bu tutumu, yerine seçilecek ismin dış politika vizyonu açısından da kritik bir test oluşturacak. Eğer Trump yanlısı bir aday kazanırsa, ABD’nin uluslararası ittifaklara yaklaşımında daha izoleci bir çizgi benimsenebilir.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Lindsey Graham’ın boşalması muhtemel Senato koltuğu, Türkiye-ABD ilişkilerinin geleceği açısından da önem taşıyor. Graham, özellikle Suriye politikası ve NATO’nun genişlemesi konusunda Türkiye’ye karşı eleştirel bir duruş sergileyen isimlerden biriydi. Yerine gelecek senatörün, Türkiye’nin Doğu Akdeniz’deki faaliyetleri, S-400 krizi ve F-35 programı gibi konulardaki tutumu belirleyici olabilir. Eğer Trump yanlısı, izoleci bir aday seçilirse, ABD’nin Türkiye’ye yönelik politikalarında daha pragmatik ama aynı zamanda daha öngörülemez bir dönem başlayabilir. Bu durum, Türkiye’nin ABD ile ilişkilerinde hem fırsatlar hem de riskler barındıran bir denklem oluşturabilir.