İsrail'in Gazze'deki askeri operasyonları ve Batı Şeria'da artan yerleşimci şiddeti, ülkeyi uluslararası kamuoyunda büyük ölçüde yalnızlaştırmış durumda. Ancak bu tablo, Latin Amerika'nın otoriter eğilimli sağ hükümetleri için İsrail'le yakınlaşma adına bir fırsat penceresi yaratıyor. Özellikle Donald Trump'ın tekrar ABD başkanlığına seçilmesinin ardından, Arjantin, El Salvador ve Paraguay gibi ülkeler, İsrail yönetimiyle stratejik ortaklıklarını derinleştirme arayışına girdi. Bu ülkeler, hem ideolojik yakınlık hem de savunma ve teknoloji alanlarındaki işbirliği imkânları nedeniyle Tel Aviv yönetimine kucak açıyor.
Yeni İttifakın Küresel Bağlamı
İsrail, 7 Ekim 2023'teki Hamas saldırılarının ardından başlattığı Gazze operasyonlarında uluslararası toplumun yoğun eleştirisine maruz kaldı. Birçok ülke ateşkes çağrısı yaparken, Güney Afrika'nın Uluslararası Adalet Divanı'nda açtığı soykırım davası, İsrail'in meşruiyetini daha da zedeledi. Batı Şeria'da ise İsrail yerleşimcilerinin Filistinli köylere yönelik saldırıları, insan hakları örgütlerinin raporlarına yansıdı.
Ancak Latin Amerika'nın sağcı hükümetleri, bu eleştirilere rağmen İsrail'le ilişkilerini güçlendirmekte bir sakınca görmüyor. Özellikle Arjantin Devlet Başkanı Javier Milei, İsrail'in en sadık müttefiklerinden biri haline geldi. Milei, göreve gelir gelmez Kudüs'teki büyükelçiliğini taşıma sözü verdi ve Hamas'ı terör örgütü olarak nitelendirdi. El Salvador Devlet Başkanı Nayib Bukele ise güvenlik politikalarında İsrail'in istihbarat ve gözetim teknolojilerinden yararlanıyor. Paraguay'da ise Saab'la yapılan yolsuzlukla ilgili iddialara rağmen İsrail menşeli güvenlik sistemleri kullanılıyor.
Bölgesel ve Küresel Yansımalar
Bu yakınlaşma, Ortadoğu'daki dengeleri de etkiliyor. İsrail, uluslararası alanda yalnızlaştığı bu dönemde Latin Amerika'daki müttefiklerini bir kazanım olarak görüyor. Öte yandan, bu ülkelerdeki iktidarların otoriterleşme eğilimleri, insan hakları örgütlerinin eleştirilerine hedef oluyor. Bölgedeki sol eğilimli hükümetler ise bu ittifaka karşı Filistin davasına desteklerini artırıyor. Brezilya Devlet Başkanı Lula da Silva, İsrail'in Gazze'deki saldırılarını soykırım olarak nitelendirerek tepkisini ortaya koymuştu.
Uzmanlar, bu kutuplaşmanın Latin Amerika'da siyasi ve diplomatik bölünmeleri derinleştirebileceği görüşünde. ABD'nin bölgeye yönelik politikaları da bu denklemde belirleyici olabilir. Trump yönetiminin İsrail'e verdiği desteğin, Latin Amerikalı müttefiklerini cesaretlendirdiği değerlendiriliyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, Filistin davasına verdiği güçlü destekle biliniyor ve İsrail'in Gazze'deki saldırılarını şiddetle kınayan ülkelerin başında geliyor. Bu nedenle Latin Amerika'da İsrail yanlısı blokun güçlenmesi, Türkiye'nin bölgedeki diplomatik dengelerini etkileyebilir. Türkiye, bu ülkelerdeki sol hükümetlerle ve Filistin davasına sempati duyan kesimlerle ilişkilerini geliştirerek bir denge unsuru oluşturabilir. Ayrıca, Türkiye'nin insani yardım ve kalkınma işbirliği alanlarındaki aktif politikaları, Latin Amerika'daki etkisini artırabilir. Bu gelişmeler, Türk dış politikasının çok yönlülüğü açısından hem fırsatlar hem de zorluklar barındırıyor.