ABD Başkanı Donald Trump, Kanada ile yaşanan sert tarife savaşı sırasında Ontario Gölü'nün adını resmen 'Lake America' olarak değiştiren bir başkanlık kararnamesi imzaladıktan sonra, sosyal medya hesabından yapay zeka ile oluşturulmuş bir video paylaştı. Videoda, ‘Donald Duck’ figürlerinden oluşan bir ordunun 'Lake America'yı dış tehditlere karşı koruduğu görülüyor. Trump'ın bu paylaşımı, iki ülke arasındaki diplomatik gerilimi daha da artırdı ve büyük tartışmalara yol açtı.
Kararname ve Arka Planı
Trump, 25 Haziran'da imzaladığı başkanlık kararnamesiyle Kanada sınırındaki Ontario Gölü'nün federal hükümet belgelerinde bundan böyle 'Lake America' olarak anılacağını duyurdu. Kararname metninde, 'Bu olağanüstü doğal kaynağın Amerikan halkına ait olduğu vurgulanmalıdır. Ontario Gölü artık resmi olarak Lake America'dır' ifadesine yer verildi. Ancak kararnamenin yasal olarak bağlayıcı olmadığı ve gölün büyük bölümünün Kanada sınırları içinde kaldığı uzmanlarca dile getirildi. Gölün sadece %34'ü ABD'nin New York eyaletine aitken, geri kalanı Kanada'nın Ontario eyaletine dahil bulunuyor.
Bu kararname, Trump'ın Kanada'dan ithal edilen çeliğe ve alüminyuma %25 gümrük vergisi uygulamasına misilleme olarak Kanada'nın ABD'ye yönelik ticari yaptırımlarını artırmasının ardından geldi. Trump, ayrıca tarife gelirlerinin 'Lake America'nın restorasyonu ve bakımı için kullanılacağını' belirtti. Beyaz Saray sözcüsü ise yaptığı açıklamada, 'Başkan Trump, Amerikan değerlerini ve kaynaklarını her fırsatta ön plana çıkarmaya kararlıdır' dedi.
Yapay zeka ile üretilen videoda, 'Donald Duck' benzeri asker figürleri gölde devriye gezerken, arka planda ABD bayrakları dalgalanıyor. Video, Trump'ın Truth Social platformunda ve X hesabında paylaşıldı. Kısa sürede milyonlarca kez izlenen video, Kanada'da tepkiyle karşılandı. Kanada Dışişleri Bakanı Melanie Joly, bir sosyal medya paylaşımında 'Ontario Gölü hiçbir videoyla isim değiştirmez. Trump uluslararası hukuku tanımıyor' ifadelerini kullandı.
Bölgesel ve Küresel Boyut
Bu gelişme, sadece iki ülke arasındaki ticari gerilimin bir yansıması olarak değil, aynı zamanda Kuzey Amerika'daki coğrafi ve siyasi sınırların sembolik olarak yeniden çizilme girişimi olarak yorumlanıyor. Trump'ın 'Amerika'yı yeniden büyük yapma' sloganıyla uyumlu bu tür söylemler, Kanada Başbakanı Justin Trudeau hükümetiyle zaten gergin olan ilişkileri daha da kötüleştiriyor. Kanada Kamu Güvenliği Bakanı Dominic LeBlanc, 'Trump'ın bu tür kışkırtıcı paylaşımları, iki ülke arasındaki ekonomik bağımlılığı ve dostluğu görmezden geliyor. Bu, ABD'nin müttefikiyle ilişkisini sürdürülemez bir noktaya taşıyabilir' şeklinde konuştu.
Uzmanlar, bu durumun yalnızca bir sembolik gerilim olmadığını, ticaret savaşlarının küresel tedarik zincirlerini etkilediğini ve iki ülke arasındaki güven sorununun derinleştiğine işaret ettiğini belirtiyor. Ekonomistlere göre, ABD ve Kanada arasındaki ticaret hacmi 2023'te 760 milyar doları aştı ve bu tarifeler her iki ülkenin ekonomisini de olumsuz etkiliyor. Ayrıca, bu olayın diğer ülkelerde de benzer milliyetçi söylemleri tetikleyebileceği, özellikle Trump yönetiminin uluslararası anlaşmalara ve diplomatik normlara yaklaşımını gözler önüne serdiği değerlendirmeleri yapılıyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, ABD ile Kanada arasındaki bu gerilimi yakından izliyor; zira Türkiye de benzer şekilde ABD ile zaman zaman tarife ve diplomatik krizler yaşamış bir ülke. Bu gelişme, uluslararası ilişkilerde sembolik adımların ticaret savaşlarını tırmandırabileceğini gösteriyor. Türkiye, özellikle savunma sanayii ve ticaret alanında ABD ile ilişkilerini dengelerken, bu tür krizlerin müttefikler arasında bile ne kadar kırılgan olabileceğini gözlemliyor. Ayrıca, Türkiye'nin Doğu Akdeniz'deki hakları konusunda benzer söylemlerle karşı karşıya kaldığı düşünülürse, uluslararası hukukun ve diplomasinin önemi bir kez daha ortaya çıkıyor. Türk dış politikası, bu tür sembolik gerilimlerin ötesinde somut diyaloğun sürdürülmesinden yana bir tutum izliyor.