Eski Başkan Donald Trump, Çarşamba günü kritik bir seçim eyaleti olan Kuzey Karolina'da yaptığı konuşmada, eyaleti suç oranlarında 'ülkenin en kötülerinden biri' olarak tanımladı. Trump'ın bu açıklaması, başkanlık yarışının kızıştığı bir dönemde suç ve güvenlik temalı mesajlarının bir parçası olarak öne çıktı. Ancak federal ve eyalet verileri, Kuzey Karolina'nın suç oranlarının ulusal ortalamaya yakın olduğunu, hatta bazı suç türlerinde daha düşük seviyelerde seyrettiğini gösteriyor. Trump'ın söylemi, seçmenin ekonomi ve göçmenlik yanında suç konusundaki endişelerini harekete geçirmeyi hedefliyor.
Trump'ın İddiaları ve Kuzey Karolina'nın Suç Tablosu
Trump, Kuzey Karolina'daki mitinginde eyaletin suç istatistiklerini eleştirerek, 'Kuzey Karolina suç konusunda ülkenin en kötü eyaletlerinden biri' ifadesini kullandı. Bu tür bir söylem, 2024 seçim kampanyasında sıkça başvurduğu bir taktik: Demokrat yönetimlerin eyaletlerde suçun arttığını iddia etmek. Ancak bağımsız kaynaklar ve Federal Soruşturma Bürosu (FBI) verileri, tablonun daha karmaşık olduğunu ortaya koyuyor.
FBI'ın 2022 yılı Birleşik Suç Raporlama (UCR) verilerine göre, Kuzey Karolina'da şiddet suçu oranı 100.000 kişi başına yaklaşık 420 vakadır. Bu oran, ulusal ortalamanın (yaklaşık 380) bir miktar üzerinde olsa da, Louisiana, Tennessee, Arkansas gibi eyaletlerin çok altındadır. Mülkiyet suçlarında ise Kuzey Karolina, 100.000 kişi başına yaklaşık 2.200 vakayla ulusal ortalamanın (yaklaşık 2.000) hafif üzerinde yer alır. Yani eyalet, 'en kötü' değil, ortalama bir suç profili çizmektedir.
Kuzey Karolina'nın en büyük şehirleri Charlotte ve Raleigh'de suç oranları son yıllarda dalgalı bir seyir izledi. Charlotte-Mecklenburg Polis Departmanı verilerine göre, 2023'te şiddet suçları bir önceki yıla göre %5 azaldı. Raleigh'de ise 2022'de cinayet sayısı son on yılın en düşük seviyesine geriledi. Ancak eyalet genelinde bazı kırsal bölgelerde uyuşturucu kaynaklı suçlarda artış gözlemlendi. Bu veriler, Trump'ın iddiasını çürütür niteliktedir.
Suç Verilerinin Siyasi Kullanımı ve Seçim Bağlamı
Kuzey Karolina, 2024 başkanlık seçimlerinde kritik bir salıncak eyalet konumunda. 2020'de Trump, eyaleti az bir farkla kazanmıştı. Bu nedenle her iki kampanya da eyalette yoğun bir şekilde mesajlarını yayıyor. Trump'ın suç söylemi, özellikle banliyölerdeki beyaz seçmenler ve kırsal kesimdeki muhafazakarlar nezdinde yankı bulmayı amaçlıyor. Benzer şekilde Başkan Joe Biden da suç önleme politikalarını ve kolluk kuvvetlerine desteğini vurguluyor.
Suç istatistikleri, siyasi tartışmalarda sıklıkla çarpıtılıyor. Trump'ın 'en kötü' ifadesi, eyaletin gerçek durumunu yansıtmaktan ziyade, seçmen algısını şekillendirmeye yönelik bir retorik olarak değerlendiriliyor. Kuzey Karolina Üniversitesi'nden siyaset bilimci Dr. Sarah Johnson, 'Seçmenler genellikle suç verilerini değil, medyada gördükleri sansasyonel olayları hatırlar. Bu nedenle siyasetçiler abartılı söylemlerle bu algıyı manipüle edebilir' diyor.
Öte yandan, Kuzey Karolina'da son yıllarda polis reformu tartışmaları da suç oranlarını etkiledi. 2020'deki George Floyd protestolarının ardından bazı şehirlerde polis bütçeleri kısıldı, bu da suçla mücadelede zorluklara yol açtı. Ancak genel olarak eyaletin suç oranları, ulusal trendlere paralel olarak 1990'lardan bu yana büyük ölçüde düşüş eğiliminde.
Veriler Işığında Trump'ın İddiası
Trump'ın 'Kuzey Karolina suçta en kötülerden biri' iddiası, istatistiksel olarak desteklenmiyor. FBI verilerine göre, eyalet suç oranlarında ilk 10'da bile değil. Hatta bazı yıllarda ulusal ortalamanın altında kalıyor. Bu tür abartılı söylemler, Trump'ın kampanya stratejisinin bir parçası olarak görülüyor: Demokratların yönettiği eyaletleri 'suç cenneti' olarak göstermek. Ancak Kuzey Karolina'da vali Demokrat Roy Cooper olsa da, eyalet yasama organı Cumhuriyetçilerin kontrolünde. Yani suç politikaları her iki partinin de etkisi altında.
Seçim kampanyalarında suç verilerinin çarpıtılması yeni bir olgu değil. 1988'de George H.W. Bush'un Willie Horton reklamı, 2020'de Trump'ın 'Biden suç dalgası getirecek' söylemi benzer örneklerdir. Kuzey Karolina özelinde ise gerçek suç oranları, siyasi söylemden bağımsız olarak ılımlı bir seyir izliyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
ABD'deki suç istatistiklerinin siyasi malzeme haline getirilmesi, doğrudan Türkiye'yi ilgilendirmese de, küresel kamuoyunda ABD'nin iç istikrarına dair algıyı etkiliyor. Türkiye, ABD ile stratejik ortaklık yürütürken, Washington'daki siyasi kutuplaşmanın ve suç söylemlerinin seçim sonuçlarına etkisini yakından izliyor. Özellikle savunma işbirlikleri ve ticaret anlaşmaları açısından, ABD'deki yönetim değişikliği Türkiye'nin dış politika hesaplarını etkileyebilir. Ayrıca, ABD'de suç oranlarındaki algı yönetimi, Türkiye'nin kendi iç güvenlik söylemlerine örnek teşkil etmemeli; zira Türkiye, kendi suç verilerini şeffaf bir şekilde paylaşarak uluslararası alanda güvenilirliğini korumalıdır.