ABD Başkanı Donald Trump'ın süper PAC'ı ve bağlı kuruluşları, Seçim Günü'ne sadece bir ay kala kritik Senato ve Temsilciler Meclisi yarışlarına on milyonlarca dolar aktardı. Cumhuriyetçi Parti'nin Kongre'deki kontrolünü koruma çabası kapsamında yapılan bu mali destek, seçimlerin sonucunu belirleyebilecek eyaletlerde yoğunlaşıyor.
MAGA Inc. ve bağlı komitelerin harcamaları
Trump'ın MAGA Inc. adlı süper PAC'ı ile No Going Back PAC Inc. ve Safety & Affordability PAC gibi bağlantılı gruplar, son haftalarda milyonlarca dolarlık reklam ve saha operasyonu harcaması yaptı. Federal Seçim Komisyonu'na (FEC) sunulan son raporlara göre, bu grupların toplam savaş sandığı 100 milyon doları aşmış durumda. Harcamaların büyük bölümü, Cumhuriyetçilerin az farkla kontrol ettiği Temsilciler Meclisi'ndeki hassas bölgeler ile Senato'daki kritik yarışlara yönlendirildi.
Özellikle Pensilvanya, Georgia, Nevada, Arizona ve Wisconsin gibi başkanlık seçimlerinde de kilit rol oynayan eyaletlerde, bu fonlar televizyon ve dijital reklamlara, kapı kapı dolaşma faaliyetlerine ve anket çalışmalarına aktarılıyor. Trump'ın ekibi, bu stratejiyle hem Beyaz Saray'ı hem de Kongre'yi kazanmayı hedefliyor.
Uzmanlar, bu tür büyük bağışların özellikle yerel yarışlarda seçmen davranışını etkileyebileceğini belirtiyor. Ancak bazı Cumhuriyetçi stratejistler, aşırı harcamanın seçmenlerde reklam yorgunluğuna yol açabileceği uyarısında bulunuyor.
Seçim kampanyasının son aşaması ve stratejik hedefler
Trump'ın bu hamlesi, 5 Kasım'da yapılacak seçimlere giden süreçte Cumhuriyetçi Parti'nin kaynaklarını en rekabetçi bölgelere yönlendirdiğini gösteriyor. Temsilciler Meclisi'nde 435 sandalyenin tamamı, Senato'da ise 34 sandalye için seçim yapılacak. Cumhuriyetçilerin Temsilciler Meclisi'ndeki çoğunluğu sadece birkaç sandalyeye dayanıyor; Senato'da ise Demokratlar 51-49 üstünlüğe sahip.
Süper PAC'lar aracılığıyla yapılan harcamalar, doğrudan aday kampanyalarına yapılan bağışlardan farklı olarak yasal sınırlamalara tabi değil. Bu nedenle milyonlarca dolar tek bir bölgede yoğunlaşabiliyor. Trump'ın ekibi, bu avantajı kullanarak özellikle görevdeki Demokrat adayları hedef alıyor.
Demokratlar da benzer şekilde büyük bağış toplama kampanyaları yürütüyor. Ancak Trump'ın kişisel markası ve bağışçı ağı, Cumhuriyetçilere önemli bir avantaj sağlıyor. Son anketler, bazı kritik yarışlarda Cumhuriyetçi adayların önde olduğunu gösteriyor, ancak fark hata payı içinde.
Türkiye Açısından Değerlendirme
ABD seçimlerinin Türkiye'ye doğrudan etkisi sınırlı görünse de, Kongre'nin kontrolü Türkiye-ABD ilişkilerinde belirleyici olabilir. Cumhuriyetçilerin her iki kanadı da kazanması halinde, Türkiye'ye yönelik silah satışları ve yaptırımlar konusunda Kongre'deki dengeler değişebilir. Özellikle F-16 satışı ve İsveç'in NATO üyeliği gibi konularda Kongre onayı kritik önem taşıyor. Ayrıca, seçim sonuçları ABD'nin Suriye ve Irak politikalarını da etkileyebilir. Türkiye, Washington'daki yeni dengelere göre stratejisini ayarlamak durumunda kalacak.