ABD'de kömürle elektrik üretimi, 2026 yılının ilk yarısında geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 11 geriledi. Başkan Donald Trump'ın kömür sektörünü canlandırma yönündeki politikalarına rağmen, doğal gaz ve yenilenebilir enerji kaynaklarının daha düşük maliyetli olması, kömürün yapısal düşüşünü tersine çeviremedi. Enerji analistleri, kömürün uzun vadeli gerilemesinin ekonomik ve teknolojik faktörlerden kaynaklandığını, siyasi destekle bu eğilimin kırılamayacağını belirtiyor.
Kömürdeki Düşüşün Arka Planı
ABD'de kömür kullanımı, 2000'li yılların ortasından bu yana istikrarlı bir şekilde azalıyor. Doğal gazın hidrolik kırılma (fracking) teknolojisiyle bol miktarda ve ucuza çıkarılması, kömür santrallerinin rekabet gücünü büyük ölçüde sarstı. Son on yılda güneş ve rüzgâr enerjisinin maliyetleri de hızla düşerek elektrik üretiminde payını artırdı.
Trump yönetimi, 2017'den bu yana kömür santrallerine yönelik çevre düzenlemelerini gevşeterek ve temiz enerji teşviklerini azaltarak sektöre destek vermeye çalıştı. Ancak bu adımlar, piyasa dinamiklerini değiştirmeye yetmedi. 2026'nın ilk yarısında kömürden elektrik üretimi yüzde 11 düşerken, doğal gazdan üretim arttı; yenilenebilir kaynaklar da rekor seviyeye ulaştı.
Uzmanlara göre, kömürün gerilemesinin temel nedenleri arasında doğal gazın fiyat avantajı, karbon vergisi benzeri eyalet düzenlemeleri ve şirketlerin daha temiz enerjiye yönelmesi var. Ayrıca, birçok eski kömür santrali ekonomik ömrünü tamamladı ve yenileri inşa edilmiyor.
Küresel ve Bölgesel Boyut
ABD'deki bu gelişme, küresel enerji dönüşümünün bir parçası. Avrupa Birliği ve Çin gibi büyük ekonomiler de kömürden uzaklaşıyor. Ancak, enerji güvenliği endişeleri ve fiyat dalgalanmaları zaman zaman kömüre geçici bir dönüş yaşatabiliyor. Uluslararası Enerji Ajansı (IEA), küresel kömür talebinin 2020'lerin sonuna doğru zirve yapacağını ve ardından azalacağını öngörüyor.
ABD'deki düşüş, ülkenin Paris İklim Anlaşması'ndan çekilmesine rağmen piyasa güçlerinin karbon emisyonlarını azaltmaya devam ettiğini gösteriyor. Bu durum, iklim politikalarında devlet müdahalesinin sınırlı etkisine işaret ediyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, elektrik üretiminde kömürün payını azaltma ve yenilenebilir enerjiyi artırma hedefi doğrultusunda adımlar atıyor. ABD'deki gelişmeler, kömürün küresel ölçekte ekonomik olarak gerilediğini göstererek Türkiye'nin enerji dönüşüm politikalarını destekliyor. Ayrıca, doğal gaz fiyatlarındaki düşüş eğilimi, Türkiye'nin enerji ithalat maliyetini hafifletebilir. Ancak, kömürden çıkışın sosyal ve ekonomik etkileri dikkate alınmalı. Türkiye, yerli kömürü desteklerken bir yandan da güneş ve rüzgâr kapasitesini genişletmeye devam ediyor.