Eski ABD Başkanı Donald Trump, Kolombiya’da 2026 yılında yapılması planlanan cumhurbaşkanlığı seçimleri öncesinde sağcı aday Abelardo De La Espriella’yı desteklediğini duyurdu. Trump, De La Espriella’nın ABD-Kolombiya ilişkileri açısından kritik bir isim olduğunu belirtirken, rakibi olan sol görüşlü adayı ise “Radikal Sol Marksist” olarak nitelendirdi. Bu açıklama, Trump’ın başkanlık döneminde olduğu kadar sonraki süreçte de Latin Amerika’ya yönelik etkisini sürdürme isteğini ortaya koyuyor.
Gelişmenin Arka Planı
Trump’ın destek açıklaması, Kolombiya’da 2022 seçimlerini kazanan solcu Devlet Başkanı Gustavo Petro’nun görev süresinin ikinci yarısında yapıldı. Petro, ülkede ilerici politikalar izlerken, ABD ile ilişkilerde zaman zaman gerginlikler yaşandı. Trump’ın desteğini alan De La Espriella, muhafazakar ve serbest piyasa yanlısı görüşleriyle tanınıyor. Eski başkan, yaptığı yazılı açıklamada De La Espriella’nın “Kolombiya’yı yeniden büyük yapacağını” savundu. Trump, başkanlığı döneminde de Latin Amerika’da sağcı liderleri desteklemesiyle biliniyordu. Özellikle Brezilya’da Jair Bolsonaro, Meksika’da Andrés Manuel López Obrador ile yaşadığı gerginlikler ve ardından Arjantin’de Javier Milei’ye verdiği destek bu çerçevede değerlendirilebilir. De La Espriella, ülkede “Şimdi Evet” hareketinin lideri olarak anılıyor ve 2022 seçimlerinde de aday olmuş ancak yüzde 1’in altında oy almıştı. Ancak Trump’ın desteğiyle önümüzdeki dönemde daha geniş kitlelere ulaşmayı hedefliyor.
Bölgesel ve Küresel Boyut
Trump’ın bu hamlesi, Latin Amerika’da sağ ve sol kutuplaşmasının yeniden alevlenmesine yol açabilir. Kolombiya, ABD’nin bölgedeki en önemli müttefiklerinden biri olarak kabul ediliyor. Özellikle uyuşturucu kaçakçılığı, göç ve güvenlik konularında iki ülke arasında sıkı iş birliği bulunuyor. Trump döneminde Venezuela’ya yönelik yaptırımların sertleştirilmesi ve Kolombiya’nın bu politikadaki rolü dikkate alındığında, De La Espriella’nın olası bir zaferi ABD’nin bölgeye müdahaleci politikalarını yeniden canlandırabilir. Öte yandan, Trump’ın bu açıklaması, 2024 ABD başkanlık seçimlerine de bir gönderme olarak yorumlanıyor. Trump, kendi seçim kampanyasında Latin Amerika’ya yönelik sert bir söylem benimsemiş, göçmen karşıtı politikaları savunmuştu. De La Espriella’yı destekleyerek, kendi seçmen tabanına mesaj vermeye çalıştığı düşünülüyor. Kolombiya’daki mevcut Petro hükümeti ise Trump’ın açıklamasına henüz resmi bir yanıt vermedi. Ancak Petro’nun daha önce Trump’ı “faşist” olarak nitelendirdiği biliniyor. Bu durum, iki ülke arasındaki diplomatik gerilimi tırmandırabilir. Ayrıca bölgede Brezilya, Arjantin, Şili gibi ülkelerde sol hükümetlerin güç kazandığı bir dönemde Trump’ın sağcı adaylara verdiği destek, bölgesel siyasi dengeleri etkileyebilir.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Trump’ın Kolombiya’daki bir adaya desteğini açıklaması, doğrudan Türkiye’yi ilgilendiren bir gelişme olmasa da, Latin Amerika’daki siyasi dengelerin değişmesi küresel sonuçlar doğurabilir. Türkiye, son yıllarda Latin Amerika ülkeleriyle ticari ve diplomatik ilişkilerini geliştirme çabası içinde. Özellikle Kolombiya, Türk savunma sanayii ürünleri için potansiyel bir pazar olarak görülüyor. Eğer De La Espriella iktidara gelirse, ABD yanlısı bir hükümet Türkiye için fırsatlar yaratabilir. Ancak mevcut Petro hükümetiyle de Türkiye’nin iyi ilişkileri var. Bu nedenle, Türkiye’nin Kolombiya’daki siyasi değişimlere karşı dengeli bir dış politika izlemesi beklenir. Ayrıca, Trump’ın yeniden ABD başkanı olması halinde, Türkiye-ABD ilişkilerinde yeni bir döneme girilebilir ve bu durum Kolombiya boyutunda da kendini gösterebilir.