ABD Başkanı Donald Trump, 19 Ekim Pazartesi günü Kansas eyaletinin Park City kentinde düzenlenen mitingde, Cumhuriyetçilerin uzun süredir elinde bulundurduğu ancak Demokratların kazanma riski taşıdığı Senato koltuğunu savunmak için Fransa'daki şiddetli olayları referans gösterdi. Trump, Demokratların seçimleri kazanması halinde ABD'nin "Fransa gibi yanacağını" öne sürdü.
Mitingin arka planı ve Trump'ın söylemleri
Trump'ın Kansas mitingi, 3 Kasım 2020 başkanlık seçimleri öncesinde Cumhuriyetçi tabanı harekete geçirme çabasının bir parçasıydı. Eyaletin Senato yarışında Cumhuriyetçi aday Roger Marshall ile Demokrat aday Barbara Bollier karşı karşıya geliyor. Anketler, geleneksel olarak Cumhuriyetçi eğilimli olan Kansas'ta yarışın beklenenden çekişmeli geçebileceğini gösteriyordu. Trump, konuşmasında Fransa'da sarı yelekliler protestoları ve diğer toplumsal olaylardaki şiddet görüntülerini hatırlatarak, benzer kaosun ABD'de Demokratların yönetiminde yaşanabileceği mesajını verdi. Fransa Devlet Başkanı Emmanuel Macron'u da eleştiren Trump, Macron'un "yanlış yönetimi" nedeniyle ülkesinde istikrarsızlık çıktığını savundu.
Fransa'daki olayların siyasi malzeme olarak kullanımı
Fransa'da 2018-2019 yıllarında sarı yelekliler hareketi ve 2020'deki protestolar, zaman zaman şiddet olaylarına sahne olmuştu. Trump yönetimi, bu görüntüleri iç siyasette "radikal sol" ve "kaos" söylemini güçlendirmek için kullandı. Kansas mitinginde Trump, "Demokratlar kazanırsa bu ülke Fransa gibi olur, her yer yanar" ifadelerini kullandı. Bu söylem, Trump'ın seçim kampanyası boyunca sıkça başvurduğu "hukuk ve düzen" temasının bir uzantısıydı. Ancak mitingde somut politika önerilerinden çok korku ve güvenlik vurgusu öne çıktı.
Kansas Senato yarışının önemi
Kansas, tarihsel olarak Cumhuriyetçilerin güçlü olduğu bir eyalet olsa da, 2018 ara seçimlerinde Demokratlar'ın valilik koltuğunu kazanması ve 2020'de bazı anketlerde Senato yarışının yakın geçmesi, ulusal çapta dikkatleri buraya çekmişti. Cumhuriyetçiler, Senato çoğunluğunu korumak için Kansas'ı kritik görüyordu. Trump'ın mitingi, hem Marshall'ı desteklemek hem de eyaletteki Cumhuriyetçi tabanı sandığa taşımak amacı taşıyordu. Demokrat aday Bollier ise ılımlı bir profil çizerek, eyaletteki bağımsız seçmenlere ulaşmayı hedefliyordu.
Bölgesel ve küresel boyut
Trump'ın Fransa örneği üzerinden yürüttüğü kampanya, ABD iç siyasetinin küresel algıya etkisini de gözler önüne seriyor. Fransa'daki toplumsal hareketler, Avrupa'da yükselen popülist dalganın ve ekonomik eşitsizliklerin bir yansıması olarak görülürken, Trump'ın bunu ABD seçimlerinde bir korku unsuru olarak kullanması, transatlantik ilişkilerdeki gerilimin bir göstergesi olarak yorumlandı. Ayrıca, ABD başkanlık seçimlerinin sonucu, NATO, ticaret ve iklim politikaları gibi küresel başlıklarda belirleyici olacak. Trump'ın "Fransa gibi yanar" söylemi, Avrupa'da da yankı buldu ve bazı Avrupalı liderler tarafından eleştirildi.
Türkiye Açısından Değerlendirme
ABD'deki başkanlık seçimleri ve Senato yarışı, Türkiye-ABD ilişkilerini doğrudan etkileyecek. Trump yönetiminin Fransa'yı hedef alan söylemi, Avrupa'daki istikrarsızlık algısını artırarak Türkiye'nin Batı ittifakı içindeki konumunu yeniden düşünmesine yol açabilir. Ancak asıl önemli olan, Kansas Senato yarışının sonucunun Senato'daki dengeleri değiştirip değiştirmeyeceği. Demokratların Senato'da çoğunluğu alması, Türkiye'ye yönelik silah satışları ve yaptırım kararlarında farklı bir dinamik yaratabilir. Türkiye, ABD iç siyasetindeki kutuplaşmayı yakından izlerken, Fransa'daki olayların ABD kampanyasına malzeme olması, Avrupa'da da benzer popülist söylemlerin güçlenebileceğine işaret ediyor.