ABD Başkanı Donald Trump, Pazar günü Kanada'yı hedef alarak, ülkenin başarısız ticaret müzakerelerinin ardından misilleme tarifeleri açıklayan Kanada Başbakanı Mark Carney'e yanıt olarak, "eyalet olmadan eyalet olmanın ayrıcalıklarını" istediklerini söyledi. Trump, Truth Social platformunda yaptığı açıklamada, Kanada'nın ABD ile ticarette haksız avantaj elde etmeye çalıştığını öne sürdü. Bu açıklamalar, iki ülke arasındaki ticari gerilimin tırmanmasına işaret ediyor.
Arka Plan ve Müzakere Süreci
ABD ile Kanada arasındaki ticaret müzakereleri, özellikle otomotiv, ahşap ürünleri ve süt ürünleri gibi sektörlerdeki anlaşmazlıklar nedeniyle geçtiğimiz haftalarda çıkmaza girmişti. ABD yönetimi, Kanada'nın ABD'ye uyguladığı gümrük tarifelerinin adil olmadığını savunurken, Kanada tarafı ise ABD'nin Çelik ve Alüminyum Tarifeleri Yasası kapsamında uyguladığı ek vergilere misilleme yapma hakkını saklı tuttuğunu belirtmişti. Başbakan Carney, Cuma günü yaptığı açıklamada, ABD'nin tek taraflı tarifelerine karşı 30 milyar dolarlık misilleme paketini yürürlüğe koyacağını duyurmuştu. Trump'ın son yorumları, bu misilleme kararının ardından geldi.
Trump, mesajında ayrıca Kanada'nın ABD'ye olan ticari bağımlılığına dikkat çekerek, "Kanada, ticaret açığımızı kapatmak için hiçbir şey yapmıyor. Onlar zengin bir ülke ama bizimle ticarette adil davranmıyorlar. Ya adil bir anlaşma yaparlar ya da bu ülkeyle ticareti sonlandırırız" ifadelerini kullandı. Uzmanlar, bu söylemin ABD'nin 2026'da yeniden müzakere etmeyi planladığı USMCA anlaşması öncesinde bir baskı taktiği olduğunu yorumluyor.
Küresel Ticaret Savaşı ve Etkileri
ABD'nin Kanada'ya yönelik bu sert tutumu, küresel ticaret savaşının derinleştiği bir döneme denk geliyor. ABD'nin Çin'e uyguladığı gümrük tarifeleri ve Avrupa Birliği'ne yönelik tehditleri, dünya genelinde ticaret akışını yeniden şekillendiriyor. Kanada, ABD'nin en büyük ikinci ticaret ortağı konumunda ve iki ülke arasındaki yıllık ticaret hacmi 700 milyar doları aşıyor. Bu gerilim, Kuzey Amerika ekonomisinin istikrarını tehdit ederken, küresel tedarik zincirleri üzerinde de olumsuz etkiler yaratabilir.
Trudeau hükümeti döneminden bu yana süregelen bu anlaşmazlık, Kanada'da ABD'ye yönelik kamuoyu algısını da olumsuz etkiledi. Anketler, Kanadalıların önemli bir bölümünün ABD'ye karşı misilleme tedbirlerini desteklediğini gösteriyor. Öte yandan, bazı ekonomistler, ticaret savaşının her iki ülkenin de GSYİH'sını olumsuz etkileyeceği ve sınır ötesi yatırımları azaltacağı konusunda uyarıyor. Carney ise ulusal birlik çağrısı yaparak, "Kanada, baskılara boyun eğmeyecektir. Biz dostuz, müttefikiz, ancak onurumuzla pazarlık yapmayız" dedi.
Türkiye Açısından Değerlendirme
ABD-Kanada ticaret savaşı, Türkiye'yi doğrudan etkilemese de küresel ticaret dinamikleri açısından önemli sinyaller veriyor. ABD'nin müttefiklerine bile uyguladığı baskıcı ticaret politikaları, Türkiye gibi gelişmekte olan ülkelerin ABD ile ticaret müzakerelerinde nasıl bir tutum izlemesi gerektiğine dair dersler içeriyor. Türkiye, ABD ile yaşadığı S-400 ve CAATSA yaptırımları gibi sorunların yanı sıra ticaret dengesizlikleri konusunda da benzer zorluklarla karşılaşmıştır. Bu gelişme, Türkiye'nin ticaret ortaklarını çeşitlendirme politikasını haklı çıkarırken, ABD ile olası bir ticaret anlaşmazlığında hangi araçlara başvurabileceği konusunda da bir örnek teşkil ediyor.