Başkan Donald Trump'ın sağlık danışmanları tarafından önerilen lâhana turşusu ağırlıklı bir diyet programının, Beyaz Saray'da kabine üyeleri arasında 'sülfürlü kokular' nedeniyle ciddi bir rahatsızlığa yol açtığı ortaya çıktı. Edinilen bilgilere göre, fermente lâhanadan yapılan bu diyet, Beyaz Saray toplantılarında zaman zaman nezaket sınırlarını zorlayan bir atmosfer yaratıyor. Üst düzey bir yetkilinin konuyla ilgili olarak yaptığı açıklamada, 'Bu kokular bazen o kadar yoğun oluyor ki, toplantı odasında odaklanmak neredeyse imkânsız hale geliyor' dediği öğrenildi. Diyetin başlamasından bu yana geçen birkaç ayda, kabine içinde bu konuda yapılan nazik uyarıların sonuçsuz kaldığı belirtiliyor.
Beyaz Saray mutfağında yeni dönem
Trump'ın uzun süredir sağlıklı beslenme konusuna mesafeli durduğu biliniyor; ancak son dönemde doktorlarının yoğun baskısıyla lâhana turşusu diyetine başladığı ifade ediliyor. Diyetin içeriğinde her öğünde büyük porsiyon lâhana turşusu, probiyotik açıdan zengin diğer fermente gıdalar ve bir miktar yağsız protein bulunuyor. Beyaz Saray mutfak şefinin, bu diyeti uygulamakta zorlandığı, çünkü lâhana turşusunun yemek salonunda yaydığı koku nedeniyle diğer çalışanların şikâyetlerini dile getirdikleri aktarılıyor. Özellikle Başkan'ın öğle yemeklerinden sonra yapılan kabine toplantılarında, odanın havalandırılması için ara verildiği bile iddia ediliyor.
Diyetin bir diğer yan etkisi ise sosyal açıdan yaşanan gerginlikler. Kabine üyelerinin, Başkan'ın yanında görüşme yaparken dikkatli olmak zorunda kaldıkları, bazılarının ise bu durumu hafifletici önlemler aldıkları belirtiliyor. Örneğin, Dışişleri Bakanı'nın yanında her zaman bir oda spreyi taşıdığı, Ticaret Bakanı'nın ise toplantı öncesi bolca nane şekeri dağıttığı bilgisi dolaşıyor. Beyaz Saray sözcüsü konuyla ilgili yaptığı yazılı açıklamada, 'Başkan'ın sağlığı her şeyden önce gelir. Kabine üyelerimiz de bu durumun geçici olduğunun bilincinde' ifadelerini kullandı.
Uluslararası boyut: Diplomatik zorluklar
Bu durum, uluslararası protokol açısından da yeni zorluklar getiriyor. Geçen hafta Beyaz Saray'da düzenlenen bir devlet yemeğinde, yabancı bir devlet başkanının, Trump'ın yanında oturan bir kabine üyesinin kokusundan rahatsız olduğu için yemeğini yarıda bıraktığı iddia ediliyor. Diplomatik çevrelerde, bu tür durumların iki ülke arasındaki ilişkileri olumsuz etkileyebileceği yönünde endişeler var. Ancak uzmanlar, bu tür kişisel alışkanlıkların resmi protokolü tamamen aksatmasının nadir olduğunu, yine de Beyaz Saray'ın bu konuda bir çözüm bulması gerektiğini vurguluyor. Öte yandan, diyetin başarılı olup olmadığına dair henüz resmi bir sağlık raporu yayımlanmış değil. Tam tersine, bazı beslenme uzmanları, lâhana turşusunun aşırı tüketiminin mide rahatsızlıklarına ve şişkinliğe yol açabileceğini hatırlatıyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Bu haber, Amerika Birleşik Devletleri'nin iç siyasetine dair sıradışı bir detay olsa da Türkiye'yi doğrudan etkilememektedir. Ancak Beyaz Saray'daki bu tür kişisel dinamiklerin, ABD'nin dış politika yapım süreçlerine – örneğin kabine toplantılarının verimliliğine – dolaylı etkisi olabilir. Türkiye-ABD ilişkileri açısından, bu tür bir gerginliğin büyük stratejik kararları etkilemesi beklenmez; yine de dikkatle izlenmesi gereken bir durumdur. Genel olarak bu haber, Batı medyasının Beyaz Saray'a yönelik ilgisini ve her türlü detayın nasıl haberleştirilebildiğini göstermektedir.