ABD ile İran arasındaki gerilim, beşinci ayına yaklaşırken, yeni bir kamuoyu araştırması Amerikalıların yaklaşık yüzde 78'inin Trump yönetiminin bu çatışmayı yönetmede beklenenden daha fazla zorlandığını düşündüğünü ortaya koydu. CBS News ve YouGov tarafından yapılan ankete katılan 2 bin 193 kişiden üçte ikisinden fazlası, yönetimin İran politikasını başarısız bulduğunu belirtti. Anket, ABD'nin İran'a yönelik askeri ve ekonomik baskısının sonuçlarının, idarenin başlangıçta öngördüğünden çok daha karmaşık ve maliyetli olduğu yönünde güçlü bir algı olduğunu gösteriyor. Bu bulgular, özellikle Kasım ayındaki başkanlık seçimleri öncesinde, Trump yönetiminin dış politika performansına ilişkin tartışmaları yeniden alevlendirdi.
Anketin Ayrıntıları ve Kamuoyundaki Eğilimler
Anketin sonuçlarına göre, katılımcıların yalnızca yüzde 17'si yönetimin İran konusundaki tutumunu başarılı buluyor. Ayrıca, katılımcıların yüzde 58'i ABD'nin İran ile askeri bir çatışmaya girmesinin bir hata olduğunu düşünüyor. Bu oran, Ocak ayında İranlı General Kasım Süleymani'nin öldürülmesi sonrası yapılan anketlerde yüzde 45 civarındaydı. Zamanla artan bu memnuniyetsizlik, Amerikan kamuoyunun Ortadoğu'da yeni bir savaşa girme konusundaki isteksizliğini ve yönetimin politikalarına olan güvenin azaldığını gösteriyor.
CBS News/YouGov anketi, 18-23 Nisan tarihleri arasında, rastgele seçilen yetişkinlerle çevrimiçi olarak gerçekleştirildi. Anketin hata payı artı/eksi yüzde 2,3 olarak belirtildi. Katılımcıların siyasi eğilimleri, Demokratların yüzde 89'unun, bağımsızların yüzde 78'inin ve Cumhuriyetçilerin yüzde 57'sinin yönetimin İran politikasını başarısız bulduğunu ortaya koydu. Bu, Cumhuriyetçi tabanda bile yönetime yönelik eleştirilerin arttığını gösteriyor.
Trump Yönetiminin İran Politikası ve Artan Gerilimler
ABD'nin İran politikası, 2018'de Trump'ın nükleer anlaşmadan (JCPOA) çekilmesiyle başlayan ve ekonomik yaptırımların yeniden uygulanmasıyla sertleşen bir seyir izledi. 2020'nin başlarında, İran'ın ABD üslerine düzenlediği füze saldırıları ve ardından yaşanan gerginlikler, iki ülkeyi savaşın eşiğine getirdi. Trump yönetimi, İran'ı maksimum baskı politikasıyla diz çöktürmeyi hedeflediğini açıkladı, ancak bu politikalar, bölgedeki vekil güçler aracılığıyla İran'ın nüfuzunu kırmayı başaramadı. Ayrıca, ABD'nin İran'a yönelik yaptırımları, uluslararası toplumda ve Avrupalı müttefikler arasında ciddi eleştirilere yol açtı. Washington, Tahran'ın nükleer programının ilerlemesine göz yummakla suçlanırken, İran da ekonomik krize karşı nükleer faaliyetlerini artırarak yanıt verdi.
Anketin yayınlandığı dönemde, ABD ile İran arasındaki gerilimler, Basra Körfezi'nde yaşanan tanker saldırıları ve ABD'nin bölgeye askeri takviyesi ile devam ediyor. Uzmanlar, Trump yönetiminin seçim öncesi İran ile doğrudan bir çatışmaya girmekten kaçınmaya çalıştığını, ancak İran'ın bölgedeki faaliyetlerinin bu stratejiyi zorlaştırdığını belirtiyor. Bu durum, yönetimin dış politika zafiyeti olarak yorumlanıyor ve anket sonuçlarına da yansıyor.
Uluslararası Boyut ve Bölgesel Etkiler
ABD-İran gerilimi, yalnızca iki ülkeyi değil, tüm Ortadoğu'yu etkileyen bir krize dönüşmüş durumda. Özellikle Irak, Suriye ve Yemen'de ABD ile İran'ın desteklediği gruplar arasında çatışmalar yaşanıyor. ABD'nin Irak'taki üslerine düzenlenen saldırılar, Washington'un bölgedeki askeri varlığını gözden geçirmesine yol açtı. Ayrıca, Avrupa Birliği ve Rusya gibi uluslararası aktörler, taraflara itidal çağrısında bulunuyor ve diyaloğun yeniden başlatılmasını istiyor. Ancak, Trump yönetiminin İran konusundaki sert tutumu, diplomatik çözüm çabalarını baltalıyor.
Ankete göre, Amerikalıların çoğu, ABD'nin İran politikasının bölgedeki durumu daha da kötüleştirdiğini düşünüyor. Katılımcıların yüzde 65'i, ABD'nin İran politikasının Ortadoğu'da istikrarı bozduğuna inanıyor. Bu algı, başta müttefik ülkeler olmak üzere uluslararası kamuoyunda da paylaşılıyor. Öte yandan, İsrail ve Suudi Arabistan gibi ülkeler, ABD'nin İran'a yönelik baskısını destekliyor, ancak bu ülkelerin de İran'la doğrudan bir çatışmaya sıcak bakmadığı biliniyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
ABD-İran gerilimi, Türkiye'nin güvenliği ve dış politikası açısından doğrudan sonuçlar doğuruyor. Türkiye, İran'dan doğal gaz alımını sürdürürken, ABD yaptırımları nedeniyle ikili ticarette zorluklar yaşıyor. Ayrıca, Basra Körfezi'ndeki istikrarsızlık, Türkiye'nin enerji ithalatında alternatif yollar aramasına neden oluyor. Bölgedeki çatışmalar, mülteci akınlarını artırabilir ve Türkiye'nin sınır güvenliğini tehdit edebilir. Ankara, hem Washington hem de Tahran ile denge politikası yürütmeye çalışırken, bu kriz bölgesel işbirliği mekanizmalarını da zorluyor. Türkiye'nin, tansiyonun düşürülmesi ve diplomatik çözüm bulunması yönündeki çağrıları, krizin tırmanmasının önlenmesi açısından kritik önem taşıyor.