Eski ABD Başkanı Donald Trump, İsrail'de bu ay sonunda yapılacak genel seçimler öncesinde Başbakan Binyamin Netanyahu'ya açık destek verdi. Trump, yaptığı yazılı açıklamada Netanyahu'yu 'büyük savaşçı başbakan' olarak nitelendirerek, İsrail'in güvenliği için önemli bir lider olduğunu vurguladı. Bu destek, İsrail siyasetinde seçim kampanyasının kızıştığı bir dönemde geldi ve Netanyahu'nun uluslararası alandaki konumunu güçlendirmeyi amaçlıyor.
Trump'ın Desteğinin Arka Planı
Donald Trump ile Binyamin Netanyahu arasındaki ilişki, Trump'ın başkanlığı döneminde (2017-2021) oldukça yakındı. Trump, Kudüs'ü İsrail'in başkenti olarak tanıma ve ABD büyükelçiliğini Tel Aviv'den Kudüs'e taşıma gibi tartışmalı kararlara imza atmıştı. Ayrıca İsrail ile Birleşik Arap Emirlikleri, Bahreyn, Sudan ve Fas arasında İbrahim Anlaşmaları olarak bilinen normalleşme anlaşmalarının mimarı olmuştu. Bu dönemde Netanyahu, Trump'ın Orta Doğu politikalarının en önemli bölgesel ortaklarından biriydi.
Ancak Trump'ın 2020 seçimlerini kaybetmesinin ardından ilişkilerde bir soğuma yaşandı. Netanyahu, Joe Biden'ın başkanlığını tebrik etmekte gecikmiş ve Trump bu duruma tepki göstermişti. Yine de Trump, son dönemde Netanyahu ile ilişkilerini yeniden canlandırmaya çalışıyor. Bu destek açıklaması, Trump'ın 2024 başkanlık seçimlerine yeniden aday olma sinyali verdiği bir dönemde gelmesi açısından da dikkat çekici.
İsrail'de 1 Kasım 2022'de yapılacak seçimler, ülkenin son dört yılda beşinci kez sandık başına gitmesi anlamına geliyor. Netanyahu, yolsuzluk davası nedeniyle zor günler geçiriyor ve iktidarını korumak için zorlu bir mücadele veriyor. Trump'ın desteği, Netanyahu'nun seçmen tabanına 'güçlü lider' imajını pekiştirme fırsatı sunabilir.
Bölgesel ve Küresel Boyut
Trump'ın Netanyahu'ya desteği, ABD-İsrail ilişkilerinin geleceği açısından da önemli. Joe Biden yönetimi, İsrail ile ilişkileri geleneksel çizgide sürdürürken, Trump'ın olası bir ikinci başkanlık döneminde İsrail politikasının daha da Netanyahu yanlısı olacağı sinyalini veriyor. Bu durum, özellikle Filistin meselesi ve İran nükleer anlaşması gibi konularda ABD'nin pozisyonunu etkileyebilir.
Orta Doğu'da yaşanan son gelişmeler, İsrail'in bölgesel güvenlik algılamalarını şekillendiriyor. İran'ın nükleer programına ilişkin müzakerelerin tıkandığı bir dönemde, Netanyahu hükümeti İran'a karşı daha sert bir tutum izliyor. Trump'ın 'savaşçı başbakan' ifadesi, Netanyahu'nun İran ve diğer tehditlere karşı sert duruşunu öne çıkararak, İsrail seçmenine güvenlik konusunda güçlü bir mesaj vermeyi amaçlıyor.
Diğer yandan, Trump'ın açıklaması, ABD'deki siyasi kutuplaşmanın dış politikaya yansıması olarak da okunabilir. Cumhuriyetçi Parti içinde Netanyahu'ya destek güçlüyken, Demokrat Parti yönetimi İsrail'e yönelik eleştirilerde bulunabiliyor. Bu durum, İsrail'in ABD iç siyasetinde bir pazarlık aracı haline gelmesine yol açıyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Trump'ın Netanyahu'ya desteği, Türkiye-İsrail ilişkileri açısından dolaylı etkiler yaratabilir. Türkiye, son dönemde İsrail ile ilişkilerini normalleştirme sürecine girmişti. Ancak Netanyahu'nun seçimleri kazanması ve Trump'ın olası dönüşü, bölgesel dengeleri değiştirebilir. Türkiye, Filistin meselesindeki hassasiyetini korurken, ABD'nin İsrail politikasındaki olası sertleşme, Ankara'nın bölgesel stratejilerini yeniden gözden geçirmesine neden olabilir. Ayrıca, İran'a yönelik olası bir askeri eylem veya yaptırım artışı, Türkiye'nin enerji ve güvenlik çıkarlarını etkileyebilir. Bu nedenle Türkiye, gelişmeleri dikkatle izleyerek diplomatik kanalları açık tutmalı.