ABD Başkanı Donald Trump, seçim kampanyasının son düzlüğünde her gün miting düzenleyerek Cumhuriyetçi Parti'nin anketleri aşmasına yardımcı olacağını iddia ediyor. Ancak kendisine oy veren seçmenlerin önemli bir kısmı, politikalarından ve giderek daha öngörülemez hale gelen söylemlerinden uzaklaşıyor. Trump, mitinglerinde sık sık "ırkları çevirdiğini" öne sürse de, aslında zarar verdiği kesim kendi partisi gibi görünüyor.
Miting Maratonu ve Gerçekler
Başkan Trump, seçim kampanyasının son haftalarında neredeyse her gün miting düzenleyerek Cumhuriyetçi Parti tabanını harekete geçirmeyi hedefliyor. Bu stratejiyle, anketlerde geride olduğu eyaletlerde farkı kapatmayı umuyor. Ne var ki, son dönemde yapılan anketler, Trump'ın 2020 seçimlerinde oy veren Cumhuriyetçi seçmenler arasında bile desteğinin azaldığını gösteriyor. Özellikle bağımsız seçmenler ve ılımlı Cumhuriyetçiler, başkanın son altı aydaki performansından memnun değil.
Andrew Feinberg'in haberine göre, Trump'ın mitinglerinde sarf ettiği sözler ve ortaya koyduğu politikalar, kendi tabanında bile rahatsızlık yaratıyor. Örneğin, sağlık sigortası konusundaki belirsizlik, pandemi yönetimi ve ekonomik teşvik paketleri gibi konularda yaşanan karmaşa, seçmenlerin güvenini sarsmış durumda. Ayrıca başkanın sık sık yaptığı açıklamalar, Cumhuriyetçi Parti'nin kurumsal kimliğine zarar veriyor.
Seçim Sonuçlarına Etkisi
Trump'ın iddialarının aksine, mitinglerin seçim sonuçları üzerindeki etkisi tartışmalı. Siyasi analistler, mitinglerin coşku yaratsa da, sandığa yansımasının her zaman aynı olmadığını belirtiyor. Özellikle pandemi döneminde, kalabalık mitinglerin sağlık riski oluşturması ve eyaletlerin kısıtlamaları, katılımı sınırlayabiliyor. Ayrıca, Trump'ın söylemleri, bazı Cumhuriyetçi seçmenleri partiden uzaklaştırarak, Kongre üyeleri için de risk oluşturuyor.
Son anketlere göre, Başkan Trump'ın ulusal çapta Demokrat rakibi Joe Biden'ın gerisinde olduğu görülüyor. Salıncak eyaletlerde ise yarış daha çekişmeli geçiyor. Ancak Cumhuriyetçi stratejistler, Trump'ın mitinglerinin partinin alt kademelerindeki adaylara zarar verebileceğinden endişe ediyor. Zira başkanın tartışmalı açıklamaları, ılımlı seçmenleri sandığa gitmekten vazgeçirebilir veya Demokratlara yöneltebilir.
Trump'ın "ırkları çevirme" iddiası ise, aslında seçmen demografisindeki değişimlere işaret ediyor olabilir. Beyaz, eğitimli seçmenler arasında desteğini yitiren Trump, Latino ve siyah seçmenler arasında ise beklediği ilgiyi göremiyor. Bu da Cumhuriyetçi Parti'nin geleceği açısından soru işaretleri yaratıyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
ABD seçimleri, Türkiye-ABD ilişkileri açısından her zaman kritik önemde. Trump yönetiminin seçim kampanyasındaki iç politik odaklı söylemleri, dış politika gündemini gölgeleyebilir. Ancak Türkiye, ABD ile ilişkilerinde istikrar arıyor. Özellikle S-400 anlaşmazlığı, Suriye ve Doğu Akdeniz'deki gelişmeler, yeni yönetimin kim olacağından bağımsız olarak önemini koruyacak. Seçim sonucu ne olursa olsun, Türkiye'nin ABD ile diyalog kanallarını açık tutması ve stratejik önceliklerini net bir şekilde ortaya koyması gerekiyor. Ayrıca, ABD'deki siyasi belirsizlik, küresel ekonomi ve güvenlik dengelerini etkileyerek Türkiye'yi de dolaylı yoldan etkileyebilir.