ABD Başkanı Donald Trump, İran'a yönelik kapsamlı yaptırımları 2031 yılına kadar uzatan Lindsey Graham Yasası'nı imzaladı. Beyaz Saray'dan yapılan açıklamaya göre yasa, İran'ın nükleer programını ve bölgesel yayılmacı politikalarını hedef alan mevcut yaptırım rejimini on yıl daha yürürlükte tutacak. Temsilciler Meclisi ve Senato'dan geçen tasarı, her iki partiden de geniş destek görmüştü.
Yasanın Kapsamı ve Arka Planı
Lindsey Graham Yasası, adını Senato'daki İran karşıtı şahin kanadın önde gelen isimlerinden Cumhuriyetçi Senatör Lindsey Graham'dan alıyor. Yasa, İran Merkez Bankası'na, Devrim Muhafızları'na ve İran'ın balistik füze programına yönelik mevcut yaptırımların 2031'e kadar uzatılmasını öngörüyor. Ayrıca, İran'ın petrol ihracatını kısıtlamaya yönelik tedbirlerin de aynı süre zarfında geçerli olacağı belirtiliyor.
Yasa, esasen 2015 nükleer anlaşmasının (JCPOA) ardından uygulanan ve Trump yönetiminin 2018'de anlaşmadan çekilmesiyle yeniden tesis edilen yaptırımların yasal dayanağını sağlamlaştırıyor. Kongre'deki her iki parti de İran'ın nükleer silah edinme çabalarına ve Orta Doğu'daki vekil gruplar aracılığıyla yürüttüğü faaliyetlere karşı ortak bir tutum sergiliyor.
İran tarafı henüz resmi bir açıklama yapmadı. Ancak Tahran'ın daha önce benzer yaptırım adımlarına sert tepki verdiği ve nükleer programını barışçıl amaçlarla sürdürdüğünü savunduğu biliniyor. Uzmanlar, yasanın İran'ın ekonomisi üzerindeki baskıyı artıracağını, ancak bölgesel gerilimi de tırmandırabileceğini belirtiyor.
Bölgesel ve Küresel Yansımalar
Yasanın imzalanması, ABD'nin İran'a yönelik "maksimum baskı" politikasının 2031'e kadar süreceğini gösteriyor. Bu durum, Biden döneminde nükleer anlaşmayı canlandırma çabalarının başarısız olmasının ardından Trump'ın ikinci döneminde yeniden sert bir çizgi izleneceğine işaret ediyor.
İran, son yıllarda uranyum zenginleştirme oranını %60'a kadar çıkarmış ve Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı (IAEA) ile işbirliğini kısıtlamıştı. Yaptırımların uzatılması, İran'ın nükleer programını daha da ileri taşımasına neden olabilir. Ayrıca, İran'ın Çin ve Rusya ile artan ekonomik ve askeri işbirliği, ABD yaptırımlarının etkisini kısmen azaltıyor.
Orta Doğu'da ise İsrail ve Suudi Arabistan gibi ABD müttefikleri yasayı memnuniyetle karşıladı. İsrail Başbakanı, yasanın İran'ın nükleer silah edinmesini engellemek için kritik olduğunu söyledi. Ancak bazı Avrupalı diplomatlar, yasanın diplomatik çözüm olasılığını zayıflattığı endişesini taşıyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, İran ile uzun bir kara sınırına sahip olması ve enerji ithalatında İran'a bağımlılığı nedeniyle yaptırımlardan doğrudan etkileniyor. ABD yaptırımlarına rağmen Türkiye, İran'dan doğal gaz alımını sürdürüyor; ancak yaptırımların uzatılması, Türkiye'nin enerji tedarikinde alternatif arayışlarını hızlandırabilir. Ayrıca, yaptırımların bölgesel istikrarsızlığı artırması, Türkiye'nin sınır güvenliği ve Suriye-Irak denklemindeki dengeleri olumsuz etkileyebilir. Türkiye, İran ile diyalog kanallarını açık tutmaya çalışsa da ABD ile ilişkilerinde bu konu yeni bir gerilim unsuru olabilir.