ABD Başkanı Donald Trump, İran'a yönelik askeri operasyonları tırmandırarak ikinci kez Hürmüz Boğazı'nı ablukaya alırken, sivil hedeflerin vurulabileceği tehdidinde bulundu. Salı günü başlatılan abluka ve hava saldırıları, Tahran yönetimine karşı uluslararası baskıyı artırırken, bölgedeki ticari gemilerin geçiş güvenliği tehlikeye girdi. Trump, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, İran'ın nükleer programını durdurmak için 'her türlü hedefin masada olduğunu' belirterek, uluslararası hukuka aykırı şekilde sivil altyapının vurulabileceği sinyalini verdi.
Gelişmenin arka planı
ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı (CENTCOM), Hürmüz Boğazı'nda yeniden başlatılan deniz ablukasının, İran'ın petrol ihracatını tamamen durdurmayı hedeflediğini açıkladı. Abluka kapsamında, bölgeye yaklaşan ticari gemiler durdurulup aranırken, İran bandıralı petrol tankerlerine el konuluyor. CENTCOM Sözcüsü Kaptan Michael Smith, 'Hürmüz Boğazı'nın uluslararası sularında seyir güvenliğini sağlamak için gereken tüm adımları atıyoruz' dedi. Ancak abluka, İran'ın 2019'da gerçekleştirdiği benzer bir operasyonun ardından gerilimi tırmandırmıştı ve şimdi yeni bir krize işaret ediyor.
Trump yönetiminin bu hamlesi, İran'ın nükleer müzakerelerde ilerleme kaydetmemesi ve bölgedeki vekil güçler aracılığıyla ABD hedeflerine saldırmasına yanıt olarak geldi. Beyaz Saray'dan yapılan yazılı açıklamada, 'İran rejimi, uluslararası toplumun iradesine meydan okumaya devam ediyor. Ekonomik ve askeri baskıyı artırarak rejimi masaya oturmaya zorlayacağız' ifadeleri kullanıldı. Trump'ın sivil hedeflere yönelik tehdidi ise, özellikle Avrupalı müttefiklerden sert tepki aldı. Fransa Dışişleri Bakanlığı, 'sivillerin hedef alınmasının savaş suçu sayılacağını' belirten bir bildiri yayımladı.
Bölgesel veya küresel boyut
Hürmüz Boğazı, küresel petrol arzının yaklaşık yüzde 20'sinin geçtiği stratejik bir su yolu olarak, herhangi bir abluka veya çatışmanın dünya enerji piyasalarını derinden etkilemesi bekleniyor. Petrol fiyatları, abluka haberinin ardından varil başına 85 dolara yükselirken, uzmanlar fiyatların 100 doların üzerine çıkabileceği uyarısı yapıyor. Çin ve Hindistan gibi büyük petrol ithalatçıları, ablukadan en çok etkilenecek ülkeler arasında. Pekin yönetimi, 'uluslararası deniz ticaretinin özgürlüğünün ihlal edildiği' gerekçesiyle ABD'yi Birleşmiş Milletler nezdinde protesto etti.
Bölgesel olarak, Körfez ülkeleri ikiye bölünmüş durumda. Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri, ABD'nin ablukasını dolaylı olarak desteklerken, Katar ve Umman arabuluculuk çağrısı yapıyor. İran ise ablukaya misilleme olarak, kendi toprakları üzerinde keşif uçuşu yapan ABD insansız hava araçlarını düşürdüğünü duyurdu. İran Devrim Muhafızları Komutanı Hüseyin Selami, 'Hürmüz Boğazı'nı kapatacak güce sahibiz. ABD'nin bu maceradan akıllıca çıkmasını umuyoruz' tehdidinde bulundu. Bu gelişmeler, bölgede 2020'deki ABD'nin İranlı General Kasım Süleymani'yi öldürmesinin ardından en ciddi kriz olarak değerlendiriliyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, enerji ihtiyacının büyük bölümünü ithal eden bir ülke olarak, Hürmüz Boğazı'ndaki ablukadan doğrudan etkilenecek. Petrol fiyatlarındaki artış, Türkiye'nin enerji faturasını yukarı çekerken, cari açık üzerinde baskı oluşturacak. Ayrıca, İran'ın Türkiye'nin doğal gaz tedarikçilerinden biri olması, gerilimin Türk-Rus ve Türk-İran enerji ilişkilerini de etkileyebileceği anlamına geliyor. Ankara, bugüne kadar ABD'nin İran'a yönelik maksimum baskı politikasına mesafeli yaklaştı. Türkiye'nin, hem enerji güvenliğini korumak hem de bölgesel istikrarı sağlamak adına taraflar arasında arabuluculuk rolü üstlenmesi beklenebilir. Ancak Trump'ın sivil hedefler tehdidi, bölgenin kaosa sürüklenmesi riskini artırırken, Türkiye'nin mülteci akını ve sınır güvenliği gibi ek yüklerle karşılaşabileceği unutulmamalıdır.