ABD Başkanı Donald Trump, 20 Ocak 2025 itibarıyla İran'a yönelik askeri operasyonları resmen yeniden başlattığını duyurdu. Beyaz Saray'dan yapılan açıklamaya göre, Hürmüz Boğazı'nda deniz ablukası derhal yürürlüğe girerken, İran'ın askeri altyapısına yönelik günlük hava saldırıları da başlayacak. Bu karar, ateşkesin yalnızca 28 gün sürmesinin ardından geldi ve küresel enerji piyasalarında yeni bir şok dalgası yarattı. Trump, yaptığı kısa açıklamada, "İran'ın nükleer emelleri artık sona erecek" ifadelerini kullandı.
Gelişmenin arka planı: Ateşkes neden çöktü?
Trump'ın ilk döneminde başlatılan "maksimum baskı" politikası, İran'ın nükleer anlaşmadan çekilmesi ve bölgesel milis güçlerine verdiği destek nedeniyle 2023 yılı sonunda sıcak çatışmaya dönüşmüştü. Geçen yılın Aralık ayında taraflar, Suudi Arabistan ve Rusya arabuluculuğunda geçici bir ateşkeste anlaşmış, ancak İran'ın Yemen'deki Husilere füze sevkiyatını durdurmayı reddetmesi ve ABD'nin yeni yaptırımları uygulamaya koyması üzerine gerilim yeniden tırmanmıştı. 18 Ocak'ta Basra Körfezi'nde ABD donanmasına ait bir savaş gemisinin İran yapımı bir insansız hava aracı tarafından hedef alınması, Trump yönetimine savaşı yeniden başlatma için somut bir gerekçe sağladı.
Pentagon kaynaklarına göre, operasyonun ilk aşamasında İran'ın hava savunma sistemleri, füze rampaları ve devrim muhafızlarına ait komuta merkezleri imha edilecek. Ayrıca Hürmüz Boğazı'nda sivil gemi geçişlerine izin verilmeyecek, ancak insani yardım ve tıbbi malzeme taşıyan gemilerin geçişi için insani koridor açılacağı bildirildi. İran tarafı ise ABD'nin bu hamlesine misilleme yapacağını duyurdu. Dini Lider Hamaney, "Beyaz Saray'daki çete, sonun başlangıcını tetikledi" diyerek karşı saldırı sinyali verdi.
Bölgesel ve küresel boyut: Petrol fiyatları rekor kırıyor
Hürmüz Boğazı'nın abluka altına alınması, küresel petrol arzının yaklaşık yüzde 20'sini tehdit ediyor. Brent petrol varil fiyatı, haberin duyulmasının ardından 98 dolara yükselerek son iki yılın en yüksek seviyesini gördü. Uzmanlar, ablukanın uzun sürmesi halinde petrol fiyatlarının 120 doları aşabileceğini belirtiyor. Suudi Arabistan ve BAE, alternatif ihracat rotalarını devreye sokmak için acil toplantı yaparken, Çin ve Hindistan gibi büyük petrol ithalatçıları ABD'ye diplomatik girişimlerde bulundu. Rusya ise çatışmayı "ABD'nin yeni bir macerası" olarak nitelendirip, İran'a askeri destek sözü verdi.
NATO ve Avrupa Birliği'nden farklı tepkiler geldi. ABD'nin en yakın müttefiki İngiltere, abluka operasyonuna lojistik destek vereceğini açıklarken, Fransa ve Almanya savaşın bir an önce durdurulması çağrısı yaptı. Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi, acil toplantıya çağrılırken, genel sekreter Antonio Guterres "bölgesel bir yangının tüm Ortadoğu'yu kül edebileceği" uyarısında bulundu.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, İran ile hem kara sınırını paylaşan hem de enerji ithalatında önemli ölçüde bağımlı olan bir ülke olarak, Hürmüz Boğazı'nın ablukaya alınmasından doğrudan etkilenecektir. Krizin derinleşmesi halinde petrol fiyatlarındaki yükseliş, cari açığı ve enflasyonu tetikleyecek; ayrıca Irak üzerinden gelen enerji hatlarının güvenliği risk altına girecektir. Güvenlik boyutunda ise, İran'ın olası bir misillemesinde Türkiye sınırındaki PKK/PYD unsurlarının kullanılması veya Suriye'deki İran milislerinin hareketlenmesi, Ankara'nın askeri angajmanını artırabilir. Türkiye'nin Arabuluculuk rolü üstlenmesi beklenirken, İran'la ticari ilişkilerin ve doğalgaz anlaşmasının da yeniden gözden geçirilmesi gerekebilir.