ABD Başkanı Donald Trump, Perşembe günü İran ile süren savaşın 3 Kasım ara seçimlerinden önce sona erebileceğini belirtti. Trump, bir gün önce savaşın seçimlerden hemen sonra biteceğini tahmin etmişti. “Dayanabileceklerini bilmiyorum. Ama seçimlerden sonra çözülecek. Ya da daha erken,” diyen Trump, savaşın süresine ilişkin belirsizliği korudu.
Savaşın Arka Planı ve Trump’ın Değişen Tahminleri
ABD ile İran arasındaki gerilim, Trump’ın başkanlığı döneminde yeniden alevlendi. 2020’de İranlı General Kasım Süleymani’nin ABD güçlerince öldürülmesinin ardından bölgede tansiyon yükselmişti. Trump yönetimi, İran’a yönelik “maksimum baskı” politikası izleyerek ekonomik yaptırımları artırdı. İran ise nükleer programını genişletti ve bölgedeki vekil güçleri aracılığıyla ABD müttefiklerine yönelik tehditlerini sürdürdü. Son haftalarda yaşanan çatışmalar, iki ülke arasında doğrudan bir savaş ihtimalini gündeme getirdi. Trump’ın açıklamaları, savaşın seyrine dair belirsizliği yansıtıyor. Başkan, ilk olarak savaşın seçimlerden hemen sonra sona ereceğini söylemişti. Ancak Perşembe günü yaptığı açıklamada, “daha erken” bir bitiş olasılığından bahsetti. Bu değişiklik, ABD istihbaratının İran’ın direncine ilişkin değerlendirmelerini güncellediğine işaret ediyor olabilir. Trump, “Dayanabileceklerini bilmiyorum” diyerek İran’ın askeri ve ekonomik kapasitesine dair şüphelerini dile getirdi. Ayrıca, savaşın seçim sonuçlarını etkileyebileceği sinyalini verdi. ABD’de 3 Kasım’da yapılacak ara seçimler, Temsilciler Meclisi ve Senato’nun kontrolünü belirleyecek. Trump, seçim öncesi bir dış politika zaferi kazanarak Cumhuriyetçilerin elini güçlendirmeyi hedefliyor olabilir. Öte yandan, savaşın uzaması halinde seçmenlerin ekonomik ve güvenlik kaygılarıyla sandığa gitmesi riski de mevcut. Trump’ın açıklamaları, kamuoyu yoklamalarında dalgalanmalara yol açabilir.
Bölgesel ve Küresel Boyut
İran ile ABD arasındaki savaş, Ortadoğu’nun istikrarını doğrudan etkiliyor. İran’ın nükleer programı, bölgedeki güç dengesini değiştirirken Suudi Arabistan, İsrail ve Körfez ülkeleri yakından izliyor. Savaşın seçimlerden önce bitmesi, ABD’nin bölgedeki askeri varlığını azaltabilir ve İran’ın nüfuzunu artırabilir. Ancak savaşın uzaması, petrol fiyatlarını yükselterek küresel ekonomiyi olumsuz etkileyebilir. Avrupa Birliği ve Rusya, çatışmanın diplomatik yollarla çözülmesi çağrısı yapıyor. Çin ise İran’ın en büyük petrol alıcısı olarak savaşın ticaret yollarına etkisini yakından takip ediyor. Türkiye, İran ile komşu olarak savaşın yayılmasından endişe duyuyor. Mülteci akını, enerji arz güvenliği ve sınır güvenliği riskleri öne çıkıyor. Trump’ın açıklamaları, savaşın süresine dair belirsizliği artırırken, diplomatik çözüm arayışlarını da hızlandırabilir.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, İran ile 534 kilometrelik sınırı ve derin ekonomik ilişkileri nedeniyle savaşın olası sonuçlarından doğrudan etkilenecek. Savaşın seçimlerden önce bitmesi, bölgede istikrarın bir an önce sağlanması açısından Ankara’nın lehine olur. Ancak savaşın uzaması halinde İran’dan Türkiye’ye yönelik mülteci akını, enerji fiyatlarında dalgalanma ve sınır güvenliği sorunları baş gösterebilir. Türkiye, aynı zamanda ABD ile İran arasında arabuluculuk rolü üstlenerek diplomatik etkisini artırabilir. Bu süreçte, Türkiye’nin İran’a yönelik yaptırımlara katılmaması ve bağımsız dış politika çizgisi, Batı ile ilişkilerinde yeni gerilimlere yol açabilir. Enerji ithalatında İran’a bağımlılığı olan Türkiye, savaşın petrol fiyatlarını yükseltmesi halinde cari açık ve enflasyon baskısıyla karşılaşabilir. Bu nedenle, savaşın kısa sürede sona ermesi Türkiye’nin ekonomik ve güvenlik çıkarlarına hizmet edecektir.