ABD Başkanı Donald Trump, İran ile girdiği savaşta çıkış yolu bulamazken, giderek artan bir şekilde kendi anıtlarını dikme ve mirasını sağlamlaştırma çabasına odaklanmış durumda. Beyaz Saray kaynaklarına göre Trump, İran'a yönelik askeri müdahalenin stratejik hedeflerine ulaşamaması ve bölgesel müttefiklerden yeterli destek görememesi nedeniyle zor bir dönemden geçiyor. Bu durum, başkanın dikkatini iç siyasete ve kendi imajını güçlendirecek projelere yöneltmesine neden oluyor.
İran Savaşında Çıkış Yolu Aranıyor
Trump yönetimi, İran'a yönelik yaptırımları sıkılaştırarak ve askeri varlığını artırarak Tahran'ı köşeye sıkıştırmayı hedeflemişti. Ancak İran'ın beklenenin aksine direnç göstermesi ve vekil güçler aracılığıyla bölgede ABD çıkarlarına yönelik saldırıları sürdürmesi, Washington'un hesaplarını bozdu. Irak ve Suriye'deki ABD üslerine yönelik saldırılar, Basra Körfezi'nde petrol tankerlerine yapılan müdahaleler ve Husi isyancıların Kızıldeniz'deki eylemleri, savaşın kontrolden çıkma riskini artırıyor.
Trump, seçim kampanyası sırasında İran ile yeni bir savaşa girmeyeceğini vaat etmişti. Ancak 2020'de Kasım Süleymani'nin öldürülmesiyle başlayan süreç, iki ülkeyi savaşın eşiğine getirdi. Şimdi ise Trump, asker çekme sözünü yerine getiremediği gibi, bölgede artan askeri yığınakla eleştiriliyor. Uzmanlar, başkanın İran dosyasında ne askeri ne de diplomatik bir çözüm üretemediğini, bu nedenle iç politikada dikkat dağıtacak adımlara yöneldiğini belirtiyor.
Kendi Anıtlarını Dikme Çabası
Son dönemde Trump'ın gündeminde, kendi adını taşıyan anıtlar ve yapılar öne çıkıyor. Başkan, ülke genelinde "Trump" markalı oteller, golf sahaları ve parklar açmaya devam ederken, aynı zamanda ulusal anma projelerine müdahale ederek kendi mirasını ölümsüzleştirmeye çalışıyor. Örneğin, Washington'daki Smithsonian müzelerinde yapılan değişikliklerle, Trump'ın başkanlık dönemine ilişkin olumlu anlatıların güçlendirilmesi hedefleniyor. Ayrıca, başkentte "Trump Anıtı" adı altında bir heykel veya park yapılması için girişimlerde bulunulduğu iddia ediliyor.
Bu çabalar, Trump'ın siyasi kariyerinin sona ermesinden endişe ettiği ve tarihe nasıl geçeceğini kontrol etmeye çalıştığı yorumlarına yol açıyor. Beyaz Saray'dan bazı yetkililer, başkanın özellikle koronavirüs salgını yönetimi ve ekonomik kriz gibi konularda olumsuz anılacağını bildiği için, fiziksel miras projelerine ağırlık verdiğini belirtiyor. Trump'ın ayrıca, kendi adını taşıyan bir başkanlık kütüphanesi için bağış toplama kampanyası başlattığı ve bu projeye büyük kaynak ayırdığı biliniyor.
Bölgesel ve Küresel Boyut
Trump'ın İran ile savaşta çıkış yolu bulamaması, ABD'nin Ortadoğu'daki itibarını zedeliyor. Suudi Arabistan ve BAE gibi müttefikler, Washington'un kararlılığını sorgulamaya başlarken, Rusya ve Çin bölgede nüfuzlarını artırıyor. İran'ın nükleer programını ilerletmesi, İsrail için ciddi bir tehdit oluşturuyor ve bu durum ABD'nin bölgedeki güvenlik mimarisini sarsıyor. Ayrıca, Trump'ın iç politikada anıt çabalarına odaklanması, ABD'nin küresel liderlik iddiasını zayıflatıyor ve müttefikler arasında güven kaybına neden oluyor.
Ekonomik açıdan, İran ile savaşın uzaması petrol fiyatlarını dalgalandırıyor ve küresel piyasalarda belirsizlik yaratıyor. Trump'ın anıt projelerine ayırdığı kaynaklar ise kamu maliyesi üzerinde ek yük oluşturuyor. Öte yandan, başkanın mirasını sağlamlaştırma çabaları, 2024 seçimlerine yönelik bir hazırlık olarak da değerlendiriliyor; zira Trump, yeniden seçilme ihtimalini artırmak için tabanını konsolide etmeye çalışıyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
ABD'nin İran ile savaşta çıkış yolu bulamaması ve Trump'ın iç politikaya yönelmesi, Türkiye için hem risk hem fırsatlar barındırıyor. Türkiye, İran ile ticari ilişkilerini sürdürürken ABD yaptırımlarına uymak zorunda kalabilir. Ayrıca, ABD'nin bölgedeki zayıflayan liderliği, Türkiye'nin Irak ve Suriye'deki Kürt gruplarla ilişkilerini etkileyebilir. Öte yandan, ABD'nin dikkatinin dağılması, Türkiye'nin Doğu Akdeniz ve Kafkasya'daki manevra alanını genişletebilir. Ancak, İran ile savaşın tırmanması, Türkiye'nin enerji güvenliğini ve ekonomik istikrarını tehdit edebilir. Bu nedenle Ankara, denge politikası izleyerek hem İran hem de ABD ile ilişkilerini yönetmeye çalışacaktır.