ABD Başkanı Donald Trump, İran’a yönelik olası bir askeri müdahalenin ardından benzin fiyatlarının galon başına 1,85 dolara kadar gerileyeceğini öne sürdü. Trump, “Zaten çok düştü” diyerek mevcut fiyatların da düşük olduğunu savundu. Enerji piyasaları ve jeopolitik uzmanlar ise bu iddiayı gerçekçi bulmuyor. ABD’de ortalama benzin fiyatı son haftalarda %5 oranında gerilemiş olsa da, 1,85 dolar seviyesi 2020’den bu yana görülmüş değil.
Arka plan: Trump’ın enerji politikaları ve İran söylemi
Trump, başkanlık kampanyası boyunca enerji bağımsızlığı ve düşük yakıt fiyatları vaat etmişti. Göreve geldiğinde ABD’yi petrol üretiminde rekor seviyelere taşıyan politikalar izledi. Ancak İran ile artan gerilim, petrol arzında belirsizlik yaratıyor. Trump, İran’a yönelik “maksimum baskı” stratejisini sürdürürken, askeri seçeneği de masada tutuyor. Başkan, 2019’da İran’a yönelik bir drone saldırısını son anda durdurmuştu, ancak son dönemde artan söylemler yeniden tırmanışa işaret ediyor.
Trump, geçtiğimiz günlerde yaptığı bir açıklamada, “İran’la savaşı bitirdiğimizde petrol fiyatları çökecek ve benzin 1,85 dolar olacak. Bu harika olacak” ifadelerini kullandı. Oysa Uluslararası Enerji Ajansı verilerine göre, küresel petrol arzındaki herhangi bir kesinti, fiyatları yukarı çekiyor. İran olası bir çatışmada Hürmüz Boğazı’nı kapatma tehdidinde bulunuyor; bu da petrol fiyatlarının patlamasına yol açabilir.
Bölgesel ve küresel boyut: Petrol fiyatları ve jeopolitik riskler
İran, dünyanın en büyük petrol rezervlerine sahip ülkelerden biri. Herhangi bir askeri çatışma, küresel petrol arzını ciddi şekilde etkileyebilir. Uzmanlar, Trump’ın vaadinin aksine, İran’a yönelik bir operasyonun benzin fiyatlarını 4 doların üzerine çıkarabileceğini belirtiyor. Ayrıca, ABD’nin kendi petrol üretimini artırması bile küresel fiyatları tek başına belirleyemiyor. OPEC+ ülkelerinin üretim kotaları ve Çin’in talebi gibi faktörler, fiyatları şekillendiren ana unsurlar.
Trump’ın bu söylemi, iç politikada seçmen tabanına yönelik bir mesaj olarak da yorumlanıyor. Özellikle enflasyonun yüksek olduğu bir dönemde, benzin fiyatlarının düşeceği vaadi popülist bir strateji olarak değerlendiriliyor. Ancak ekonomistler, bu tür vaatlerin gerçekçi olmadığını ve tüketicileri yanıltabileceğini vurguluyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, enerji ihtiyacının büyük bölümünü ithal eden bir ülke olarak, küresel petrol fiyatlarındaki dalgalanmalardan doğrudan etkileniyor. İran’a yönelik olası bir ABD operasyonu, bölgesel istikrarsızlığı artırarak Türkiye’nin güvenliğini tehdit edebilir. Ayrıca, Türkiye ile İran arasındaki ticaret, özellikle doğal gaz ve petrol alanında, böyle bir çatışmadan olumsuz etkilenebilir. Trump’ın benzin fiyatı vaadi, Türkiye açısından doğrudan bir etki yaratmasa da, bölgede artan gerilim Türkiye’nin enerji arz güvenliği ve dış politikası açısından yakından takip edilmesi gereken bir gelişmedir.