ABD’nin İran’a yönelik askeri operasyonlarının küresel tedarik zincirlerinde yol açtığı tahribat, halihazırda büyük bir insani krizle boğuşan dünyanın en kırılgan ülkelerinde on milyonlarca insanı açlığın eşiğine getirdi. Uzmanlar, İran’da ateşkes ilan edilmiş olsa bile, savaşın lojistik altyapıda yarattığı hasarın ve uluslararası yardımlardaki kesintilerin, özellikle Afrika Boynuzu, Yemen ve Afganistan gibi bölgelerde gıda güvenliğini felç edeceği uyarısında bulunuyor.
Tedarik Zincirlerindeki Kırılma ve Yardım Krizinin Büyümesi
İran’daki çatışmalar, Basra Körfezi’ndeki kritik deniz yollarını ve Orta Doğu’daki kara ticaret rotalarını ciddi şekilde etkiledi. Birleşmiş Milletler Dünya Gıda Programı’na (WFP) göre, bu rotalar üzerinden taşınan tahıl, yakıt ve tıbbi malzemelerin akışı neredeyse durma noktasına geldi. Özellikle Yemen, Somali, Sudan ve Bangladeş gibi ithalata bağımlı ülkeler, bu kesintiden en ağır şekilde etkileniyor.
ABD’nin İran ambargosu ve ardından gelen çatışmalar, küresel gıda fiyatlarında yüzde 30’a varan artışa neden oldu. Dünya Bankası verilerine göre, buğday fiyatları son altı ayda yüzde 40 yükseldi. Aynı dönemde, ABD ve Avrupa Birliği’nin yardım bütçelerinde yaptığı kesintiler, WFP’nin bütçe açığını 5 milyar dolara çıkardı. Bu durum, kuruluşun 15 ülkede milyonlarca kişiye sağladığı gıda yardımını azaltmasına veya tamamen durdurmasına yol açtı.
Küresel Boyut: “Açlık Tsunamisi” Kapıda
Uluslararası Kriz Grubu uzmanları, mevcut durumu “açlık tsunamisi” olarak nitelendirerek, 2025 yılı sonuna kadar 40 ülkede 150 milyon insanın akut gıda güvensizliği ile karşı karşıya kalabileceğini öngörüyor. Bu rakam, 2023’teki 90 milyonluk krizin çok üzerinde. En büyük etki, İran’ın komşuları Afganistan, Pakistan ve Irak’ta; ayrıca Doğu Afrika’da görülüyor. Sudan’da savaşın etkisiyle birleşen gıda krizi, 5 milyon çocuğu akut yetersiz beslenme riski altında bırakıyor.
BM İnsani İşler Koordinasyon Ofisi (OCHA), tedarik zincirlerindeki aksamanın yanı sıra, iklim değişikliğine bağlı kuraklıkların da krizi derinleştirdiğini belirtiyor. Uzmanlar, İran çatışmasının enerji piyasalarında yarattığı belirsizliğin, gübre ve tarım ilacı fiyatlarını da yükselttiğine dikkat çekiyor. Bu durum, gelişmekte olan ülkelerde kendi gıdasını üretmeye çalışan küçük çiftçileri olumsuz etkiliyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
İran’daki çatışmaların tedarik zincirlerinde yarattığı tahribat, Türkiye’yi de yakından ilgilendiriyor. Türkiye, hem İran’a komşu bir ülke hem de Orta Doğu ve Orta Asya’ya yönelik lojistik bir merkez konumunda. Savaş nedeniyle kesintiye uğrayan ticaret yolları, Türkiye’nin bu bölgelere yönelik ihracatını ve enerji ithalatını olumsuz etkiliyor. Ayrıca, artan gıda fiyatları ve küresel enflasyon, Türkiye ekonomisi üzerinde baskı yaratırken, sınır güvenliği riskleri de artıyor. Türkiye’nin, insani yardım koridorlarını açık tutmak ve bölgesel istikrarı sağlamak için diplomatik girişimlerini yoğunlaştırması bekleniyor.