ABD Başkanı Donald Trump, İran ile savaşı önleyecek bir anlaşmanın hafta sonu imzalanabileceğini açıkladı. Ancak Tahran yönetimi henüz nihai bir karar almadığını duyurdu. Bu gelişme, Hürmüz Boğazı'nda artan askeri gerilim ve petrol fiyatlarındaki dalgalanmaların gölgesinde yaşanıyor. Trump'ın açıklaması, Dubai ve Washington merkezli diplomatik kaynaklara dayandırılırken, taraflar arasındaki dolaylı müzakerelerin hız kazandığı belirtiliyor. İran Dışişleri Bakanlığı'ndan yapılan resmi açıklamada ise "Henüz bir anlaşma metni üzerinde mutabakata varılmamıştır" ifadesi kullanıldı. Uzmanlar, Trump'ın seçim öncesi bir dış politika zaferi arayışında olduğunu, İran'ın ise ekonomik yaptırımların hafifletilmesi karşılığında nükleer faaliyetlerinde kısıtlamaya gitmeyi değerlendirdiğini belirtiyor.
Gelişmenin arka planı
ABD ile İran arasındaki dolaylı görüşmeler, Umman ve İsviçre arabuluculuğunda haftalardır devam ediyor. Trump yönetimi, 2018'de nükleer anlaşmadan (JCPOA) çekildikten sonra İran'a yönelik "maksimum baskı" politikasını uyguluyordu. Bu politika kapsamında İran petrol ihracatı neredeyse sıfırlanmış, ülke ekonomisi ağır darbe almıştı. Buna karşılık İran, uranyum zenginleştirme seviyesini yüzde 60'a çıkararak nükleer faaliyetlerini hızlandırmıştı. Son haftalarda Tahran'ın tutumunda gözle görülür bir yumuşama olduğu ifade ediliyor.
Trump'ın "Bu hafta sonu imzalanabilir" sözleri, Beyaz Saray'da bir anlaşmaya hazır olunduğunu gösteriyor. Ancak İranlı yetkililer, henüz bir karar verilmediğini ve görüşmelerin sürdüğünü vurguluyor. İran Dışişleri Bakanı Muhammed Cevad Zarif'in dolaylı görüşmelere katılmadığı, sürecin daha çok güvenlik ve istihbarat kanalları üzerinden yürütüldüğü belirtiliyor.
Bölgesel ve küresel boyut
Hürmüz Boğazı, küresel petrol arzının yaklaşık yüzde 20'sinin geçtiği kritik bir nokta. İran'ın boğazı tehdit etmesi, petrol fiyatlarında ani yükselişlere neden oluyor. Son haftalarda İran Devrim Muhafızları'nın bölgedeki tatbikatları, ABD Donanması'nı da harekete geçirdi. Pentagon, Körfez'e ek savaş gemileri konuşlandırdı. Bir anlaşma sağlanamaması halinde, bölgesel bir çatışma riski artabilir. Öte yandan, Trump'ın açıklaması piyasalarda olumlu karşılandı; petrol fiyatları yüzde 2'nin üzerinde geriledi.
İsrail ve Suudi Arabistan, İran'la yapılacak olası bir anlaşmaya temkinli yaklaşıyor. İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, İran'ın nükleer programının tamamen durdurulmasını talep ediyor. Suudi Arabistan ise İran'ın bölgesel faaliyetlerinin kısıtlanmasını şart koşuyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
ABD-İran arasında olası bir anlaşma, Türkiye'nin enerji güvenliği ve bölgesel istikrarı açısından kritik önem taşıyor. Türkiye, İran'dan doğal gaz ithal ediyor ve iki ülke arasındaki ticaret hacmi yaptırımlara rağmen belirli bir seviyede devam ediyor. Gerginliğin azalması, Türkiye'nin enerji maliyetlerini düşürebilir ve bölgesel ticaretin önünü açabilir. Ayrıca, İran'la yapılacak bir anlaşma, Suriye ve Irak'taki istikrarsızlığa da dolaylı olarak olumlu yansıyabilir. Ancak bu anlaşmanın, Türkiye'nin güney sınırındaki terör tehdidi ve İran destekli grupların faaliyetleri üzerindeki etkisi belirsizliğini koruyor. Ankara, süreci dikkatle takip ediyor.