ABD Başkanı Donald Trump, İran'a yönelik planladığı askeri saldırıyı son anda iptal ettiğini açıkladıktan sonra, Tahran ile yeni müzakerelerin pazartesi öğleden sonra başlayacağını duyurdu. Bu açıklama, Körfez bölgesinde tansiyonun yükseldiği bir dönemde, diplomatik bir çıkış sinyali olarak değerlendiriliyor. Bloomberg muhabiri Stuart Livingstone-Wallace, müzakerelerin hangi düzeyde gerçekleşeceği ve petrol fiyatları üzerindeki etkileri hakkında önemli ayrıntıları paylaşıyor.
Gelişmenin arka planı
ABD ve İran arasındaki gerilim, son haftalarda tırmanışa geçmişti. ABD'nin İran'a yönelik ekonomik yaptırımlarını sıkılaştırması ve İran'ın uranyum zenginleştirme faaliyetlerini artırması, iki ülkeyi savaşın eşiğine getirmişti. Geçtiğimiz günlerde ABD'nin İran'a ait bir insansız hava aracını düşürmesi ve İran'ın da buna karşılık olarak Hürmüz Boğazı'nda bir ABD İHA'sını vurduğunu açıklaması, bölgede askeri bir çatışma riskini artırmıştı.
Trump, saldırı emrini verdiğini ancak 150 kadar kaybın yaşanabileceğini öğrendikten sonra operasyonu iptal ettiğini belirtti. Bu açıklama, hem iç politikada hem de uluslararası kamuoyunda geniş yankı buldu. Beyaz Saray'dan yapılan açıklamada, müzakerelerin pazartesi günü başlayacağı ve görüşmelerin başlangıçta teknik düzeyde olacağı, ancak ilerleyen süreçte üst düzey yetkililerin de katılımıyla devam edebileceği kaydedildi.
İran tarafından henüz resmi bir açıklama gelmezken, Dışişleri Bakanı Cevad Zarif'in daha önce yaptığı açıklamalar, Tahran'ın müzakerelere sıcak baktığı ancak bazı ön koşullar öne sürdüğüne işaret ediyor. Zarif, ABD'nin yaptırımları kaldırması ve nükleer anlaşmaya geri dönmesi halinde görüşmelere hazır olduklarını ifade etmişti. Ancak Trump'ın açıklamasına göre bu müzakereler, mevcut anlaşmanın yeniden müzakere edilmesi şeklinde ilerleyecek.
Bölgesel ve küresel boyut
Bu gelişme, sadece ABD-İran ilişkileri açısından değil, tüm dünya ekonomisi için kritik bir öneme sahip. Hürmüz Boğazı, dünya petrol ihracatının yaklaşık üçte birine ev sahipliği yapıyor. ABD'nin saldırı planını iptal etmesi ve müzakerelerin başlayacak olması, petrol fiyatlarında anlık bir gerilemeye yol açtı. Brent petrolün varil fiyatı, açıklamanın ardından yaklaşık %2 düşerek 64 dolar seviyesine geriledi. Uzmanlar, müzakerelerin başlamasının fiyatları daha da aşağı çekebileceğini, ancak başarısız olması durumunda fiyatların yeniden yükselebileceği uyarısında bulunuyor.
Bölgesel açıdan bakıldığında, Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri gibi ABD'nin müttefiki Körfez ülkeleri, İran'la olası bir savaştan en çok etkilenecek ülkeler arasında. Bu ülkeler, son haftalarda savaş riskini azaltmak için aracılık girişimlerinde bulunmuştu. Japonya ve Umman'ın da dahil olduğu bu aracılık çabaları, müzakerelerin başlamasında etkili oldu.
Öte yandan, Avrupa Birliği ve İran nükleer anlaşmasının diğer tarafları, bu gelişmeyi olumlu ancak temkinli bir dille karşıladı. AB Dış İlişkiler Yüksek Temsilcisi Federica Mogherini, müzakereleri desteklediklerini ancak sonuçların somut adımlara dönüşmesi gerektiğini vurguladı.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, hem İran ile sınır komşusu olduğu hem de enerji ihtiyacını ithalatla karşıladığı için bu müzakerelerden doğrudan etkilenecek ülkelerin başında geliyor. Bölgede yaşanacak bir çatışma, Türkiye'nin güvenliğini tehdit ederken, ekonomik istikrarını da bozabilir. Bu nedenle müzakerelerin başlaması, Türkiye'nin sınır güvenliği ve ekonomik çıkarları için olumlu bir gelişmedir. Ankara, uzun süredir bölgesel krizlerin diplomasi yoluyla çözülmesini savunuyor ve bu bağlamda ABD-İran diyaloğunu memnuniyetle karşılaması beklenir.