ABD Başkanı Donald Trump, İran'a yönelik son hava saldırılarının ardından iki ülke arasındaki Mutabakat Zaptı'nın (MoU) 'artık geçersiz' olduğunu ilan etti. Beyaz Saray'dan yapılan açıklamada, Trump'ın bu kararı, İran'ın ABD hedeflerine yönelik misilleme saldırıları sonrası aldığı belirtildi. Son gelişmeler, Tahran ile Washington arasındaki zaten kırılgan olan ilişkileri yeni bir krizin eşiğine getirdi.
Gerginliğin Arka Planı
Trump'ın bu açıklaması, İran'ın Yemen'deki Husilere verdiği desteğin artması ve ABD'nin bölgedeki askeri varlığına yönelik artan saldırıların ardından geldi. Pentagon kaynakları, son iki hafta içinde İran destekli milislerin Irak ve Suriye'deki Amerikan üslerine en az 12 saldırı düzenlediğini bildiriyor. Buna karşılık ABD, İran Destekli gruplara ait silah depolarını ve komuta merkezlerini vurdu. Trump yönetimi, 2015 nükleer anlaşmasından çekildikten sonra İran'a yönelik 'maksimum baskı' politikasını benimsemişti. Ancak son aylarda bu politikanın yerini daha doğrudan askeri müdahalelere bıraktığı görülüyor. İran Dışişleri Bakanı Muhammed Cevad Zarif, Trump'ın açıklamasına tepki olarak, 'İmzalı her anlaşmaya sadık kaldık, ancak ABD'nin keyfi tutumu müzakereyi anlamsız kılıyor' dedi.
Bölgesel ve Küresel Boyut
Mutabakat Zaptı'nın sona ermesi, Orta Doğu'da tansiyonu daha da yükseltebilir. Uzmanlar, bu hamlenin İran'ın nükleer programını hızlandırmasına ve bölgedeki vekil güçler aracılığıyla ABD'ye yönelik saldırıları artırmasına neden olabileceğini belirtiyor. Avrupa Birliği ve Birleşmiş Milletler, taraflara itidal çağrısında bulunurken, Suudi Arabistan ve İsrail gibi bölgesel aktörler gelişmeleri yakından izliyor. Petrol fiyatları, haberin ardından yüzde 3 oranında yükseldi ve piyasalarda belirsizlik hakim. Uluslararası Kriz Grubu analistlerinden Ali Vaez, 'Trump'ın açıklaması, İran'ı masadan tamamen uzaklaştırabilir ve bu da askeri çatışma riskini artırır' yorumunda bulundu.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, İran ile ABD arasındaki gerilimden doğrudan etkilenebilecek bir coğrafyada yer alıyor. Artan tansiyon, Türkiye'nin güney ve doğu sınırlarında güvenlik risklerini artırabilir. Ayrıca Türkiye'nin enerji ihtiyacının önemli bir kısmını karşıladığı İran'dan doğalgaz ve petrol akışında aksamalar yaşanabilir. Ankara, taraflarla dengeli bir ilişki sürdürmeye çalışırken, bu tür krizler diplomatik manevra alanını daraltıyor. Bölgedeki istikrarsızlık, Türkiye'nin Suriye ve Irak'taki askeri operasyonlarını da olumsuz etkileyebilir.