ABD Başkanı Donald Trump, Nebraska'da düzenlenen mitingde destekçilerine seslenirken İran'ın Los Angeles veya San Diego gibi büyük bir ABD kentini "vurabileceğini" öne sürdü. Bu sözler, Kaliforniya'dan hızlı ve sert bir tepki aldı. Reuters'ın Los Angeles muhabirleri Steve Gorman ve Bo Erickson'un haberine göre, Trump'ın açıklamaları eyaletin Demokrat yönetimini harekete geçirdi ve İran ile ABD arasındaki mevcut gerilimi yeniden alevlendirdi.
Açıklamanın Arka Planı ve Tepkiler
Trump, konuşmasında İran'ın nükleer programı ve balistik füze kapasitesine atıfta bulunarak, "İran, Los Angeles'ı veya San Diego'yu vurabilir. Bunu yapabilirler. Onlara asla izin vermemeliyiz" ifadelerini kullandı. Bu sözler, ABD'nin İran'a yönelik "maksimum baskı" politikasının bir uzantısı olarak yorumlandı. Trump, 2018'de ABD'yi İran nükleer anlaşmasından (JCPOA) çekmiş ve Tahran'a yönelik yaptırımları yeniden uygulamaya koymuştu. O dönemden bu yana iki ülke arasındaki ilişkiler, karşılıklı tehditler ve askeri gerilimlerle şekillendi. 2020'de İranlı General Kasım Süleymani'nin ABD saldırısıyla öldürülmesi, Tahran'ın Irak'taki ABD üslerine füze saldırısı düzenlemesine yol açmıştı.
Kaliforniya Valisi Gavin Newsom'un ofisinden yapılan açıklamada, Trump'ın sözleri "sorumluluktan uzak ve panik yaratmaya yönelik" olarak nitelendirildi. Eyalet yetkilileri, İran'ın ABD topraklarına yönelik somut bir tehdit oluşturduğuna dair istihbarat bilgisi bulunmadığını vurguladı. Los Angeles Belediye Başkanı Karen Bass ise yaptığı yazılı açıklamada, "Başkan'ın pervasız açıklamaları, milyonlarca insanın yaşadığı şehirlerimizi hedef gösteriyor. Bu tür söylemler ulusal güvenliğe zarar verir" dedi. San Diego Belediye Başkanı Todd Gloria da benzer şekilde Trump'ı kınadı ve "Bu tür korku siyaseti, gerçek tehditlerle mücadelede bize yardımcı olmaz" ifadelerini kullandı.
Uzmanlar, İran'ın kıtalararası balistik füze kapasitesinin şu an ABD anakarasını vurmaya yetmediğini belirtiyor. Ancak Tahran'ın uzun menzilli füze programını geliştirmeye devam ettiği ve nükleer silah elde etme potansiyelinin bulunduğu biliniyor. ABD Savunma Bakanlığı (Pentagon) kaynakları, İran'ın füze denemelerini yakından takip ettiklerini, ancak mevcut durumda ABD topraklarına yönelik acil bir tehdit algılamadıklarını aktardı. Öte yandan, Trump'ın açıklamaları, İran ile dolaylı müzakerelerin sürdüğü bir dönemde geldi. Tahran yönetimi, açıklamaya henüz resmi bir yanıt vermedi; ancak İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Nasır Kenani, geçmişte benzer suçlamaları "temelsiz" olarak nitelendirmişti.
Bölgesel ve Küresel Boyut
Trump'ın sözleri, ABD iç siyasetinde de yankı buldu. Cumhuriyetçi Parti içindeki bazı isimler, açıklamayı "ulusal güvenlik konusunda farkındalık yaratma" olarak değerlendirirken, Demokratlar "sorumluluktan kaçan bir liderlik" eleştirisi getirdi. Beyaz Saray'dan yapılan yazılı açıklamada ise "Başkan, İran rejiminin tehditlerine karşı Amerikan halkını korumaya kararlıdır" denildi.
Uluslararası alanda ise açıklama, Orta Doğu'daki tansiyonu artırabilecek bir adım olarak görülüyor. İran, ABD'nin bölgedeki müttefikleri olan İsrail ve Suudi Arabistan ile de karşı karşıya. Son aylarda İran'ın nükleer programını hızlandırdığına dair raporlar, Batı başkentlerinde endişe yaratmıştı. Trump'ın sözleri, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu'nun "İran tehdidi" söylemini de besleyebilir. Ancak Avrupalı diplomatlar, bu tür açıklamaların diplomatik çözüm çabalarını zayıflattığı görüşünde. Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi'nin daimi üyeleri, İran'ın füze programına ilişkin yaptırımlar konusunda bölünmüş durumda.
Askeri analistler, İran'ın ABD'ye doğrudan saldırı düzenlemesinin intihar anlamına geleceğini, ancak Tahran'ın vekil gruplar aracılığıyla dolaylı saldırılar düzenleyebileceğini hatırlatıyor. Yemen'deki Husi isyancılar, Irak ve Suriye'deki milisler, İran'ın bölgesel nüfuz ağını oluşturuyor. Bu grupların ABD üslerine veya müttefiklerine saldırma kapasitesi bulunuyor. Dolayısıyla Trump'ın "vurma" ifadesi, doğrudan bir füze saldırısından ziyade, İran'ın vekil güçler yoluyla yaratabileceği tehdide işaret ediyor olabilir.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, İran ile 560 kilometrelik sınırı olan ve bölgesel istikrara doğrudan bağımlı bir ülke. ABD-İran geriliminin tırmanması, Türkiye'nin enerji güvenliğini ve ticaret yollarını riske atar. Türkiye, İran'a yönelik yaptırımlara katılmadığını açıklamış, ancak ABD'nin ikincil yaptırım tehdidiyle karşı karşıya. Ayrıca, olası bir çatışma Suriye ve Irak'taki dengeleri sarsarak Türkiye'nin sınır güvenliğini olumsuz etkiler. Ankara, diplomatik çözüm çağrısını yineliyor.