ABD'de Trump yönetimi, Smithsonian Enstitüsü'ne bağlı müzeler için ayrılan 190 milyon dolarlık federal fonu kesme tehdidiyle kültürel kurumlar üzerindeki baskısını yeniden artırdı. Beyaz Saray'ın bu hamlesi, son aylarda müzecilik ve kültürel miras alanında yaşanan siyasi gerilimin son halkası olarak değerlendiriliyor.
Gelişmenin Arka Planı
Smithsonian Enstitüsü, ABD'nin en kapsamlı müze ve araştırma kurumları ağı olarak biliniyor. Enstitü bünyesinde 19 müze, 9 araştırma merkezi ve Ulusal Hayvanat Bahçesi bulunuyor. Yıllık bütçesinin yaklaşık yüzde 60'ı federal hükümet tarafından karşılanıyor. Trump yönetiminin tehdit ettiği 190 milyon dolarlık fon, bu bütçenin kritik bir bölümünü oluşturuyor ve özellikle yeni sergiler, personel istihdamı ve bakım-onarım projeleri için kullanılıyor.
Beyaz Saray'ın bu adımı, Smithsonian'ın son dönemde bazı sergilerinde ve yayınlarında "Amerikan tarihini olumsuz yansıttığı" iddiasıyla gündeme gelmesinin ardından atıldı. Yönetim, özellikle kölelik, yerli halkların tarihi ve ırkçılık gibi konulara odaklanan sergilerin "bölücü" olduğunu savunuyor. Smithsonian yetkilileri ise bu suçlamaları reddederek kurumun bağımsızlığına ve akademik özgürlüğe vurgu yapıyor.
Bu gelişme, ABD'de kültür savaşlarının (culture wars) yeniden alevlendiği bir döneme denk geliyor. Federal fonların siyasi amaçlarla bir koz olarak kullanılması, sadece Smithsonian'ı değil, diğer federal destekli kültür kurumlarını da endişelendiriyor. Kongre'deki bazı Demokrat isimler, fon kesintisinin yasal dayanaktan yoksun olduğunu ve kurumun bağımsızlığına müdahale anlamına geldiğini belirtiyor.
Bölgesel ve Küresel Boyut
ABD'deki bu gelişme, küresel ölçekte kültürel kurumların siyasi baskılara ne kadar açık olduğunu gözler önüne seriyor. Avrupa'da da benzer şekilde, müzeler ve sanat kurumları zaman zaman hükümetlerin ideolojik müdahaleleriyle karşı karşıya kalıyor. Ancak ABD'deki federal fon tehdidi, doğrudan bir finansal yaptırım aracı olarak dikkat çekiyor.
Uluslararası müze konseyi (ICOM) ve diğer sivil toplum kuruluşları, bu tür müdahalelerin kültürel mirasın korunması ve çoğulcu tarih anlatımı açısından risk oluşturduğu uyarısında bulunuyor. Smithsonian gibi prestijli bir kurumun hedef alınması, diğer ülkelerdeki benzer kurumlar için de caydırıcı bir örnek teşkil edebilir.
Uzmanlar, bu baskının uzun vadede ABD'nin kültürel diplomasi gücünü zayıflatabileceğini belirtiyor. Smithsonian, dünyanın dört bir yanından milyonlarca ziyaretçi çeken ve ABD'nin yumuşak gücüne katkı sağlayan bir kurum. Fon kesintisi, bu etkinin azalmasına yol açabilir.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye'de de müzeler ve kültürel kurumlar zaman zaman siyasi tartışmaların odağında yer alıyor. ABD'deki bu gelişme, kültürel alanın siyasetten bağımsız olamayabileceğini gösteriyor. Türkiye'nin kendi kültürel mirasını koruma ve tanıtma çabaları açısından, Smithsonian gibi kurumlarla işbirliği yaparken olası siyasi dalgalanmaları göz önünde bulundurması gerekebilir. Ayrıca, ABD'deki bu tür baskılar, Türkiye'nin kültürel diplomasi stratejilerini çeşitlendirmesi ve bağımsız kültürel ağlar kurması için bir fırsat olarak da değerlendirilebilir. Ancak doğrudan bir etki beklenmemeli; zira Türkiye ile Smithsonian arasındaki ilişkiler sınırlı düzeyde.