ABD Başkanı Donald Trump yönetimi, İran'la nükleer anlaşma müzakerelerinin tıkanması üzerine İran hedeflerine yönelik yeni bir hava saldırısı dalgası başlattı. Pentagon'dan üst düzey bir yetkili, saldırıların amacının savaşı yeniden başlatmak değil, uzun süredir aranan müzakerelerde Washington'un elini güçlendirmek olduğunu açıkladı. Saldırılar, İran'ın nükleer programına yönelik artan endişeler ve ABD'nin bölgedeki askeri varlığının yeniden şekillenmesi bağlamında gerçekleşiyor. İlk dalga saldırılarda İran Devrim Muhafızları'na ait askeri tesislerin hedef alındığı belirtilirken, operasyonun kapsamı ve süresine ilişkin resmi bir açıklama yapılmadı.
Müzakerelerde Tıkanma ve Yeni Strateji
İran ile ABD arasında 2015 nükleer anlaşmasının yeniden canlandırılması için yürütülen dolaylı müzakereler, Tahran'ın uranyum zenginleştirme faaliyetlerini artırması ve uluslararası denetimleri kısıtlaması nedeniyle son aylarda ilerleme kaydedememişti. Trump'ın ilk döneminde anlaşmadan çekilen ABD, tek taraflı yaptırımlarla İran'ı masaya çekmeye çalışıyor ancak Tahran, yaptırımların kaldırılması ve güvenlik garantileri talep ediyor. Pentagon sözcüsü Patrick Ryder, yeni hava saldırılarının "İran'a müzakerelerin askeri seçenek olmadan tamamlanamayacağını göstermek için" tasarlandığını söyledi. Ryder, operasyonların İran'ın balistik füze programı ve bölgedeki vekil güçlerine yönelik uzun vadeli bir baskı stratejisinin parçası olduğunu da sözlerine ekledi.
İran Dışişleri Bakanlığı ise saldırıları "uluslararası hukukun açık ihlali" olarak nitelendirirken, BM Güvenlik Konseyi'ni acil toplantıya çağırdı. Dini Lider Hamaney'in askeri danışmanı General Yahya Rahim Safavi, İran'ın saldırılara "orantılı ve hesaplanmış" bir yanıt vereceğini belirterek, Hürmüz Boğazı ve İsrail'i hedef alabilecek misilleme senaryolarının masada olduğunu ima etti. ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı (CENTCOM), saldırıların İran'ın bölgedeki milis güçlerine lojistik destek sağlayan tesisleri vurduğunu, sivil kayıpların yaşanmadığını iddia etti.
Bölgesel Dengeler ve Küresel Yansımalar
Yeni saldırılar, Ortadoğu'da zaten kırılgan olan dengeleri daha da geriyor. Irak merkezi yönetimi, hava sahasının kullanılmasına itiraz ederken, Suriye'deki İran destekli güçler alarm durumuna geçti. İsrail ise saldırılara sessiz kalmayı tercih etse de, güvenlik kaynakları Tel Aviv'in İran'ın nükleer tesislerine yönelik bir operasyon için ABD'den yeşil ışık beklediğini aktarıyor. Rusya, saldırıları kınayarak tırmanışın durdurulmasını talep ederken, Çin ise taraf tutmaktan kaçınarak diyalog çağrısı yaptı. Enerji piyasalarında ise petrol fiyatları yüzde 3 yükseldi; analistler Hürmüz Boğazı'nın olası bir kapanmasının küresel petrol arzında ciddi kesintilere yol açabileceği uyarısında bulunuyor. ABD'nin bölgedeki askeri varlığını artırmasıyla birlikte, taraflar arasında doğrudan bir çatışma riski artsa da, uzmanlar saldırıların kapsamlı bir savaştan ziyade psikolojik ve stratejik bir hamle olduğu görüşünde.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, komşusu İran'a yönelik hava saldırılarını yakından takip ediyor. Ankara, ABD-İran gerginliğinin kuzey Irak ve Suriye'de PKK/YPG'ye yönelik operasyonlarını olumsuz etkilemesinden endişe ediyor. Ayrıca, İran'ın olası bir misillemesinin Türkiye'nin enerji ithalatı ve terör tehdidi üzerinde doğrudan yansımaları olabilir. Türkiye, hem NATO müttefiki ABD hem de komşusu İran'la dengeli ilişkiler sürdürmeye çalışsa da, bu tür bir tırmanış Ankara'yı zor bir pozisyonda bırakıyor. Dışişleri Bakanlığı'nın itidal çağrısı yapması ve arabuluculuk teklif etmesi bekleniyor.