ABD Başkanı Donald Trump, İran ile yaşanan ve giderek tırmanan ekonomik gerilimde yalnızca rakiplerine değil, müttefiklerine de sert sözlerle yüklendi. Pazartesi günü yaptığı açıklamada, Umman'ı "bombalayacağını" söyleyen Trump, bir gün önce de Savunma Bakanı Pete Hegseth'e Güney Kore ile ortak askeri tatbikatların önemli ölçüde azaltılması talimatını verdi. Bu gelişmeler, ABD'nin İran'a yönelik baskı politikasının müttefiklerle ilişkilerde yeni bir kırılma yarattığı şeklinde yorumlanıyor.
Gelişmenin Arka Planı
Trump'ın Umman'a yönelik tehdidi, İran'ın Hürmüz Boğazı'nda ticari gemilere yönelik tacizlerini artırması ve ABD'nin bölgedeki askeri varlığını güçlendirmesi sonrasında geldi. Umman, uzun süredir ABD ile İran arasında arabuluculuk yapan bir ülke konumunda. Ancak Trump, Umman'ın İran'a yakın durduğunu düşünüyor ve bu ülkenin ABD'nin yaptırım baskısını deldiğini iddia ediyor. Beyaz Saray'dan yapılan açıklamada, "Umman'ın İran'a sağladığı lojistik destek kabul edilemez" ifadeleri yer aldı.
Öte yandan Güney Kore ile ilgili talimat, ABD'nin Asya-Pasifik'teki askeri angajmanını azaltma sinyali olarak algılandı. Trump yönetimi, Güney Kore'nin savunma harcamalarına yeterince katkıda bulunmadığını uzun süredir dile getiriyordu. Savunma Bakanı Hegseth'e verilen talimatın, ortak tatbikatların kapsamını daraltmaya yönelik olduğu belirtiliyor. Bu durum, Güney Kore'de güvenlik endişelerini artırdı; zira ülke, Kuzey Kore'nin nükleer tehdidine karşı ABD'nin askeri desteğine büyük ölçüde bel bağlamış durumda.
Bölgesel ve Küresel Boyut
Trump'ın bu çıkışları, ABD'nin geleneksel müttefiklik ilişkilerinde "öncelik Amerika" anlayışının daha da belirginleştiği bir döneme denk geliyor. İran ile yaşanan gerilim, küresel enerji piyasalarını da etkilerken, petrol fiyatlarında dalgalanmalara yol açtı. Umman'ın Hürmüz Boğazı'na yakın konumu, bu ülkeye yönelik bir harekatın bölgesel istikrarı daha da bozabileceği endişesini beraberinde getiriyor.
Uzmanlar, Trump'ın bu söylemlerinin müttefikleri yıldırma amacı taşıdığını, ancak uzun vadede ABD'nin güvenilirliğini aşındırabileceğini belirtiyor. Özellikle Güney Kore gibi kritik bir müttefikin tatbikatlarının azaltılması, Kuzey Kore karşısında Kore Yarımadası'ndaki güç dengesini olumsuz etkileyebilir. Ayrıca, Umman'a yönelik tehdit, Basra Körfezi'ndeki diğer Arap ülkelerini de tedirgin etti. Suudi Arabistan ve BAE gibi ülkeler, ABD'nin bölgedeki angajmanının azalmasından endişe duyuyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Bu gelişmeler, Türkiye'nin içinde bulunduğu bölgesel denklemde ABD'nin öngörülemezliğini bir kez daha ortaya koyuyor. ABD'nin müttefiklerine yönelik bu tarz baskıları, Türkiye-ABD ilişkilerinde de zaman zaman gündeme gelen gerilimleri hatırlatıyor. Özellikle savunma ve tatbikat konularındaki kesintiler, Türkiye'nin kendi güvenlik politikalarını çeşitlendirme arayışını güçlendirebilir. Ayrıca, İran'a yönelik artan baskı, Türkiye'nin enerji ithalatında önemli bir rol oynayan İran ile ticari ilişkilerini olumsuz etkileyebilir. Bu nedenle Ankara, hem ABD hem de İran ile diyaloğu sürdürme politikasını dikkatle yürütmek zorunda.