ABD'de anaokulu çocukları arasında kızamık, kabakulak ve kızamıkçık (KKK) aşısından muaf tutulanların oranı, 2025-2026 eğitim öğretim yılında tüm zamanların en yüksek seviyesine ulaştı. Genel aşılama oranları düşmeye devam ederken, bu durum halk sağlığı uzmanlarını endişelendiriyor. Yeni veriler, ABD Hastalık Kontrol ve Önleme Merkezleri (CDC) tarafından yayımlanan ulusal aşılama kapsamı raporunda yer aldı. Rapora göre, anaokulu öğrencilerinin aşılama oranı bir önceki yıla kıyasla düşerken, aşı muafiyeti oranı yükseldi.
Gelişmenin Arka Planı
CDC'nin 2025-2026 okul yılı için hazırladığı raporda, anaokulu çocuklarının KKK aşısı muafiyet oranının yüzde 3,5'e ulaştığı belirtiliyor. Bu oran, kayıtların tutulmaya başlandığı 2012 yılından bu yana en yüksek seviye olarak kaydedildi. Bir önceki okul yılında bu oran yüzde 3,1 olarak açıklanmıştı. Aşı muafiyetleri arasında tıbbi ve tıbbi olmayan gerekçeler yer alıyor; ancak uzmanlar, artışın büyük ölçüde tıbbi olmayan, yani dini veya felsefi gerekçelere dayandığını vurguluyor.
Rapora göre, anaokulu öğrencilerinin KKK aşısı kapsama oranı da yüzde 93,1'e geriledi. Bu oran, toplum bağışıklığı için önerilen yüzde 95 eşiğinin altında. Toplum bağışıklığı, aşılanmamış bireylerin de hastalıklardan korunmasını sağlayan kritik bir sınırdır. Uzmanlar, bu eşiğin altına inilmesinin kızamık gibi oldukça bulaşıcı hastalıkların salgın riskini artırdığını belirtiyor. Özellikle son yıllarda kızamık vakalarında görülen artış, aşı karşıtlığının ciddi sonuçlar doğurabileceğini gösteriyor.
Veriler, aşı muafiyetlerinin eyaletler arasında büyük farklılıklar gösterdiğini de ortaya koyuyor. Bazı eyaletlerde muafiyet oranı yüzde 10'un üzerine çıkarken, bazılarında ise yüzde 1'in altında kalıyor. Bu durum, aşı politikalarının eyalet düzeyindeki farklılıklarından kaynaklanıyor. Örneğin, aşı muafiyetinin daha kolay alınabildiği eyaletlerde oranlar daha yüksek. Uzmanlar, federal düzeyde daha sıkı politikaların gerekliliğine dikkat çekiyor.
Bölgesel ve Küresel Boyut
ABD'de aşılanma oranlarındaki düşüş, yalnızca ulusal bir mesele olmanın ötesinde, küresel halk sağlığı açısından da risk oluşturuyor. Kızamık, dünyanın herhangi bir yerinde ortaya çıkan vakalarla sadece bir uçuş mesafesi uzaklıkta olan toplumları tehdit edebiliyor. ABD'nin aşı oranlarındaki düşüş, küresel kızamık eradikasyonu hedefini de tehlikeye atıyor. Dünya Sağlık Örgütü (WHO), kızamığın yok edilmesi için en az yüzde 95 aşılama oranı gerektiğini vurguluyor. Bu eşiğin altında kalan ülkeler, hastalığın yeniden yayılmasına zemin hazırlıyor.
Küresel ölçekte aşı karşıtlığı hareketi, özellikle sosyal medya üzerinden yayılan yanlış bilgilerle güçleniyor. Pandemi döneminde hız kazanan bu hareket, gelişmiş ve gelişmekte olan ülkelerde aşılama programlarını olumsuz etkiliyor. ABD'deki bu son veriler, aşı karşıtlığının yalnızca gelişmekte olan ülkelerin sorunu olmadığını, gelişmiş ülkelerde de ciddi bir halk sağlığı tehdidi oluşturduğunu gözler önüne seriyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Bu gelişme, Türkiye'nin sağlık politikaları ve halk sağlığı açısından önemli dersler içeriyor. Türkiye, son yıllarda aşılama oranlarında yüksek seviyeleri korumaya çalışsa da aşı karşıtlığı tüm dünyada olduğu gibi Türkiye'de de artış eğilimi gösteriyor. ABD'deki bu veriler, aşı karşıtlığının ciddi sonuçlar doğurabileceğine dair bir uyarı niteliği taşıyor. Türkiye'nin güçlü aşılama programını sürdürmesi ve toplumu aşı konusunda doğru bilgilendirmesi büyük önem taşıyor. Aksi halde, Türkiye'de de benzer bir düşüş yaşanması ve kızamık gibi hastalıkların yeniden salgın yapması riski söz konusu olabilir.