ABD Başkanı Donald Trump, İran'ın balistik füze kapasitesinin yaklaşık yüzde 22'sini elinde tuttuğunu belirtti. Bu açıklama, iki ülke arasındaki gerilimin tırmandığı bir dönemde geldi. Trump, yaptığı yazılı açıklamada, İran'ın uzun menzilli füze programının önemli ölçüde zayıfladığını ancak hâlâ ABD ve müttefikleri için tehdit oluşturduğunu vurguladı. İran'ın füze kabiliyetlerine ilişkin bu değerlendirme, ABD'nin bölgede askeri varlığını artırma kararının ardından yapıldı.
Gelişmenin arka planı
Trump'ın bu açıklaması, ABD'nin İran'a yönelik yaptırımlarını sıkılaştırdığı ve Tahran'ın nükleer faaliyetlerini hızlandırdığı bir döneme denk geldi. Son aylarda İran, uranyum zenginleştirme oranını yüzde 60 seviyelerine çıkararak uluslararası toplumda endişe yaratmıştı. ABD yönetimi, İran'ın füze programının bölgesel istikrarı tehdit ettiğini savunuyor. Trump'ın söz konusu rakamı hangi istihbarat kaynaklarına dayandırdığı net değil, ancak Beyaz Saray yetkilileri, İran'ın son dönemdeki askeri hareketliliğine dikkat çekiyor.
İran, füze programının savunma amaçlı olduğunu ve yaptırımların bu alanı da hedef aldığını belirtiyor. İranlı yetkililer, füze gücünü ülkenin caydırıcılık stratejisinin merkezine koyuyor. Tahran'ın elinde bulundurduğu füzelerin menzilinin 300 kilometreden 2000 kilometreye kadar değiştiği biliniyor. Bu durum İsrail ve Suudi Arabistan gibi ABD müttefiklerini doğrudan tehdit altında hissettiriyor.
Bölgesel ve küresel boyut
Trump'ın iddiası, İran'ın füze kapasitesinde ciddi bir azalma olduğuna işaret ediyor. Eğer bu doğruysa, Tahran'ın bölgedeki vekil güçler üzerindeki nüfuzunu da sınırlayabilir. Ancak İran, insansız hava araçları ve hassas güdümlü mühimmat geliştirerek kaybettiği kapasiteyi alternatif yollarla telafi etmeye çalışabilir. Bölgede son yıllarda İran'a ait drone'lara sıkça rastlanması da bu çabanın bir göstergesi.
Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı (UAEA) raporlarına göre, İran'ın nükleer tesisleri ve füze üretim tesisleri uluslararası denetimler altında. Ancak İran'ın askeri kapasitesine ilişkin net veriler paylaşılmıyor. Bu durum, ülkelerin İran'ın gerçek gücü hakkında farklı tahminlerde bulunmasına neden oluyor. Trump'ın yüzde 22'lik oranı bu bağlamda tartışma yaratabilir.
Türkiye Açısından Değerlendirme
İran'ın füze kapasitesindeki değişim, Türkiye'nin güvenlik çevresi için önemli bir faktördür. Türkiye, İran ile ortak sınıra sahip ve bölgesel gelişmelerden doğrudan etkilenmektedir. İran'ın füze gücündeki azalma, Ankara'nın bir yandan tehdit algısını düşürürken, diğer yandan bölgede güç boşluğu oluşturabilir. Türkiye, İran'ın füze programını uluslararası anlaşmalar çerçevesinde denetlemek isterken, aynı zamanda ABD'nin bölgede yarattığı tansiyona karşı temkinli bir diplomasi izlemektedir. Özellikle Suriye ve Irak'ta İran destekli grupların faaliyetleri, Türkiye'nin sınır güvenliğini yakından ilgilendirdiğinden, tüm bu gelişmeler dikkatle takip edilmektedir.