ABD Başkanı Donald Trump, cuma günü yaptığı açıklamada, ülkesinin İran'a karşı "bir başka küçük Epic Fury" düzenleyebileceğini belirtti. Trump, şubat sonunda İsrail ile ABD'nin ortak askeri operasyonuyla başlayan ve İran ile savaşa yol açan sürece atıfta bulundu. Açıklama, bölgede tansiyonun yeniden yükselmesine neden oldu.
Gelişmenin arka planı
Trump'ın "Epic Fury" ifadesi, şubat ayının sonlarında İsrail ve ABD'nin İran'a yönelik düzenlediği ortak askeri operasyonu tanımlamak için kullanılıyor. Bu operasyon, İran ile fiili bir savaşın başlangıcı olarak görüldü. Trump'ın cuma günkü sözleri, o dönemdeki operasyonun yalnızca bir başlangıç olabileceği yönünde yorumlandı.
ABD yönetiminden henüz resmi bir askeri harekat planı açıklanmadı. Ancak Trump'ın üslubu, İran'a yönelik baskının artabileceği sinyalini veriyor. Beyaz Saray'dan yapılan açıklamada, tüm seçeneklerin masada olduğu belirtildi. Pentagon ise olası bir operasyonla ilgili sorulara yanıt vermedi.
Şubat sonundaki operasyonun ayrıntıları hâlâ tam olarak kamuoyuyla paylaşılmış değil. Ancak o dönemde ABD ve İsrail, İran'ın nükleer tesislerine yönelik koordineli saldırılar düzenlemişti. Trump'ın "Epic Fury" ifadesi, bu operasyonun kod adı veya gayriresmi adı olarak kullanılıyor.
Bölgesel ve küresel boyut
İran, şubat sonundaki saldırılara sert tepki göstermiş ve bölgedeki vekil grupları aracılığıyla misilleme tehdidinde bulunmuştu. Trump'ın yeni açıklaması, Körfez'deki güvenlik dengelerini yeniden sarsabilir. Özellikle Hürmüz Boğazı'ndaki petrol sevkiyatı, olası bir çatışma durumunda risk altına girebilir.
Bölgesel uzmanlar, Trump'ın açıklamasının iç politikaya yönelik bir mesaj olabileceğini de değerlendiriyor. ABD'de seçim dönemine girilirken, Başkan'ın güçlü bir lider imajı çizmek istediği yorumları yapılıyor. Ancak İran'ın nükleer programına ilişkin müzakerelerin tıkandığı bir dönemde, askeri seçeneklerin yeniden gündeme gelmesi dikkat çekici.
Avrupa Birliği ve Birleşmiş Milletler'den henüz bir açıklama gelmedi. Ancak diplomatik çevreler, tansiyonun artmasından endişe duyulduğunu belirtiyor. İran'ın nükleer anlaşmadan (JCPOA) kademeli olarak çekilmesi, Batı ile Tahran arasındaki güveni zaten sarsmıştı.
Trump'ın açıklaması, ABD'nin İran politikasında bir değişiklik sinyali olarak da okunabilir. Önceki aylarda yapılan dolaylı görüşmelerde somut bir sonuç alınamamıştı. Şimdi ise askeri seçeneklerin yeniden ön plana çıkarılması, diplomatik çözüm umutlarını azaltabilir.
Türkiye Açısından Değerlendirme
İran'a yönelik olası bir ABD saldırısı, Türkiye'nin güvenlik ve enerji çıkarlarını doğrudan etkiler. Türkiye, İran ile uzun bir sınırı paylaşıyor ve bölgesel istikrarsızlık, sınır güvenliği, mülteci akınları ve ticaret yolları üzerinde risk oluşturur. Ayrıca Türkiye, İran doğalgazına bağımlı; savaş hali enerji arzında kesintiye yol açabilir. Türkiye'nin denge politikası, Batı ile İran arasında arabuluculuk rolünü zorlaştırabilir. Olası bir çatışma, Türkiye'nin bölgesel güç dengesini ve Suriye, Irak gibi komşu ülkelerdeki etkisini de yeniden şekillendirebilir.