ABD Başkanı Donald Trump, İran ile yürütülen ateşkes müzakerelerinin tıkanması halinde Tahran yönetiminin 'bedel ödeyeceği' uyarısında bulundu. Beyaz Saray'dan yapılan açıklamada, Trump'ın dünkü kabine toplantısında 'İran barış istemiyorsa sonuçlarına katlanacak' ifadelerini kullandığı bildirildi. Bu açıklama, İran'ın nükleer programı ve bölgesel milis güçleriyle ilgili tansiyonun yeniden yükseldiği bir dönemde geldi. İki ülke arasında haftalardır devam eden dolaylı müzakerelerde, özellikle uranyum zenginleştirme seviyesi ve yaptırımların kaldırılması konularında anlaşmazlık sürüyor.
Görüşmelerde Kriz: Tahran'dan 'Daha Fazla Taviz Yok' Çıkışı
Başkan Trump'ın sert uyarısı, İran Dini Lideri Ayetullah Ali Hamaney'in 'müzakere masasında daha fazla taviz vermeyeceğiz' açıklamasının ardından geldi. İran Dışişleri Bakanı Abbas Erakçi de, ABD'nin taleplerini 'gerçekçi bulmadıklarını' belirterek, 'Müzakere sürecinin yeniden değerlendirilmesi gerekiyor' dedi. Diplomatik kaynaklara göre, taraflar son bir aydır Umman ve Katar arabuluculuğunda dolaylı görüşmeler yürütüyor ancak nükleer tesislerin denetimi ve balistik füze programı gibi kilit konularda ilerleme kaydedilemiyor.
ABD Savunma Bakanlığı'ndan (Pentagon) üst düzey bir yetkili, Basra Körfezi'nde konuşlu uçak gemisi ve savaş uçaklarının hazır bekletildiğini doğruladı. Yetkili, 'Her iki taraf da gerilimi tırmandırmak istemiyor ancak müzakere masasında sonuç alınamazsa askeri seçenekler masada' ifadelerini kullandı. Bu arada, İran Devrim Muhafızları Ordusu'na bağlı deniz kuvvetleri, Hürmüz Boğazı'nda tatbikat yaparak bölgedeki gerginliği artırdı.
Küresel Enerji Piyasaları Alarmda
Trump'ın açıklamaları ve İran'ın sert tutumu, küresel petrol piyasalarında endişeye yol açtı. Brent petrolün varil fiyatı dün yüzde 3,5 artarak 94 dolara yükseldi. Analistler, Hürmüz Boğazı'nda yaşanacak olası bir gerilimin petrol arzında ciddi kesintilere yol açabileceği uyarısı yapıyor. Dünya petrol ticaretinin yaklaşık yüzde 20'sinin geçtiği bu stratejik geçit, 2019'da yaşanan tanker saldırılarının ardından yeniden odak noktası haline geldi. Uluslararası Enerji Ajansı (IEA), üye ülkelerin acil durum stoklarını kullanmaya hazır olduğunu duyurdu ancak piyasaların ikna olmadığı görülüyor.
Bölgesel güçlerden Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri, tarafları itidal çağrısı yaparken, Katar ve Umman arabuluculuk rollerini sürdürüyor. Çin ise, ABD'ye 'maksimum baskı' politikasından vazgeçme çağrısı yaptı. Moskova, Tahran'ın nükleer programına ilişkin endişelerini yinelerken, 'mevcut krizin diplomatik yollarla çözülmesi gerektiğini' vurguladı. Avrupa Birliği, 2015 nükleer anlaşmasının (JCPOA) yeniden canlandırılması için çabaları artıracağını açıkladı ancak Washington'un bu konuda isteksiz olduğu biliniyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, İran'la 500 kilometreyi aşan kara sınırı ve derin enerji bağları nedeniyle bu gerilimden doğrudan etkilenecek ülkelerin başında geliyor. Olası bir çatışma, Türkiye'nin Irak ve Suriye'deki güvenlik çıkarlarını tehdit ederken, İran'dan doğalgaz ithalatını da riske atabilir. Ayrıca, Hazar havzası ve Orta Asya enerji koridorlarının güvenliği tehlikeye girebilir. Türkiye, uzun süredir Tahran'la ekonomik ilişkileri korurken ABD'nin yaptırım baskıları arasında denge kurmaya çalışıyor. Bu krizde Ankara'nın arabuluculuk rolü üstlenmesi, hem bölgesel istikrar hem de enerji güvenliği açısından kritik önem taşıyor.