ABD Başkanı Donald Trump, Fransa'nın Évian-les-Bains kentinde düzenlenen G7 Zirvesi'nde düzenlediği basın toplantısında, İran ile savaşı sona erdiren mutabakat zaptını (MOU) savundu. Ancak anlaşmanın 'kalıcı' olmayabileceğini ima eden Trump, diğer G7 üyelerinin anlaşmaya destek verdiğini belirtti. Beyaz Saray'dan yapılan açıklamada, mutabakatın İran'ın nükleer programını kısıtlamayı ve bölgesel gerilimi azaltmayı hedeflediği ifade edildi. Trump'ın bu açıklamaları, İran politikasında yeni bir döneme işaret ediyor.
Mutabakatın ayrıntıları
Trump'ın savunduğu mutabakat zaptı, İran'ın uranyum zenginleştirme faaliyetlerini %3,67 ile sınırlandırmasını ve uluslararası denetimlere izin vermesini öngörüyor. Buna karşılık ABD ve müttefikleri, İran'a yönelik ekonomik yaptırımları kademeli olarak kaldırmayı taahhüt ediyor. Ancak Trump'ın 'kalıcı değil' sözü, anlaşmanın geçici bir çözüm olduğu yönünde yorumlandı. Beyaz Saray yetkilileri, anlaşmanın 10 yıl süreyle geçerli olacağını, ancak tarafların memnuniyetine göre uzatılabileceğini belirtti.
Trump, basın toplantısında 'Bu, savaşı sona erdiren bir anlaşma. Ancak İran'ın taahhütlerini yerine getirip getirmediğini yakından izleyeceğiz.' dedi. Özellikle İran'ın balistik füze programı ve bölgesel müdahaleleri konusunda endişelerini dile getiren Trump, anlaşmanın bu konuları kapsamadığını kabul etti.
Bölgesel ve küresel boyut
Mutabakat, Orta Doğu'da İsrail-Suudi Arabistan ekseninde tepkiyle karşılandı. İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, anlaşmanın İran'ın nükleer silah kapasitesini tamamen ortadan kaldırmadığını savundu. Suudi Arabistan ise İran'ın bölgesel nüfuzuna karşı daha sert önlemler talep etti. Buna karşılık Avrupa Birliği ve Rusya, anlaşmayı memnuniyetle karşıladı. AB Dış İlişkiler Yüksek Temsilcisi Josep Borrell, 'Bu, diplomasinin zaferidir.' ifadelerini kullandı.
Analistler, Trump'ın anlaşmayı savunmasının 2024 seçimleri öncesinde iç kamuoyuna yönelik bir adım olduğunu düşünüyor. Zira eski Başkan Joe Biden döneminde imzalanan nükleer anlaşma, Cumhuriyetçiler tarafından sık sık eleştirilmişti. Trump'ın bu hamlesi, parti içindeki muhalifleri yatıştırma çabası olarak yorumlanıyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Bu gelişme, Türkiye'nin enerji güvenliği ve bölgesel istikrarı açısından kritik önem taşıyor. Türkiye, İran'dan doğal gaz ithal eden bir ülke olarak, yaptırımların hafiflemesiyle enerji maliyetlerinde düşüş bekleyebilir. Ayrıca İran'ın bölgesel gerilimi azaltması, Suriye ve Irak'taki Türk askeri varlığı üzerindeki baskıyı hafifletebilir. Ancak anlaşmanın geçici olması, uzun vadeli bir istikrar vaat etmiyor. Türkiye'nin, ABD-İran arasındaki bu yeni dengeyi dikkatle izlemesi ve kendi ulusal çıkarlarına uygun bir pozisyon belirlemesi gerekiyor.