ABD Başkanı Donald Trump, İran ile savaşı sona erdirme ve Tahran'la nükleer görüşmeleri başlatma hedefi taşıyan anlaşmayı Kongre'ye onay için göndereceğini söyledi. Salı günü Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) Devlet Başkanı Şeyh Muhammed bin Zayed el-Nehyan ile gerçekleştirdiği ikili görüşmenin ardından gazetecilere konuşan Trump, 'Buna itirazım olmaz' ifadelerini kullandı. Bu açıklama, Trump'ın İran politikasında önemli bir dönüşüme işaret ediyor. Trump yönetimi daha önce İran'a yönelik azami baskı politikası izlemiş ve 2015 nükleer anlaşmasından (JCPOA) çekilmişti.
Anlaşmanın kapsamı ve Kongre süreci
Trump'ın sözünü ettiği anlaşma, İran'daki savaşın sonlandırılması ve nükleer programına ilişkin müzakerelerin başlatılmasını içeriyor. Başkanın Kongre'ye gitme kararı, anlaşmanın yasal zeminini güçlendirmeyi ve siyasi destek sağlamayı amaçlıyor. Trump, 'Bu önemli bir konu. Kongre'nin de söz sahibi olması doğru olur' diyerek, yasama organının katılımını meşruiyet açısından vurguladı. Beyaz Saray'dan yapılan açıklamada, anlaşmanın detaylarının haftalar içinde Kongre'ye sunulacağı ve hızlı bir onay süreci beklendiği ifade edildi. Ancak Kongre'deki Cumhuriyetçi ve Demokrat kanatların anlaşmaya yaklaşımı henüz net değil. Özellikle İran'ın bölgesel faaliyetleri ve balistik füze programı konusunda ciddi endişeler bulunuyor. Trump'ın bu hamlesi, seçim öncesi dış politika başarısı arayışı olarak da yorumlanabilir.
Bölgesel ve küresel yansımalar
Trump'ın İran anlaşmasını Kongre'ye taşıma kararı, bölgedeki müttefikler ve rakipler tarafından dikkatle izleniyor. BAE Devlet Başkanı ile yapılan görüşmede, Körfez ülkelerinin İran konusundaki hassasiyetleri ele alındı. Suudi Arabistan ve İsrail, İran'ın nükleer programına karşı sert önlemler alınmasını savunurken, Trump'ın bu adımı onları endişelendirebilir. Öte yandan Avrupa Birliği, 2015 anlaşmasına dönüş sinyali olarak değerlendirilebilecek bu gelişmeyi olumlu karşılayabilir. Uzmanlar, Kongre onayının ardından anlaşmanın uygulanabilirliği ve İran'ın tutumunun belirleyici olacağını vurguluyor. İran yönetimi henüz resmi bir açıklama yapmazken, devlete yakın medyada Trump'ın güvenilirliği sorgulanıyor. Bölgesel dengeler açısından, anlaşmanın Yemen, Suriye ve Irak'taki vekalet savaşlarını etkileme potansiyeli bulunuyor. Ayrıca, İran'ın petrol ihracatı ve küresel enerji piyasaları da bu süreçten etkilenebilir.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Trump'ın İran anlaşmasını Kongre'ye taşıması, Türkiye'nin komşusu İran ile ilişkileri ve bölgesel politikası açısından önemli sonuçlar doğurabilir. Ankara, uzun süredir İran'a yönelik yaptırımların kaldırılmasını ve diyaloğun teşvik edilmesini savunuyor. Anlaşmanın hayata geçmesi, Türkiye-İran ticaretini canlandırabilir ve enerji işbirliğini kolaylaştırabilir. Ancak Kongre sürecinin uzaması veya anlaşmanın rafa kalkması, bölgede gerilimi tırmandırabilir. Türkiye, İran'ın nükleer programına karşı denetim mekanizmalarını desteklerken, Suriye ve Irak'ta işbirliği yaptığı Tahran yönetimiyle dengeli bir ilişki sürdürmeye çalışıyor. Bu nedenle, anlaşmanın kaderi Türk dış politikasının manevra alanını doğrudan etkileyebilir.