Eski ABD Başkanı Donald Trump'ın 'felaket' olarak nitelendirdiği Obama dönemi İran nükleer anlaşmasına (JCPOA) benzer bir anlaşma taslağı gündeme geldi. Yeni plan, İran'a yönelik yaptırımların kademeli olarak kaldırılması ve Tahran yönetimine 300 milyar dolarlık bir yeniden yapılanma paketi sunulmasını öngörüyor. Trump, seçim kampanyasında Obama anlaşmasını 'kötü' ve 'tek taraflı' olarak eleştirmiş, ardından 2018'de ABD'yi anlaşmadan çekmişti. Ancak şimdi ortaya atılan yeni plan, birçok açıdan JCPOA'nın temel unsurlarını taşıyor ve Trump'ın geçmişteki sert söylemleriyle tezat oluşturuyor.
Yeni Planın Detayları: Obama Anlaşmasından Farkı Ne?
Söz konusu anlaşma taslağı, İran'ın nükleer programının sınırlandırılması karşılığında ekonomik yaptırımların kaldırılmasını içeriyor. Ancak 2015 JCPOA'sından farklı olarak, yeni planda İran'ın balistik füze programı ve bölgesel faaliyetlerine ilişkin daha katı kısıtlamalar getirilmesi bekleniyor. Anlaşma kapsamında Tahran'a 300 milyar dolarlık bir yeniden yapılanma fonu sağlanacak. Bu fonun altyapı, enerji ve sağlık sektörlerinde kullanılması planlanıyor.
Planın en dikkat çekici yönü, yaptırımların kaldırılması için öngörülen 'geçici' takvim. Obama anlaşmasında yaptırımlar hemen kaldırılırken, yeni planda İran'ın taahhütlerini yerine getirmesi durumunda yaptırımların kademeli olarak ve belirli aşamalardan sonra kaldırılması öngörülüyor. Uzmanlar, bu yaklaşımın Trump yönetiminin 'maksimum baskı' politikasının etkisini yansıttığını belirtiyor.
Bölgesel ve Küresel Boyut: İsrail ve Suudi Arabistan'ın Tepkisi Ne Olacak?
Yeni planın bölgede yankı uyandırması bekleniyor. İsrail, Obama anlaşmasına sert tepki göstermiş, İran'ın nükleer silah sahibi olmasının önüne geçemediği gerekçesiyle anlaşmayı eleştirmişti. Yeni planda füze programına yönelik kısıtlamalar İsrail'in endişelerini bir ölçüde giderebilir. Ancak Tahran'a sağlanacak 300 milyar dolarlık fon, İsrail ve Suudi Arabistan'da 'İran'ın bölgesel nüfuzunu artıracağı' endişesi yaratıyor.
ABD içinde ise plan, Kongre'de tartışmalara yol açtı. Cumhuriyetçiler, anlaşmanın İran'a 'ödül' niteliği taşıdığını savunurken, Demokratlar diplomatik çözümü destekliyor. Eski Başkan Trump'ın bu plana nasıl yaklaşacağı merak ediliyor. Trump, geçtiğimiz haftalarda yaptığı bir açıklamada 'İran'la yeni bir anlaşma yapılmasına açık olduğunu' ima etmişti.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Bu gelişme, Türkiye'nin İran'la olan ekonomik ve enerji ilişkileri açısından önem taşıyor. Yaptırımların kalkması, Türkiye'nin İran'dan doğalgaz ve petrol ithalatını kolaylaştırabilir. Ayrıca, Türk firmalarının İran'da altyapı projeleri üstlenmesinin önünü açabilir. Ancak 300 milyar dolarlık fonun bölgesel güç dengesini İran lehine değiştirmesi, Ankara'nın Kafkasya ve Orta Doğu'daki çıkarlarını etkileyebilir. Türkiye, anlaşma sürecinde dengeli bir yaklaşım izleyerek hem ABD hem de İran'la ilişkilerini korumaya çalışacaktır.