ABD Başkanı Donald Trump ile İran arasında Pazar günü elektronik ortamda imzalanan anlaşma, nükleer program ve yaptırımlar konusunda bir dönüm noktası olarak görülse de, sekiz önemli soru yanıtsız kaldı. Anlaşmanın ayrıntıları henüz kamuoyuyla tam olarak paylaşılmazken, uzmanlar belirsizliklerin bölgesel istikrarı tehdit ettiğini vurguluyor.
Nükleer Program ve Denetim
Anlaşma metninde İran'ın uranyum zenginleştirme seviyesi ve santrifüj sayısına ilişkin net sınırlamalar bulunmuyor. Trump yönetiminin 'maksimum baskı' politikasından vazgeçtiği yönündeki yorumlara rağmen, İran'ın nükleer faaliyetlerini denetleyecek uluslararası mekanizmanın nasıl işleyeceği belirsiz. Uluslararası Atom Enerjisi Kurumu (IAEA) denetçilerinin İran tesislerine erişimine ilişkin protokollerin yeniden düzenlenip düzenlenmediği ise henüz açıklanmadı.
Yaptırımların Geleceği
Anlaşma kapsamında ABD'nin İran'a uyguladığı yaptırımların ne ölçüde hafifletileceği net değil. Trump'ın önceki dönemde uyguladığı 'sıfır ihracat' hedefinden dönüldüğüne dair işaretler bulunsa da, özellikle petrol ve bankacılık sektörlerine yönelik kısıtlamaların kaldırılması için somut bir takvim verilmedi. İran'ın bu belirsizlik karşısında anlaşmaya ne kadar bağlı kalacağı sorgulanıyor.
Bölgesel Aktörlerin Pozisyonu
Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri gibi Körfez ülkeleri, İran'ın Yemen ve Suriye'deki vekil güçlerine desteğinin sürmesi halinde anlaşmanın yetersiz kalacağını savunuyor. İsrail ise İran'ın nükleer kapasitesinin kısıtlanmaması halinde askeri müdahale seçeneğini masada tutuyor. ABD'nin müttefiklerinin bu endişeleri, anlaşmanın meşruiyetini zayıflatıyor.
İran'ın İç Siyaseti ve Uyum
Tahran yönetiminde anlaşmaya karşı çıkan muhafazakar kanat, Batı ile her türlü uzlaşıya şüpheyle yaklaşıyor. İran Dini Lideri Ali Hamaney'in anlaşmaya onay vermesine rağmen, uygulamanın iç siyasi çekişmeler nedeniyle sekteye uğramasından endişe ediliyor. Ayrıca İran'ın füze programına ilişkin herhangi bir taahhütte bulunmaması, anlaşmayı eksik kılıyor.
Hürmüz Boğazı ve Petrol Piyasaları
Geçtiğimiz haftalarda İran'ın Hürmüz Boğazı'nda ticari gemilere yönelik tacizleri, anlaşma sonrası düşüş eğilimi gösterdi. Ancak petrol piyasaları, İran'ın tam uyum sağlamaması halinde boğazın yeniden kapatılabileceği riskini fiyatlıyor. Brent petrol fiyatları anlaşma haberiyle bir miktar gerilese de, yatırımcılar henüz kalıcı bir güven kazanmış değil.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Bu anlaşma, Türkiye'nin enerji arz güvenliği açısından kritik bir gelişme. İran ile doğalgaz ve petrol ticaretinde yaptırım belirsizlikleri Türkiye'yi doğrudan etkiliyor. Ayrıca Suriye ve Irak'ta İran destekli grupların varlığı, anlaşmanın bölgesel güç dengelerine yansıması açısından Türkiye'nin askeri ve diplomatik hamlelerini şekillendirebilir. Türkiye, hem ABD ile hem de İran ile ilişkilerini dengelemek zorunda; bu anlaşma Ankara'nın elini güçlendirebilir veya yeni riskler doğurabilir.