ABD Başkanı Donald Trump, İran ile yürütülen nükleer müzakerelerde 60 gün içinde nihai bir anlaşmaya varılmaması halinde Hürmüz Boğazı'ndan geçen gemilere geçiş ücreti uygulanacağını duyurdu. Trump, Truth Social platformunda yaptığı açıklamada, "Ya anlaşma yaparlar ya da biz boğazı kullanmak isteyen herkesten vergi alırız. Bu adil değil mi?" ifadelerini kullandı. Bu açıklama, Körfez'deki stratejik su yolunun kontrolü konusunda ABD ve İran arasındaki anlaşmazlığın derinleştiği bir dönemde geldi.
Arka Plan ve İran'ın Tepkisi
Hürmüz Boğazı, dünya petrol ticaretinin yaklaşık üçte birine ev sahipliği yapan kritik bir enerji koridoru. İran yıllardır bu boğazın kontrolünü elinde tuttuğunu iddia ederken, ABD ve müttefikleri uluslararası sularda serbest geçiş hakkının korunması gerektiğini savunuyor. Trump'ın bu tehdidi, Tahran'da sert tepkilere yol açtı. İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü, "Hürmüz Boğazı uluslararası hukuka tabidir ve hiçbir ülke tek taraflı olarak geçiş ücreti uygulayamaz" dedi. Uzmanlar, böyle bir adımın bölgede gerilimi tırmandırabileceği ve küresel petrol fiyatlarını ani şekilde yükseltebileceği uyarısında bulunuyor.
Trump yönetimi, İran'ın nükleer programına ilişkin kapsamlı bir anlaşma için müzakereleri hızlandırmış durumda. Ancak İran lideri Hamaney, ABD'ye güvenmediklerini ve ancak tüm yaptırımların kaldırılması halinde masaya oturabileceklerini yineledi. İki ülke arasındaki bu güvensizlik, 2015 nükleer anlaşmasının Trump'ın ilk döneminde tek taraflı olarak terk edilmesiyle daha da artmıştı.
Küresel Etkiler ve Petrol Piyasaları
Trump'ın boğaz geçiş ücreti tehdidi, küresel enerji piyasalarında tedirginlik yarattı. Analistler, bu olasılığın petrol fiyatlarında varil başına 10-15 dolar artışa neden olabileceğini hesaplıyor. Hürmüz Boğazı'ndan günde yaklaşık 17 milyon varil petrol geçiyor. Bu miktar, küresel talebin yaklaşık %20'sine tekabül ediyor. Çin, Japonya ve Hindistan gibi Asya ülkeleri, petrol ithalatlarının büyük kısmını bu boğaz üzerinden yapıyor. ABD ise son yıllarda kendi petrol üretimini artırarak Körfez petrolüne bağımlılığını azalttı, ancak müttefikleri bu durumdan doğrudan etkilenecek.
Trump yönetimi, boğazın güvenliğini sağlamak için bölgedeki askeri varlığını artırmış durumda. Ancak İran, kendi kıyılarında bulunan stratejik noktalardan boğazı kapatma kapasitesine sahip olduğunu sürekli olarak vurguluyor. 2019'da yaşanan tanker saldırıları ve mayın krizi, bu bölgedeki kırılganlığı gözler önüne sermişti.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Hürmüz Boğazı'nın geçiş ücretine tabi olması, Türkiye'nin enerji güvenliğini doğrudan etkileyebilir. Türkiye, petrol ithalatının önemli bir kısmını Irak ve Orta Doğu ülkelerinden yapıyor. Bu petrolün büyük bölümü Hürmüz Boğazı üzerinden taşınıyor. Geçiş ücretleri, enerji maliyetlerini artırarak Türkiye'nin cari açığına baskı yapabilir. Ayrıca bölgede olası bir askeri gerginlik, enerji arzında kesintilere yol açabilir. Türkiye, enerji arz güvenliğini sağlamak için yerel kaynakları ve yenilenebilir enerji yatırımlarını artırma yoluna gitmeli. Bu kriz, aynı zamanda Türkiye'nin Kanal İstanbul gibi alternatif enerji koridorları projelerinin stratejik önemini bir kez daha ortaya koyuyor.